PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Üç kişinin sınavı


HeLLSnaKe
03-20-2010, 02:09 PM
"Ülkenin birinde, abraş (cilt hastası), kel ve kör üç kişi vardı. Allah bu üç kişiyi imtihan etmek istedi de kendilerine bir melek gönderdi. Melek abraşa geldi ve: Abraşa, 'Hangi şey sana daha sevimlidir?' diye sordu. Abraş: 'Güzel vücut, güzel ten ve halkın iğrendiği abraşlığın benden giderilmesidir' dedi.

Melek onun vücudunu sıvazladı, hemen çirkin manzarası gitti; kendisine güzel bir renk, güzel bir ten verildi. Melek yine sordu: 'En çok hangi maldan hoşlanırsın? Abraş: 'Deveden' dedi. Ona, on aylık bir dişi deve verildi. Melek: 'Allah bu deveye senin için bereket kılsın' diye dua etti. Sonra melek kelin yanına geldi ve ona: 'En çok hangi şeyi istersin?' diye sordu. Kel: 'Güzel saç ve halkın tiksindiği şu kelliğin benden gitmesini' dedi. Melek onu da sıvazladı, kelliği gitti; kendisine güzel bir saç verildi. Melek tekrar sordu: 'Hangi mal daha çok hoşuna gider?' Kel: 'Sığır' dedi. Ona da yüklü bir inek verildi. Melek: 'Allah bu inekte senin için bereket kılsın' diye dua etti.

Daha sonra melek, körün yanına geldi ve ona da sordu: 'Hangi şey daha çok hoşuna gider?' Kör, 'Allah'ın, gözümü bana iade buyurup insanları görmem' dedi. Melek onu da sıvazladı. Allah da ona gözünü iade buyurdu. Melek: 'Hangi mal daha çok hoşuna gider?' dedi. Kör: 'Koyun, diye cevap verdi. Ona da kuzulu bir koyun verildi. Bir müddet sonra deve ve sığır yavruladı, koyun da kuzuladı. Öyle ki; deve sahibinin bir vadi dolusu devesi, sığır sahibinin bir vadi dolusu sığırı, koyun sahibinin de bir dere dolusu koyunu oldu...

Derken bir zaman sonra o melek, abraşa geldi: 'Ben yoksul bir adamım, dedi, yolculuğum esnasında maişet imkânlarım kesildi. Bugün gitmek istediğim yere varmam, ancak evvelâ Allah'ın, sonra da senin sayende olacak. Sana güzel renk, güzel ten ve bolca mal veren Allah hakkı için, ben senden bir deve istiyorum ki, yolculuğumu, onun sırtında yapayım. Abraş: 'Sana verecek malım yoktur" dedi. Melek: 'Ben seni tanıyor gibiyim. Sen halkın tiksindiği abraş değil misin? Sen Allah'ın servet verdiği fakir değil misin' dedi. Abraş: 'Ben bu mala ancak atadan ataya intikal ile vâris oldum' dedi. Melek: 'Eğer yalancı isen, Allah seni eski vaziyetine çevirsin' dedi. Sonra, kel adama geldi. Ona da abraş'a dediği gibi dedi. Kel de abraş gibi reddetti. Melek: 'Eğer yalancı isen, Allah seni önceki hâline soksun' dedi.

Daha sonra köre geldi ve bir koyun istiyorum, yolculuğumda onun sütünden yararlanayım. Bunun üzerine o adam: 'Dilediğin kadar al, dilediğin kadarını da bırak. Bugün bayram, Allah için alacağın hiçbir şeyde sana güçlük çıkarmayacağım' dedi. Melek de: 'Malın sana kalsın. Sizleri imtihan ettik. Senden, hoşnut kalındı, diğer iki arkadaşına da eski hallerine dönüş, olundu' dedi."