siyah.kin
01-08-2010, 03:49 AM
Ve onlar[Only Registered Users Can See Links] ahiretten hiçbir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi. (2/102)
İman edenlerle karşılaştıkları zaman: "İman ettik" derler. Şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında ise[Only Registered Users Can See Links] sizinle beraberiz. Biz (onlarla) yalnızca alay ediyoruz." (2/14)
Ey insanlar[Only Registered Users Can See Links] sizin için apaçık bir düşmandır. (2/168)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] size apaçık bir düşmandır. (2/208)
Şeytan[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (2/268)
Faiz (riba) yiyenler[Only Registered Users Can See Links] orada sürekli kalacaklardır. (2/275)
Ve meleklere: "Adem´e secde edin" dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise[Only Registered Users Can See Links] (böylece) kafirlerden oldu. (2/34)
Fakat Şeytan[Only Registered Users Can See Links] sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve aaaa vardır" dedik. (2/36)
İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün[Only Registered Users Can See Links] yumuşak olandır. (3/155)
İşte bu şeytan[Only Registered Users Can See Links] Ben´den korkun. (3/175)
Fakat onu doğurduğunda -Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilirken- dedi ki: "Rabbim[Only Registered Users Can See Links] kız gibi değildir. Ona Meryem adını koydum. Ben onu ve soyunu o taşa tutulmuş (kovulmuş) şeytandan Sana sığındırırım." (3/36)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] O´nu bırakıp da (birtakım) dişilere taparlar. Onlar o her türlü hayırla ilişkisi kesilmiş şeytandan başkasına tapmazlar. (4/117)
Ve onlar[Only Registered Users Can See Links] artık ne kötü bir arkadaştır o. (4/38)
Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar[Only Registered Users Can See Links] tağut´un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister. (4/60)
İman edenler Allah yolunda savaşırlar; inkar edenler ise tağut yolunda savaşırlar öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] şeytanın hileli-düzeni pek zayıftır. (4/76)
Kendilerine güven veya korku haberi geldiğinde[Only Registered Users Can See Links] azınız hariç herhalde şeytana uymuştunuz. (4/83)
Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım[Only Registered Users Can See Links] onlara bir aldanıştan başka bir şey va´detmez. (4/119-120)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] Allah´ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi? (5/90-91)
Böylece her peygambere[Only Registered Users Can See Links] insan ve cin şeytanlarından bir düşman kıldık. Onlardan bazısı bazısını aldatmak için yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Öyleyse onları yalan olarak düzmekte olduklarıyla başbaşa bırak. (6/112)
Üzerinde Allah´ın isminin anılmadığı şeyi yemeyin; çünkü bu fısk´tır (yoldan çıkıştır). Gerçekten şeytanlar[Only Registered Users Can See Links] sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına gizli-çağrılarda bulunurlar. Onlarla itaat ederseniz şüphesiz siz de müşriklersiniz. (6/121)
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden[Only Registered Users Can See Links] sizin için apaçık bir düşmandır. (6/142)
Onlara[Only Registered Users Can See Links] zorlu azabımız geldiği zaman yalvarmaları gerekmez miydi? Ama onların kalpleri katılaştı ve şeytan onlara yapmakta olduklarını çekici (süslü) gösterdi. (6/43)
Ayetlerimiz konusunda ´alaylı tartışmalara dalanlar:´ -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa[Only Registered Users Can See Links] artık zulmeden toplulukla beraber oturma. (6/68)
De ki: "Bize yararı ve zararı olmayan Allah´tan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra[Only Registered Users Can See Links] asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk." (6/71)
Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O[Only Registered Users Can See Links] şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu. (7/175)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] ayıp yerleri kendilerine beliriverdi ve üzerlerini cennet yapraklarından örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine seslendi: "Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?" (7/11-22)
Ey Ademoğulları[Only Registered Users Can See Links] inanmayacakların dostları kıldık. (7/27)
Kimine hidayet verdi[Only Registered Users Can See Links] Allah´ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar. (7/30)
Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese veya iğva) gelirse[Only Registered Users Can See Links] sonra peşlerini bırakmazlar. (7/200-202)
Hani kendisinden bir güvenlik olarak sizi bir uyuklama bürüyordu. Sizi kendisiyle tertemiz kılmak[Only Registered Users Can See Links] kalblerinizin üstünde (güven ve kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (arz üzerinde) sağlamlaştırmak için size gökten su indiriyordu. (8/11)
O zaman şeytan onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara: "Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti. Ne zaman ki[Only Registered Users Can See Links] ben Allah´tan da korkuyorum" dedi. Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır. (8/48)
Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: "Ey Babam[Only Registered Users Can See Links] hüküm ve hikmet sahibi O´dur." (12/100)
İkisinden kurtulacağını sandığı kişiye dedi ki: "Efendinin katında beni hatırla." Fakat şeytan[Only Registered Users Can See Links] böylece daha nice yıllar (Yusuf) zindanda kaldı. (12/42)
(Babası) Demişti ki: "Oğlum[Only Registered Users Can See Links] insan için apaçık bir düşmandır." (12/5)
İş hükme bağlanıp-bitince[Only Registered Users Can See Links] zalimlere acı bir azab vardır." (14/22)
Mutlaka: "Gözlerimiz döndürüldü[Only Registered Users Can See Links] onu da parlak bir ateş izler. (15/15-18)
"Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna." (Allah) Dedi ki: "İşte bu[Only Registered Users Can See Links] senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiçbir gücün yoktur." (15/40-42)
Andolsun Allah´a[Only Registered Users Can See Links] fakat şeytan onlara yapıp ettiklerini süslü göstermiştir; bugün de onların velisi odur ve onlar için acı bir azab vardır. (16/63)
Öyleyse Kur´an okuduğun zaman[Only Registered Users Can See Links] onunla O´na (Allah´a) ortak koşanlar üzerindedir. (16/98-100)
Çünkü saçıp-savuranlar[Only Registered Users Can See Links] şeytanın kardeşleri olmuşlardır; şeytan ise Rabbine karşı nankördür. (17/27)
Kullarıma[Only Registered Users Can See Links] sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (17/53)
"Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat[Only Registered Users Can See Links] onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez. "Benim kullarım; senin onlar üzerinde hiçbir zorlayıcı gücün (hakimiyetin) yoktur." Vekil olarak Rabbin yeter. (17/64-65)
(Genç-yardımcısı) Dedi ki: "Gördün mü[Only Registered Users Can See Links] ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı Şeytan´dan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu." (18/63)
Hani meleklere: "Adem´e secde edin" demiştik; İblis´in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi[Only Registered Users Can See Links] saptırıcıları yardımcı-güç de edinmedim. (18/50-51)
Görmedin mi[Only Registered Users Can See Links] onları tahrik edip kışkırtıyorlar. (19/83)
"Babacığım[Only Registered Users Can See Links] o zaman şeytanın velisi olursun." (19/44-45)
Andolsun Rabbine[Only Registered Users Can See Links] takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz. (19/68-72)
Sonunda şeytan ona vesvese verdi; dedi ki: "Sana sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir mülkü haber vereyim mi?" (20/120)
Onun için denizde dalgıçlık yapan ve bundan başka iş(ler) de gören şeytanlardan kimseleri de (emrine verdik). Biz onların koruyucuları idik. (21/82)
İnsanlardan kimi[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz o (şeytan) onu şaşırtıp-saptırır ve onu çılgın ateşin azabına yöneltir." (22/3-4)
Biz senden önce hiçbir Resul ve Nebi göndermiş olmayalım ki[Only Registered Users Can See Links] (gerçeğin kendisinden) uzak bir ayrılık içindedirler. (22/52-53)
Ve de ki: "Rabbim[Only Registered Users Can See Links] şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım." (23/97)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (24/21)
"Çünkü o[Only Registered Users Can See Links] gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur´an´dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı ´yapayalnız ve yardımsız" bırakandır." (25/29)
Allah´ı bırakıp kendilerine yarar ve zarar sağlayamayacak şeylere ibadet ediyorlar. Kafir[Only Registered Users Can See Links] (asıl) kendi Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır. (25/55)
Onu (Kur´an´ı) şeytanlar indirmemiştir. (26/210)
Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi? Onlar[Only Registered Users Can See Links]´ günaha düşkün olan her yalancıya inerler. Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler. (26/221-223)
"Onu ve kavmini[Only Registered Users Can See Links] böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştur; bundan dolayı onlar hidayet bulmuyorlar." (27/24)
(Musa) Halkının haberi olmadığı bir zamanda şehre girdi[Only Registered Users Can See Links] gerçekten açıkca saptırıcı bir düşmandır" dedi. (28/15)
Ad´ı ve Semud´u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki[Only Registered Users Can See Links] böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi. (29/38)
Onlara; "Allah´ın indirdiklerine uyun" denildiğinde[Only Registered Users Can See Links] onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)? (31/21)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] ona uymuş oldular. (34/20)
Ey insanlar[Only Registered Users Can See Links] ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmağa çağırır. (35/5-6)
"Ey adem oğulları[Only Registered Users Can See Links] sizin için apaçık bir düşmandır;" (36/60)
Onun tomurcukları[Only Registered Users Can See Links] şeytanların başları gibidir. (37/65)
Şüphesiz biz dünya göğünü ´çekici bir süsle´[Only Registered Users Can See Links] artık onu da delip geçen ´yakıcı bir alev´ izler (ve yok eder). (37/6-10)
Şeytanları da; her bina ustasını ve dalgıç olanı. (38/37)
Kulumuz Eyyub´u da hatırla. Hani o: "Herhalde şeytan[Only Registered Users Can See Links] bana kahredici bir acı ve azab dokundurdu" diye Rabbine seslenmişti. (38/41)
Hani Rabbin meleklere: "Gerçekten ben[Only Registered Users Can See Links] senden ve içlerinde sana tabi olacak olanlardan tümüyle cehennemi dolduracağım." (38/71-85)
Şayet sana şeytandan bir kışkırtma gelecek olursa[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (41/36)
Kim Rahman´ın zikrini görmezlikten gelirse[Only Registered Users Can See Links]) Bugün size kesin olarak bir yarar sağlamaz. Çünkü zulmettiniz. Şüphesiz azabta da ortaksınız. (43/36-39)
Şeytan sakın sizi (Allah´ın yolundan) alıkoymasın. Gerçekten o[Only Registered Users Can See Links] sizin için açıkça bir düşmandır. (43/62)
Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] şeytan kışkırtmış ve uzun emellere kaptırmıştır. (47/25)
Şüphesiz ´gizli toplantıların fısıldaşmaları´ (kulis)[Only Registered Users Can See Links] yalnızca Allah´a tevekkül etsinler. (58/10)
Şeytan onları sarıp-kuşatmıştır; böylelikle onlara Allah´ın zikrini unutturmuştur. İşte onlar[Only Registered Users Can See Links] hüsrana uğrayanların ta kendileridir. (58/19)
Kendilerinden önce yakın geçmişte olanların durumu gibi; onlar[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz ateşin içinde ikisinin de süresiz olarak kalıcı olmalarıdır. İşte zalim olanların cezası budur. (59/15-17)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] şeytanlar için taşlama-birimleri (rücum) kıldık. Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık. (67/5)
O (Kur´an) da kovulmuş şeytanın sözü değildir. (81/25)
İman edenlerle karşılaştıkları zaman: "İman ettik" derler. Şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında ise[Only Registered Users Can See Links] sizinle beraberiz. Biz (onlarla) yalnızca alay ediyoruz." (2/14)
Ey insanlar[Only Registered Users Can See Links] sizin için apaçık bir düşmandır. (2/168)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] size apaçık bir düşmandır. (2/208)
Şeytan[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (2/268)
Faiz (riba) yiyenler[Only Registered Users Can See Links] orada sürekli kalacaklardır. (2/275)
Ve meleklere: "Adem´e secde edin" dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise[Only Registered Users Can See Links] (böylece) kafirlerden oldu. (2/34)
Fakat Şeytan[Only Registered Users Can See Links] sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve aaaa vardır" dedik. (2/36)
İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün[Only Registered Users Can See Links] yumuşak olandır. (3/155)
İşte bu şeytan[Only Registered Users Can See Links] Ben´den korkun. (3/175)
Fakat onu doğurduğunda -Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilirken- dedi ki: "Rabbim[Only Registered Users Can See Links] kız gibi değildir. Ona Meryem adını koydum. Ben onu ve soyunu o taşa tutulmuş (kovulmuş) şeytandan Sana sığındırırım." (3/36)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] O´nu bırakıp da (birtakım) dişilere taparlar. Onlar o her türlü hayırla ilişkisi kesilmiş şeytandan başkasına tapmazlar. (4/117)
Ve onlar[Only Registered Users Can See Links] artık ne kötü bir arkadaştır o. (4/38)
Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar[Only Registered Users Can See Links] tağut´un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister. (4/60)
İman edenler Allah yolunda savaşırlar; inkar edenler ise tağut yolunda savaşırlar öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] şeytanın hileli-düzeni pek zayıftır. (4/76)
Kendilerine güven veya korku haberi geldiğinde[Only Registered Users Can See Links] azınız hariç herhalde şeytana uymuştunuz. (4/83)
Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım[Only Registered Users Can See Links] onlara bir aldanıştan başka bir şey va´detmez. (4/119-120)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] Allah´ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi? (5/90-91)
Böylece her peygambere[Only Registered Users Can See Links] insan ve cin şeytanlarından bir düşman kıldık. Onlardan bazısı bazısını aldatmak için yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Öyleyse onları yalan olarak düzmekte olduklarıyla başbaşa bırak. (6/112)
Üzerinde Allah´ın isminin anılmadığı şeyi yemeyin; çünkü bu fısk´tır (yoldan çıkıştır). Gerçekten şeytanlar[Only Registered Users Can See Links] sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına gizli-çağrılarda bulunurlar. Onlarla itaat ederseniz şüphesiz siz de müşriklersiniz. (6/121)
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden[Only Registered Users Can See Links] sizin için apaçık bir düşmandır. (6/142)
Onlara[Only Registered Users Can See Links] zorlu azabımız geldiği zaman yalvarmaları gerekmez miydi? Ama onların kalpleri katılaştı ve şeytan onlara yapmakta olduklarını çekici (süslü) gösterdi. (6/43)
Ayetlerimiz konusunda ´alaylı tartışmalara dalanlar:´ -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa[Only Registered Users Can See Links] artık zulmeden toplulukla beraber oturma. (6/68)
De ki: "Bize yararı ve zararı olmayan Allah´tan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra[Only Registered Users Can See Links] asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk." (6/71)
Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O[Only Registered Users Can See Links] şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu. (7/175)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] ayıp yerleri kendilerine beliriverdi ve üzerlerini cennet yapraklarından örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine seslendi: "Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?" (7/11-22)
Ey Ademoğulları[Only Registered Users Can See Links] inanmayacakların dostları kıldık. (7/27)
Kimine hidayet verdi[Only Registered Users Can See Links] Allah´ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar. (7/30)
Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese veya iğva) gelirse[Only Registered Users Can See Links] sonra peşlerini bırakmazlar. (7/200-202)
Hani kendisinden bir güvenlik olarak sizi bir uyuklama bürüyordu. Sizi kendisiyle tertemiz kılmak[Only Registered Users Can See Links] kalblerinizin üstünde (güven ve kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (arz üzerinde) sağlamlaştırmak için size gökten su indiriyordu. (8/11)
O zaman şeytan onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara: "Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti. Ne zaman ki[Only Registered Users Can See Links] ben Allah´tan da korkuyorum" dedi. Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır. (8/48)
Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: "Ey Babam[Only Registered Users Can See Links] hüküm ve hikmet sahibi O´dur." (12/100)
İkisinden kurtulacağını sandığı kişiye dedi ki: "Efendinin katında beni hatırla." Fakat şeytan[Only Registered Users Can See Links] böylece daha nice yıllar (Yusuf) zindanda kaldı. (12/42)
(Babası) Demişti ki: "Oğlum[Only Registered Users Can See Links] insan için apaçık bir düşmandır." (12/5)
İş hükme bağlanıp-bitince[Only Registered Users Can See Links] zalimlere acı bir azab vardır." (14/22)
Mutlaka: "Gözlerimiz döndürüldü[Only Registered Users Can See Links] onu da parlak bir ateş izler. (15/15-18)
"Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna." (Allah) Dedi ki: "İşte bu[Only Registered Users Can See Links] senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiçbir gücün yoktur." (15/40-42)
Andolsun Allah´a[Only Registered Users Can See Links] fakat şeytan onlara yapıp ettiklerini süslü göstermiştir; bugün de onların velisi odur ve onlar için acı bir azab vardır. (16/63)
Öyleyse Kur´an okuduğun zaman[Only Registered Users Can See Links] onunla O´na (Allah´a) ortak koşanlar üzerindedir. (16/98-100)
Çünkü saçıp-savuranlar[Only Registered Users Can See Links] şeytanın kardeşleri olmuşlardır; şeytan ise Rabbine karşı nankördür. (17/27)
Kullarıma[Only Registered Users Can See Links] sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (17/53)
"Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat[Only Registered Users Can See Links] onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez. "Benim kullarım; senin onlar üzerinde hiçbir zorlayıcı gücün (hakimiyetin) yoktur." Vekil olarak Rabbin yeter. (17/64-65)
(Genç-yardımcısı) Dedi ki: "Gördün mü[Only Registered Users Can See Links] ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı Şeytan´dan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu." (18/63)
Hani meleklere: "Adem´e secde edin" demiştik; İblis´in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi[Only Registered Users Can See Links] saptırıcıları yardımcı-güç de edinmedim. (18/50-51)
Görmedin mi[Only Registered Users Can See Links] onları tahrik edip kışkırtıyorlar. (19/83)
"Babacığım[Only Registered Users Can See Links] o zaman şeytanın velisi olursun." (19/44-45)
Andolsun Rabbine[Only Registered Users Can See Links] takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz. (19/68-72)
Sonunda şeytan ona vesvese verdi; dedi ki: "Sana sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir mülkü haber vereyim mi?" (20/120)
Onun için denizde dalgıçlık yapan ve bundan başka iş(ler) de gören şeytanlardan kimseleri de (emrine verdik). Biz onların koruyucuları idik. (21/82)
İnsanlardan kimi[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz o (şeytan) onu şaşırtıp-saptırır ve onu çılgın ateşin azabına yöneltir." (22/3-4)
Biz senden önce hiçbir Resul ve Nebi göndermiş olmayalım ki[Only Registered Users Can See Links] (gerçeğin kendisinden) uzak bir ayrılık içindedirler. (22/52-53)
Ve de ki: "Rabbim[Only Registered Users Can See Links] şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım." (23/97)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (24/21)
"Çünkü o[Only Registered Users Can See Links] gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur´an´dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı ´yapayalnız ve yardımsız" bırakandır." (25/29)
Allah´ı bırakıp kendilerine yarar ve zarar sağlayamayacak şeylere ibadet ediyorlar. Kafir[Only Registered Users Can See Links] (asıl) kendi Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır. (25/55)
Onu (Kur´an´ı) şeytanlar indirmemiştir. (26/210)
Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi? Onlar[Only Registered Users Can See Links]´ günaha düşkün olan her yalancıya inerler. Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler. (26/221-223)
"Onu ve kavmini[Only Registered Users Can See Links] böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştur; bundan dolayı onlar hidayet bulmuyorlar." (27/24)
(Musa) Halkının haberi olmadığı bir zamanda şehre girdi[Only Registered Users Can See Links] gerçekten açıkca saptırıcı bir düşmandır" dedi. (28/15)
Ad´ı ve Semud´u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki[Only Registered Users Can See Links] böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi. (29/38)
Onlara; "Allah´ın indirdiklerine uyun" denildiğinde[Only Registered Users Can See Links] onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)? (31/21)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] ona uymuş oldular. (34/20)
Ey insanlar[Only Registered Users Can See Links] ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmağa çağırır. (35/5-6)
"Ey adem oğulları[Only Registered Users Can See Links] sizin için apaçık bir düşmandır;" (36/60)
Onun tomurcukları[Only Registered Users Can See Links] şeytanların başları gibidir. (37/65)
Şüphesiz biz dünya göğünü ´çekici bir süsle´[Only Registered Users Can See Links] artık onu da delip geçen ´yakıcı bir alev´ izler (ve yok eder). (37/6-10)
Şeytanları da; her bina ustasını ve dalgıç olanı. (38/37)
Kulumuz Eyyub´u da hatırla. Hani o: "Herhalde şeytan[Only Registered Users Can See Links] bana kahredici bir acı ve azab dokundurdu" diye Rabbine seslenmişti. (38/41)
Hani Rabbin meleklere: "Gerçekten ben[Only Registered Users Can See Links] senden ve içlerinde sana tabi olacak olanlardan tümüyle cehennemi dolduracağım." (38/71-85)
Şayet sana şeytandan bir kışkırtma gelecek olursa[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (41/36)
Kim Rahman´ın zikrini görmezlikten gelirse[Only Registered Users Can See Links]) Bugün size kesin olarak bir yarar sağlamaz. Çünkü zulmettiniz. Şüphesiz azabta da ortaksınız. (43/36-39)
Şeytan sakın sizi (Allah´ın yolundan) alıkoymasın. Gerçekten o[Only Registered Users Can See Links] sizin için açıkça bir düşmandır. (43/62)
Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] şeytan kışkırtmış ve uzun emellere kaptırmıştır. (47/25)
Şüphesiz ´gizli toplantıların fısıldaşmaları´ (kulis)[Only Registered Users Can See Links] yalnızca Allah´a tevekkül etsinler. (58/10)
Şeytan onları sarıp-kuşatmıştır; böylelikle onlara Allah´ın zikrini unutturmuştur. İşte onlar[Only Registered Users Can See Links] hüsrana uğrayanların ta kendileridir. (58/19)
Kendilerinden önce yakın geçmişte olanların durumu gibi; onlar[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz ateşin içinde ikisinin de süresiz olarak kalıcı olmalarıdır. İşte zalim olanların cezası budur. (59/15-17)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] şeytanlar için taşlama-birimleri (rücum) kıldık. Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık. (67/5)
O (Kur´an) da kovulmuş şeytanın sözü değildir. (81/25)