siyah.kin
01-08-2010, 03:49 AM
Ve hiç kimsenin[Only Registered Users Can See Links] 2/123)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kâfirler... Onlar zulmedenlerdir. (2/254)
Allah... O´ndan başka ilah yoktur. Diridir[Only Registered Users Can See Links] pek büyüktür. (2/255)
Rablerine (götürülüp) toplanacaklarından korkanları onunla (Kur´an´la) uyarıp-korkut; onlar için ondan başka ne velileri vardır ne şefaatçileri. Umulur ki korkup-sakınırlar. (6/51)
Dinlerini bir oyun ve eğlence (konusu) edinenleri ve dünya hayatı kendilerini mağrur kılanları bırak. Onunla (Kur´an´la) hatırlat ki[Only Registered Users Can See Links] kazandıkları nedeniyle helake uğrayanlardır; küfre saptıklarından dolayı onlar için çılgınca kaynar sular ve acıklı bir azab vardır. (6/70)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] aranızdaki (bağlar) parçalanıp-koparılmıştır ve haklarında zanlar besledikleriniz sizlerden uzaklaşmıştır. (6/94)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] uydurmakta oldukları şeyler de kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuşlardır. (7/53)
Şüphesiz sizin Rabbiniz[Only Registered Users Can See Links] öyleyse O´na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz? (10/3)
Allah´ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek ve yararları dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: "Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir" derler. De ki: "Siz[Only Registered Users Can See Links] sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve yücedir." (10/18)
Rahmanın katında ahid almışların dışında (onlar) şefaate malik olmayacaklardır. (19/87)
O gün[Only Registered Users Can See Links] Rahman´ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz. (20/109)
O[Only Registered Users Can See Links] O´nun haşmetinden içleri titremekte olanlardır. (21/28)
Artık bizim için ne bir şefaatçi var[Only Registered Users Can See Links]" (26/100)
(Allah´a eş koştukları) Ortaklarından kendilerine şefaatçi olan yoktur; onlar[Only Registered Users Can See Links] ortaklarını inkar ediyorlar. (30/13)
Allah; gökleri[Only Registered Users Can See Links] sonra arşa istiva etti. Sizin O´nun dışında bir yardımcınız ve şefaatçiniz yoktur. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz? (32/4)
O´nun katında izin verdiğinin dışında (hiç kimsenin) şefaati yarar sağlamaz. En sonunda kalplerinden korku giderilince (birbirlerine[Only Registered Users Can See Links] çok büyüktür. (34/23)
Ben[Only Registered Users Can See Links] ne de onlar beni kurtarabilirler." (36/23)
Yoksa Allah´tan başka şefaat ediciler mi edindiler? De ki: "Ya onlar[Only Registered Users Can See Links] hiçbir şeye malik değillerse ve akıl da erdiremiyorlarsa?" De ki: "Şefaatin tümü Allah´ındır. Göklerin ve yerin mülkü O´nundur. Sonra O´na döndürüleceksiniz." (39/43-44)
Onları[Only Registered Users Can See Links] ne sözü yerine getirebilir bir şefaatçi yoktur. (40/18)
O´nun dışında taptıkları şefaatte bulunmaya malik değildirler; ancak kendileri bilerek hakka şahidlik edenler başka. (43/86)
Göklerde nice melekler vardır ki[Only Registered Users Can See Links] onların şefaatleri hiçbir şeyle yarar sağlamaz; ancak Allah´ın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka. (53/26)
Artık[Only Registered Users Can See Links] şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz. (74/48)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kâfirler... Onlar zulmedenlerdir. (2/254)
Allah... O´ndan başka ilah yoktur. Diridir[Only Registered Users Can See Links] pek büyüktür. (2/255)
Rablerine (götürülüp) toplanacaklarından korkanları onunla (Kur´an´la) uyarıp-korkut; onlar için ondan başka ne velileri vardır ne şefaatçileri. Umulur ki korkup-sakınırlar. (6/51)
Dinlerini bir oyun ve eğlence (konusu) edinenleri ve dünya hayatı kendilerini mağrur kılanları bırak. Onunla (Kur´an´la) hatırlat ki[Only Registered Users Can See Links] kazandıkları nedeniyle helake uğrayanlardır; küfre saptıklarından dolayı onlar için çılgınca kaynar sular ve acıklı bir azab vardır. (6/70)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] aranızdaki (bağlar) parçalanıp-koparılmıştır ve haklarında zanlar besledikleriniz sizlerden uzaklaşmıştır. (6/94)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] uydurmakta oldukları şeyler de kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuşlardır. (7/53)
Şüphesiz sizin Rabbiniz[Only Registered Users Can See Links] öyleyse O´na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz? (10/3)
Allah´ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek ve yararları dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: "Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir" derler. De ki: "Siz[Only Registered Users Can See Links] sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve yücedir." (10/18)
Rahmanın katında ahid almışların dışında (onlar) şefaate malik olmayacaklardır. (19/87)
O gün[Only Registered Users Can See Links] Rahman´ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz. (20/109)
O[Only Registered Users Can See Links] O´nun haşmetinden içleri titremekte olanlardır. (21/28)
Artık bizim için ne bir şefaatçi var[Only Registered Users Can See Links]" (26/100)
(Allah´a eş koştukları) Ortaklarından kendilerine şefaatçi olan yoktur; onlar[Only Registered Users Can See Links] ortaklarını inkar ediyorlar. (30/13)
Allah; gökleri[Only Registered Users Can See Links] sonra arşa istiva etti. Sizin O´nun dışında bir yardımcınız ve şefaatçiniz yoktur. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz? (32/4)
O´nun katında izin verdiğinin dışında (hiç kimsenin) şefaati yarar sağlamaz. En sonunda kalplerinden korku giderilince (birbirlerine[Only Registered Users Can See Links] çok büyüktür. (34/23)
Ben[Only Registered Users Can See Links] ne de onlar beni kurtarabilirler." (36/23)
Yoksa Allah´tan başka şefaat ediciler mi edindiler? De ki: "Ya onlar[Only Registered Users Can See Links] hiçbir şeye malik değillerse ve akıl da erdiremiyorlarsa?" De ki: "Şefaatin tümü Allah´ındır. Göklerin ve yerin mülkü O´nundur. Sonra O´na döndürüleceksiniz." (39/43-44)
Onları[Only Registered Users Can See Links] ne sözü yerine getirebilir bir şefaatçi yoktur. (40/18)
O´nun dışında taptıkları şefaatte bulunmaya malik değildirler; ancak kendileri bilerek hakka şahidlik edenler başka. (43/86)
Göklerde nice melekler vardır ki[Only Registered Users Can See Links] onların şefaatleri hiçbir şeyle yarar sağlamaz; ancak Allah´ın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka. (53/26)
Artık[Only Registered Users Can See Links] şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz. (74/48)