siyah.kin
01-08-2010, 03:49 AM
Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur´an)´den şüphedeyseniz[Only Registered Users Can See Links] Allah´tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın. (2/23)
Hani sizden "Birbirinizin kanını dökmeyin[Only Registered Users Can See Links] hâlâ (buna) şahitlik ediyorsunuz. (2/84)
Yoksa siz[Only Registered Users Can See Links] İsmail ve İshak´ın ilahı olan tek bir ilaha ibadet edeceğiz; bizler ona teslim olduk" demişlerdi. (2/133)
Böylece biz sizi[Only Registered Users Can See Links] esirgeyendir. (2/143)
Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur´an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa[Only Registered Users Can See Links] zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah´ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz. (2/185)
İnsanlardan öylesi vardır ki[Only Registered Users Can See Links] dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider ve kalbindekine rağmen Allah´ı şahid getirir; oysa o azılı bir düşmandır. (2/204)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] kendiniz için fısk (zulüm ve günah)tır. Allah´tan sakının. Allah size öğretiyor. Allah herşeyi bilendir. (2/282)
Eğer yolculukta iseniz ve katip bulamazsanız[Only Registered Users Can See Links] yaptıklarınızı bilendir. (2/283)
Allah[Only Registered Users Can See Links] gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O´ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O´ndan başka ilah yoktur. (3/18)
Nitekim İsa[Only Registered Users Can See Links] bizim gerçekten Müslümanlar olduğumuza şahid ol" dediler. (3/52)
Rabbimiz[Only Registered Users Can See Links] biz indirdiğine inandık ve elçiye uyduk. Böylece bizi şahidlerle beraber yaz." (3/53)
De ki: "Ey Kitap Ehli[Only Registered Users Can See Links] biz gerçekten Müslümanlarız." (3/64)
Ey Kitap Ehli[Only Registered Users Can See Links] ne diye Allah´ın ayetlerini inkar ediyorsunuz? (3/70)
Hani Allah peygamberlerden ´kesin bir söz (misak)´ almıştı: "Andolsun size Kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde[Only Registered Users Can See Links]" demişti. (3/81)
Kendilerine apaçık belgeler geldiği ve elçinin hak olduğuna şahid oldukları halde[Only Registered Users Can See Links] zulmeden bir kavmi hidayete erdirmez. (3/86)
De ki: "Ey Kitap Ehli[Only Registered Users Can See Links] ne diye Allah´ın ayetlerini inkâr ediyorsunuz?" (3/98)
De ki: "Ey Kitap Ehli[Only Registered Users Can See Links] yaptıklarınızdan gafil değildir." (3/99)
Eğer bir yara aldıysanız[Only Registered Users Can See Links] zulmedenleri sevmez; (3/140)
Yetimleri[Only Registered Users Can See Links] onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter. (4/6)
Kadınlarınızdan fuhuş yapanların aleyhinde olmak üzere içinizden dört şahid tutun. Eğer şehadet ederlerse[Only Registered Users Can See Links] ölüm alıp götürünceye veya Allah onlara bir yol kılıncaya kadar evlerde alıkoyun. (4/15)
Anne-babanın ve yakınların geride bıraktıklarından ve her birine mirasçılar kıldık. Yeminlerinizin (akid ile) bağladığı kimselere de kendi paylarını verin. Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] herşeye şahid olandır. (4/33)
Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz ve onların üzerine seni şahit olarak getirdiğimiz zaman nasıl olacak? (4/41)
Sana iyilikten her ne gelirse Allah´tandır[Only Registered Users Can See Links] kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir. Biz seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahid olarak Allah yeter. (4/79)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] yaptıklarınızdan haberi olandır. (4/135)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] o da onların aleyhine şahid olacaktır. (4/159)
Fakat Allah[Only Registered Users Can See Links] bunu kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahittirler. Şahid olarak Allah yeter. (4/166)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (5/8)
Gerçek şu ki[Only Registered Users Can See Links] kafir olanlardır. (5/44)
Sana da (Ey Muhammed[Only Registered Users Can See Links]) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah´adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir. (5/48)
Elçiye indirileni dinlediklerinde hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz inandık; öyleyse bizi şahidlerle birlikte yaz." (5/83)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] onlar da (size): "Akraba dahi olsa onu (yeminimizi) hiçbir değere değiştirmeyeceğiz ve Allah´ın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz." diye Allah adına yemin etsinler. (5/106)
Bu[Only Registered Users Can See Links] fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez. (5/108)
Hani Havarilere: "Bana ve elçime iman edin" diye vahy (ilham) etmiştim; onlar da: "İman ettik[Only Registered Users Can See Links] gerçekten Müslümanlar olduğumuza sen de şahid ol" demişlerdi. (5/111)
(Bu sefer Havariler[Only Registered Users Can See Links] senin de gerçekten bize doğru söylediğini bilelim ve buna şahidlerden olalım" demişlerdi. (5/113)
Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi söylemedim. (O da şuydu[Only Registered Users Can See Links] üzerlerindeki gözetleyici Sen´din. Sen herşeyin üzerine şahid olansın." (5/117)
De ki: "Şahidlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahiddir. Sizi -ve kime ulaşırsa- kendisiyle uyarmam için bana şu Kur´an vahyedildi. Gerçekten Allah´la beraber başka ilahların da bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?" De ki: "Ben şehadet etmem." De ki: O[Only Registered Users Can See Links] sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım. (6/19)
Deveden iki[Only Registered Users Can See Links] zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. (6/144)
De ki: "Gerçekten Allah´ın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin." Şayet onlar[Only Registered Users Can See Links] şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların heva (istek ve tutku)larına uyma; onlar (birtakım güçleri ve varlıkları) Rablerine denk tutmaktadırlar. (6/150)
Hani Rabbin[Only Registered Users Can See Links]) Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir. (7/172)
Şirk koşanların[Only Registered Users Can See Links] yaptıkları boşa gitmiş olanlardır. Ve bunlar ateşte süresiz kalacak olanlardır. (9/17)
Zarar vermek[Only Registered Users Can See Links]) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir. (9/107)
Bizim ile sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. Gerçekten biz[Only Registered Users Can See Links] sizin ibadetinizden habersizdik." (10/29)
Onlara vaadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana gösteririz veya senin hayatına son veririz (de görmen ahirete kalır.) Onların dönüşleri bizedir[Only Registered Users Can See Links] sonra Allah işlediklerine şahiddir. (10/46)
Senin içinde olduğun herhangi bir durum[Only Registered Users Can See Links] apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın. (10/61)
Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan[Only Registered Users Can See Links] Rabbinden olan bir haktır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar. (11/17)
Allah´a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir? İşte bunlar[Only Registered Users Can See Links] Rablerine sunulacaklar ve şahidler: "Rablerine karşı yalan söyleyenler bunlardır" diyecekler. Haberiniz olsun; Allah´ın laneti zalimlerin üzerinedir. (11/18)
Biz: ´Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır´ (demekten) başka bir şey söylemeyiz." Dedi ki: "Allah´ı şahid tutarım[Only Registered Users Can See Links] sizin şirk koştuklarınızdan uzağım." (11/54)
(Yusuf) Dedi ki: "Onun kendisi benden murad almak istedi." Kadının yakınlarından bir şahid şahitlik etti: "Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmışsa bu durumda kadın doğruyu söylemiştir[Only Registered Users Can See Links] kendisi ise yalan söyleyenlerdendir. (12/26)
Dönün babanıza ve deyin ki: ´-Ey babamız[Only Registered Users Can See Links] bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları değiliz." (12/81)
O inkâr edenler şöyle derler: "Sen gönderilmiş (Allah´ın bir elçisi) değilsin." De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter ve yanlarında kitabın ilmi bulunanlar da (bu gerçeği bilir)." (13/43)
Her ümmetten bir şahid göndereceğimiz gün; (artık ondan) sonra ne inkâr edenlere (özür dilemeleri için) izin verilecek[Only Registered Users Can See Links] ne (Allah´tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecek. (16/84)
Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahid getirdiğimiz gün[Only Registered Users Can See Links] bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (16/89)
Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl[Only Registered Users Can See Links] şahid olunandır. (17/78)
De ki: "Benimle aranızda şahid olarak Allah yeter; kuşkusuz O[Only Registered Users Can See Links] görendir." (17/96)
Göklerin ve yerin yaratılışında da[Only Registered Users Can See Links] saptırıcıları yardımcı-güç de edinmedim. (18/51)
Dediler ki: "Öyleyse[Only Registered Users Can See Links] onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar." (21/61)
Davud ve Süleyman da; hani kavmin hayvanlarının içine girip yayıldığı ekin-tarlaları konusunda hüküm yürütüyorlardı. Biz onların hükmüne şahid idik. (21/78)
Gerçekten iman edenler[Only Registered Users Can See Links] herşeyin üzerinde şahid olandır. (22/17)
Kendileri için birtakım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah´ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun. (22/28)
Allah adına gerektiği gibi cihad edin. O[Only Registered Users Can See Links] ne güzel mevla ve ne güzel yardımcı. (22/78)
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer değnek (celde) vurun. Eğer Allah´a ve ahiret gününe iman ediyorsanız[Only Registered Users Can See Links] onlara Allah´ın dini(ni uygulama) konusunda sizi bir acıma tutmasın; onlara uygulanan cezaya mü´minlerden bir grup da şahit bulunsun. (24/2)
Korunan (iffetli) kadınlara (zina suçu) atan[Only Registered Users Can See Links] sonra dört şahid getirmeyenlere de aaaaen değnek vurun ve onların şahidliklerini ebedi olarak kabul etmeyin. Onlar fasık olanlardır. (24/4)
Kendi eşlerine (zina suçu) atan ve kendileri dışında şahidleri bulunmayanlar ise[Only Registered Users Can See Links] Allah adına dört (kere yemin) ile kendisinin hiç şüphesiz doğru söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmektir. (24/6)
Onun (kadının) da dört kere Allah adına (yeminle) onun (kocasının) hiç şüphesiz yalan söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmesi kendisinden cezayı uzaklaştırır. (24/8)
Ona karşı dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre[Only Registered Users Can See Links] artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir. (24/13)
O gün[Only Registered Users Can See Links] elleri ve ayakları aleyhlerinde yaptıklarına dair şahitlikte bulunacaklardır. (24/24)
Ki onlar[Only Registered Users Can See Links] boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir. (25/72)
Dedi ki: "Ey önde gelenler[Only Registered Users Can See Links] siz (herşeye) şahidlik etmedikçe ben hiçbir işte kesin (karar veren biri) değilim." (27/32)
Kendi aralarında Allah adına and içerek[Only Registered Users Can See Links] diyelim." (27/49)
Musa´ya o işi (ilahi vahyi verip) gerçekleştirdiğimiz zaman[Only Registered Users Can See Links] sen (Tur´un) batı yanında değildin ve (buna) şahid olanlardan da değildin. (28/44)
Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: "Kesin-kanıt (burhan)ınızı getirin" dedik. Artık öğrenmiş oldular ki[Only Registered Users Can See Links] gerçekten Allah´ındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp-kaybolmuşlardır. (28/75)
De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O[Only Registered Users Can See Links] işte onlar hüsrana uğrayanlardır." (29/52)
Ey Peygamber[Only Registered Users Can See Links] bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. (33/45)
Onlar için babaları[Only Registered Users Can See Links] herşeye şahid olandır. (33/55)
De ki: "Ben sizden bir ücret istemişsem[Only Registered Users Can See Links] herşeye şahid olandır." (34/47)
Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını[Only Registered Users Can See Links] ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. (36/65)
Yoksa onlar[Only Registered Users Can See Links] şahidlik etmekteyken biz melekleri dişiler olarak mı yarattık? (37/150)
Yer[Only Registered Users Can See Links] onlar haksızlığa uğratılmazlar. (39/69)
Şüphesiz biz elçilerimize ve iman edenlere[Only Registered Users Can See Links] dünya hayatında ve şahidlerin (şahidlik için) duracakları gün elbette yardım edeceğiz. (40/51)
Sonunda oraya geldikleri zaman[Only Registered Users Can See Links] görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir. (41/20)
Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?" Dediler ki: "herşeye nutku verip-konuşturan Allah[Only Registered Users Can See Links] bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O´na döndürülüyorsunuz." (41/21)
"Siz[Only Registered Users Can See Links] yaptıklarınızın birçoğunu Allah´ın bilmeyeceğini sanıyordunuz." (41/22)
Kıyamet-saatinin ilmi O´na döndürülür. O´nun ilmi olmaksızın[Only Registered Users Can See Links] bizden hiçbir şahid yok." (41/47)
Biz ayetlerimizi hem afakta[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. herşeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi? (41/53)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] ki Rahmanın kulları olan melekleri dişiler kıldılar. Kendileri yaratılışlarına şahit mi oldular? Onların şahitlikleri yazılacak ve (bundan dolayı) sorumlu tutulacaklar. (43/19)
O´nun dışında taptıkları şefaatte bulunmaya malik değildirler; ancak kendileri bilerek hakka şahidlik edenler başka. (43/86)
Yoksa: "Kendisi onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben uydurdumsa[Only Registered Users Can See Links] çok esirgeyendir." (46/8)
De ki: "Gördünüz mü-haber verin; eğer (bu Kur´an[Only Registered Users Can See Links] zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez. (46/10)
Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. (48/8)
Ki O[Only Registered Users Can See Links] diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter. (48/28)
(Artık) Her bir nefis[Only Registered Users Can See Links] yanında bir sürücü ve bir şahid ile gelmiştir. (50/21)
Hiç şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır. (50/37)
Allah´a ve O´nun Resûlü´ne iman edenler; işte onlar Rableri katında sıddîklar ve şehidler (veya şahid)lerdir. Onların ecirleri ve nurları vardır. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise; işte onlar da cehennem halkıdır. (57/19)
Allah[Only Registered Users Can See Links] herşeye şahid olandır. (58/6)
Münafıklık edenleri görmüyor musun ki[Only Registered Users Can See Links] gerçekten yalancıdırlar. (59/11)
Münafıklar sana geldikleri zaman: "Biz gerçekten şehadet ederiz ki[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder. (63/1)
Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman[Only Registered Users Can See Links] (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir; (65/2)
Şahidliklerinde dosdoğru davrananlardır. (70/33)
Şüphesiz size[Only Registered Users Can See Links] üzerinize şahid olacak bir elçi gönderdik; Firavun´a bir elçi gönderdiğimiz gibi. (73/15)
Ona yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar şahid olurlar. (83/21)
Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene). (85/3)
Ki O (Allah)[Only Registered Users Can See Links] herşeyin üzerinde şahid olandır. (85/9)
Ve gerçekten[Only Registered Users Can See Links] kendisi buna şahiddir. (100/7)
Hani sizden "Birbirinizin kanını dökmeyin[Only Registered Users Can See Links] hâlâ (buna) şahitlik ediyorsunuz. (2/84)
Yoksa siz[Only Registered Users Can See Links] İsmail ve İshak´ın ilahı olan tek bir ilaha ibadet edeceğiz; bizler ona teslim olduk" demişlerdi. (2/133)
Böylece biz sizi[Only Registered Users Can See Links] esirgeyendir. (2/143)
Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur´an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa[Only Registered Users Can See Links] zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah´ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz. (2/185)
İnsanlardan öylesi vardır ki[Only Registered Users Can See Links] dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider ve kalbindekine rağmen Allah´ı şahid getirir; oysa o azılı bir düşmandır. (2/204)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] kendiniz için fısk (zulüm ve günah)tır. Allah´tan sakının. Allah size öğretiyor. Allah herşeyi bilendir. (2/282)
Eğer yolculukta iseniz ve katip bulamazsanız[Only Registered Users Can See Links] yaptıklarınızı bilendir. (2/283)
Allah[Only Registered Users Can See Links] gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O´ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O´ndan başka ilah yoktur. (3/18)
Nitekim İsa[Only Registered Users Can See Links] bizim gerçekten Müslümanlar olduğumuza şahid ol" dediler. (3/52)
Rabbimiz[Only Registered Users Can See Links] biz indirdiğine inandık ve elçiye uyduk. Böylece bizi şahidlerle beraber yaz." (3/53)
De ki: "Ey Kitap Ehli[Only Registered Users Can See Links] biz gerçekten Müslümanlarız." (3/64)
Ey Kitap Ehli[Only Registered Users Can See Links] ne diye Allah´ın ayetlerini inkar ediyorsunuz? (3/70)
Hani Allah peygamberlerden ´kesin bir söz (misak)´ almıştı: "Andolsun size Kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde[Only Registered Users Can See Links]" demişti. (3/81)
Kendilerine apaçık belgeler geldiği ve elçinin hak olduğuna şahid oldukları halde[Only Registered Users Can See Links] zulmeden bir kavmi hidayete erdirmez. (3/86)
De ki: "Ey Kitap Ehli[Only Registered Users Can See Links] ne diye Allah´ın ayetlerini inkâr ediyorsunuz?" (3/98)
De ki: "Ey Kitap Ehli[Only Registered Users Can See Links] yaptıklarınızdan gafil değildir." (3/99)
Eğer bir yara aldıysanız[Only Registered Users Can See Links] zulmedenleri sevmez; (3/140)
Yetimleri[Only Registered Users Can See Links] onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter. (4/6)
Kadınlarınızdan fuhuş yapanların aleyhinde olmak üzere içinizden dört şahid tutun. Eğer şehadet ederlerse[Only Registered Users Can See Links] ölüm alıp götürünceye veya Allah onlara bir yol kılıncaya kadar evlerde alıkoyun. (4/15)
Anne-babanın ve yakınların geride bıraktıklarından ve her birine mirasçılar kıldık. Yeminlerinizin (akid ile) bağladığı kimselere de kendi paylarını verin. Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] herşeye şahid olandır. (4/33)
Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz ve onların üzerine seni şahit olarak getirdiğimiz zaman nasıl olacak? (4/41)
Sana iyilikten her ne gelirse Allah´tandır[Only Registered Users Can See Links] kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir. Biz seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahid olarak Allah yeter. (4/79)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] yaptıklarınızdan haberi olandır. (4/135)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] o da onların aleyhine şahid olacaktır. (4/159)
Fakat Allah[Only Registered Users Can See Links] bunu kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahittirler. Şahid olarak Allah yeter. (4/166)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (5/8)
Gerçek şu ki[Only Registered Users Can See Links] kafir olanlardır. (5/44)
Sana da (Ey Muhammed[Only Registered Users Can See Links]) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah´adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir. (5/48)
Elçiye indirileni dinlediklerinde hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz inandık; öyleyse bizi şahidlerle birlikte yaz." (5/83)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] onlar da (size): "Akraba dahi olsa onu (yeminimizi) hiçbir değere değiştirmeyeceğiz ve Allah´ın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz." diye Allah adına yemin etsinler. (5/106)
Bu[Only Registered Users Can See Links] fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez. (5/108)
Hani Havarilere: "Bana ve elçime iman edin" diye vahy (ilham) etmiştim; onlar da: "İman ettik[Only Registered Users Can See Links] gerçekten Müslümanlar olduğumuza sen de şahid ol" demişlerdi. (5/111)
(Bu sefer Havariler[Only Registered Users Can See Links] senin de gerçekten bize doğru söylediğini bilelim ve buna şahidlerden olalım" demişlerdi. (5/113)
Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi söylemedim. (O da şuydu[Only Registered Users Can See Links] üzerlerindeki gözetleyici Sen´din. Sen herşeyin üzerine şahid olansın." (5/117)
De ki: "Şahidlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahiddir. Sizi -ve kime ulaşırsa- kendisiyle uyarmam için bana şu Kur´an vahyedildi. Gerçekten Allah´la beraber başka ilahların da bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?" De ki: "Ben şehadet etmem." De ki: O[Only Registered Users Can See Links] sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım. (6/19)
Deveden iki[Only Registered Users Can See Links] zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. (6/144)
De ki: "Gerçekten Allah´ın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin." Şayet onlar[Only Registered Users Can See Links] şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların heva (istek ve tutku)larına uyma; onlar (birtakım güçleri ve varlıkları) Rablerine denk tutmaktadırlar. (6/150)
Hani Rabbin[Only Registered Users Can See Links]) Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir. (7/172)
Şirk koşanların[Only Registered Users Can See Links] yaptıkları boşa gitmiş olanlardır. Ve bunlar ateşte süresiz kalacak olanlardır. (9/17)
Zarar vermek[Only Registered Users Can See Links]) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir. (9/107)
Bizim ile sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. Gerçekten biz[Only Registered Users Can See Links] sizin ibadetinizden habersizdik." (10/29)
Onlara vaadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana gösteririz veya senin hayatına son veririz (de görmen ahirete kalır.) Onların dönüşleri bizedir[Only Registered Users Can See Links] sonra Allah işlediklerine şahiddir. (10/46)
Senin içinde olduğun herhangi bir durum[Only Registered Users Can See Links] apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın. (10/61)
Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan[Only Registered Users Can See Links] Rabbinden olan bir haktır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar. (11/17)
Allah´a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir? İşte bunlar[Only Registered Users Can See Links] Rablerine sunulacaklar ve şahidler: "Rablerine karşı yalan söyleyenler bunlardır" diyecekler. Haberiniz olsun; Allah´ın laneti zalimlerin üzerinedir. (11/18)
Biz: ´Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır´ (demekten) başka bir şey söylemeyiz." Dedi ki: "Allah´ı şahid tutarım[Only Registered Users Can See Links] sizin şirk koştuklarınızdan uzağım." (11/54)
(Yusuf) Dedi ki: "Onun kendisi benden murad almak istedi." Kadının yakınlarından bir şahid şahitlik etti: "Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmışsa bu durumda kadın doğruyu söylemiştir[Only Registered Users Can See Links] kendisi ise yalan söyleyenlerdendir. (12/26)
Dönün babanıza ve deyin ki: ´-Ey babamız[Only Registered Users Can See Links] bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları değiliz." (12/81)
O inkâr edenler şöyle derler: "Sen gönderilmiş (Allah´ın bir elçisi) değilsin." De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter ve yanlarında kitabın ilmi bulunanlar da (bu gerçeği bilir)." (13/43)
Her ümmetten bir şahid göndereceğimiz gün; (artık ondan) sonra ne inkâr edenlere (özür dilemeleri için) izin verilecek[Only Registered Users Can See Links] ne (Allah´tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecek. (16/84)
Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahid getirdiğimiz gün[Only Registered Users Can See Links] bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (16/89)
Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl[Only Registered Users Can See Links] şahid olunandır. (17/78)
De ki: "Benimle aranızda şahid olarak Allah yeter; kuşkusuz O[Only Registered Users Can See Links] görendir." (17/96)
Göklerin ve yerin yaratılışında da[Only Registered Users Can See Links] saptırıcıları yardımcı-güç de edinmedim. (18/51)
Dediler ki: "Öyleyse[Only Registered Users Can See Links] onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar." (21/61)
Davud ve Süleyman da; hani kavmin hayvanlarının içine girip yayıldığı ekin-tarlaları konusunda hüküm yürütüyorlardı. Biz onların hükmüne şahid idik. (21/78)
Gerçekten iman edenler[Only Registered Users Can See Links] herşeyin üzerinde şahid olandır. (22/17)
Kendileri için birtakım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah´ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun. (22/28)
Allah adına gerektiği gibi cihad edin. O[Only Registered Users Can See Links] ne güzel mevla ve ne güzel yardımcı. (22/78)
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer değnek (celde) vurun. Eğer Allah´a ve ahiret gününe iman ediyorsanız[Only Registered Users Can See Links] onlara Allah´ın dini(ni uygulama) konusunda sizi bir acıma tutmasın; onlara uygulanan cezaya mü´minlerden bir grup da şahit bulunsun. (24/2)
Korunan (iffetli) kadınlara (zina suçu) atan[Only Registered Users Can See Links] sonra dört şahid getirmeyenlere de aaaaen değnek vurun ve onların şahidliklerini ebedi olarak kabul etmeyin. Onlar fasık olanlardır. (24/4)
Kendi eşlerine (zina suçu) atan ve kendileri dışında şahidleri bulunmayanlar ise[Only Registered Users Can See Links] Allah adına dört (kere yemin) ile kendisinin hiç şüphesiz doğru söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmektir. (24/6)
Onun (kadının) da dört kere Allah adına (yeminle) onun (kocasının) hiç şüphesiz yalan söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmesi kendisinden cezayı uzaklaştırır. (24/8)
Ona karşı dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre[Only Registered Users Can See Links] artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir. (24/13)
O gün[Only Registered Users Can See Links] elleri ve ayakları aleyhlerinde yaptıklarına dair şahitlikte bulunacaklardır. (24/24)
Ki onlar[Only Registered Users Can See Links] boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir. (25/72)
Dedi ki: "Ey önde gelenler[Only Registered Users Can See Links] siz (herşeye) şahidlik etmedikçe ben hiçbir işte kesin (karar veren biri) değilim." (27/32)
Kendi aralarında Allah adına and içerek[Only Registered Users Can See Links] diyelim." (27/49)
Musa´ya o işi (ilahi vahyi verip) gerçekleştirdiğimiz zaman[Only Registered Users Can See Links] sen (Tur´un) batı yanında değildin ve (buna) şahid olanlardan da değildin. (28/44)
Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: "Kesin-kanıt (burhan)ınızı getirin" dedik. Artık öğrenmiş oldular ki[Only Registered Users Can See Links] gerçekten Allah´ındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp-kaybolmuşlardır. (28/75)
De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O[Only Registered Users Can See Links] işte onlar hüsrana uğrayanlardır." (29/52)
Ey Peygamber[Only Registered Users Can See Links] bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. (33/45)
Onlar için babaları[Only Registered Users Can See Links] herşeye şahid olandır. (33/55)
De ki: "Ben sizden bir ücret istemişsem[Only Registered Users Can See Links] herşeye şahid olandır." (34/47)
Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını[Only Registered Users Can See Links] ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. (36/65)
Yoksa onlar[Only Registered Users Can See Links] şahidlik etmekteyken biz melekleri dişiler olarak mı yarattık? (37/150)
Yer[Only Registered Users Can See Links] onlar haksızlığa uğratılmazlar. (39/69)
Şüphesiz biz elçilerimize ve iman edenlere[Only Registered Users Can See Links] dünya hayatında ve şahidlerin (şahidlik için) duracakları gün elbette yardım edeceğiz. (40/51)
Sonunda oraya geldikleri zaman[Only Registered Users Can See Links] görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir. (41/20)
Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?" Dediler ki: "herşeye nutku verip-konuşturan Allah[Only Registered Users Can See Links] bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O´na döndürülüyorsunuz." (41/21)
"Siz[Only Registered Users Can See Links] yaptıklarınızın birçoğunu Allah´ın bilmeyeceğini sanıyordunuz." (41/22)
Kıyamet-saatinin ilmi O´na döndürülür. O´nun ilmi olmaksızın[Only Registered Users Can See Links] bizden hiçbir şahid yok." (41/47)
Biz ayetlerimizi hem afakta[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. herşeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi? (41/53)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] ki Rahmanın kulları olan melekleri dişiler kıldılar. Kendileri yaratılışlarına şahit mi oldular? Onların şahitlikleri yazılacak ve (bundan dolayı) sorumlu tutulacaklar. (43/19)
O´nun dışında taptıkları şefaatte bulunmaya malik değildirler; ancak kendileri bilerek hakka şahidlik edenler başka. (43/86)
Yoksa: "Kendisi onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben uydurdumsa[Only Registered Users Can See Links] çok esirgeyendir." (46/8)
De ki: "Gördünüz mü-haber verin; eğer (bu Kur´an[Only Registered Users Can See Links] zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez. (46/10)
Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. (48/8)
Ki O[Only Registered Users Can See Links] diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter. (48/28)
(Artık) Her bir nefis[Only Registered Users Can See Links] yanında bir sürücü ve bir şahid ile gelmiştir. (50/21)
Hiç şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır. (50/37)
Allah´a ve O´nun Resûlü´ne iman edenler; işte onlar Rableri katında sıddîklar ve şehidler (veya şahid)lerdir. Onların ecirleri ve nurları vardır. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise; işte onlar da cehennem halkıdır. (57/19)
Allah[Only Registered Users Can See Links] herşeye şahid olandır. (58/6)
Münafıklık edenleri görmüyor musun ki[Only Registered Users Can See Links] gerçekten yalancıdırlar. (59/11)
Münafıklar sana geldikleri zaman: "Biz gerçekten şehadet ederiz ki[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder. (63/1)
Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman[Only Registered Users Can See Links] (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir; (65/2)
Şahidliklerinde dosdoğru davrananlardır. (70/33)
Şüphesiz size[Only Registered Users Can See Links] üzerinize şahid olacak bir elçi gönderdik; Firavun´a bir elçi gönderdiğimiz gibi. (73/15)
Ona yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar şahid olurlar. (83/21)
Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene). (85/3)
Ki O (Allah)[Only Registered Users Can See Links] herşeyin üzerinde şahid olandır. (85/9)
Ve gerçekten[Only Registered Users Can See Links] kendisi buna şahiddir. (100/7)