PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Savaş


siyah.kin
01-08-2010, 03:49 AM
Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik[Only Registered Users Can See Links] doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır. (2/177)



Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın[Only Registered Users Can See Links] (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez. (2/190)



Onları[Only Registered Users Can See Links] Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa; siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir. (2/191)



(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse[Only Registered Users Can See Links] artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur. (2/193)



Savaş hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı). Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey[Only Registered Users Can See Links] sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz. (2/216)



Sana haram olan ayı[Only Registered Users Can See Links] onda süresiz kalacaklardır. (2/217)



Allah yolunda savaşın ve bilin ki[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (2/244)



Musa´dan sonra İsrailoğullarının önde gelenlerini görmedin mi? Hani[Only Registered Users Can See Links] az bir kısmı hariç yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir. (2/246)



Şayet böyle yapmazsanız[Only Registered Users Can See Links] ne zulme uğratılmış olursunuz. (2/279)



Onlar size ezadan başka kesinlikle bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşırlarsa size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez. (3/111)



Hani sen[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (3/121)



Nice peygamberle birlikte birçok Rabbani (bilgin)ler savaşa girdiler de[Only Registered Users Can See Links] sabredenleri sever. (3/146)



Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] yaptıklarınızı görendir. (3/156)



Münafıklık yapanları da belirtmesi içindi. Onlara: "Gelin[Only Registered Users Can See Links] onların gizli tuttuklarını daha iyi bilir. (3/167)



Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] (düşmanlarınıza karşı) tedbirinizi alın da savaşa bölük bölük çıkın ya da topluca çıkın. (4/71)



Öyleyse[Only Registered Users Can See Links] öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz. (4/74)



Size ne oluyor ki[Only Registered Users Can See Links] kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (4/75)



İman edenler Allah yolunda savaşırlar; inkar edenler ise tağut yolunda savaşırlar öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] şeytanın hileli-düzeni pek zayıftır. (4/76)



Kendilerine; "Elinizi (savaştan) çekin[Only Registered Users Can See Links] ise muttakiler için daha hayırlıdır ve siz ´bir hurma çekirdeğindeki ip-ince bir iplik kadar´ bile haksızlığa uğratılmayacaksİnız." (4/77)



Artık sen Allah yolunda savaş[Only Registered Users Can See Links] acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur. (4/84)



Ancak sizinle aralarında andlaşma bulunan bir kavime sığınanlar ya da hem sizinle[Only Registered Users Can See Links] sizin için onların aleyhinde bir yol kılmamıştır. (4/90)



Yeryüzünde adım attığınızda (yolculuğa ya da savaşa çıktığınızda)[Only Registered Users Can See Links] sizin apaçık düşmanlarınızdır. (4/101)



Dediler ki: "Ey Musa; biz[Only Registered Users Can See Links] ikiniz savaşın. Biz burda duracağız." (5/24)



Allah´a ve Resûlü´ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası[Only Registered Users Can See Links] ahirette onlar için büyük bir azab vardır. (5/33)



Yahudiler: "Allah´ın eli sıkıdır" dediler. Onların elleri bağlandı ve söylediklerinden dolayı lanetlendiler. Hayır; O´nun iki eli açıktır[Only Registered Users Can See Links] onlardan çoğunun taşkınlıklarını ve inkârlarını arttıracaktır. Biz de onların arasına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kin salıverdik. Onlar ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuğa çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez. (5/64)



Sana savaş-ganimetlerini sorarlar. De ki: "Ganimetler Allah´ın ve Resûlündür. Buna göre[Only Registered Users Can See Links] aranızı düzeltin ve Allah´a ve Resûlü´ne itaat edin." (8/1)



Kim onlara böyle bir günde -yine savaşmak için bir yana çekilen ya da bir başka bölüğe katılmak için yer tutanın dışında- arkasını çevirirse[Only Registered Users Can See Links] Allah´tan bir gazaba uğramıştır ve onun barınma yeri cehennemdir. Ne kötü bir yataktır o. (8/16)



Fitne kalmayıncaya ve dinin hepsi Allah´ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçecek olurlarsa[Only Registered Users Can See Links] yaptıklarını görendir. (8/39)



Bundan dolayı[Only Registered Users Can See Links] onlarla arkalarından gelecek olanlar(ı caydır). Umulur ki ibret alırlar. (8/57)



Ey Peygamber[Only Registered Users Can See Links] kâfirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur. (8/65)



Yeminlerini bozan[Only Registered Users Can See Links] kendisinden korkmanıza Allah daha layıktır. (9/13)



Kendilerine kitap verilenlerden[Only Registered Users Can See Links] küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın. (9/29)



Gerçek şu ki[Only Registered Users Can See Links] takva sahipleriyle beraberdir. (9/36)



Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] bu dünya hayatının yararı pek azdır. (9/38)



Eğer savaşa kuşanıp-çıkmazsanız[Only Registered Users Can See Links] herşeye güç yetirendir. (9/39)



Hafif ve ağır savaşa kuşanıp çıkın ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin. Eğer bilirseniz[Only Registered Users Can See Links] bu sizin için daha hayırlıdır. (9/41)



Bundan böyle[Only Registered Users Can See Links] de ki: "Kesin olarak benimle hiçbir zaman (savaşa) çıkamazsınız ve kesin olarak benimle bir düşmana karşı savaşamazsınız. Çünkü siz oturmayı ilk defa hoş gördünüz; öyleyse geride kalanlarla birlikte oturun." (9/83)



Zarar vermek[Only Registered Users Can See Links]) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir. (9/107)



Hiç şüphesiz Allah[Only Registered Users Can See Links] İncil´de ve Kur´an´da O´nun üzerine gerçek olan bir vaaddir. Allah´tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz. İşte ´büyük kurtuluş ve mutluluk´ budur. (9/111)



Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] inkâr edenlerden size en yakın olanlarla savaşın; sizde ´bir güç ve caydırıcılık´ görsünler. Ve bilin ki gerçekten Allah takva sahipleriyle beraberdir. (9/123)



Allah[Only Registered Users Can See Links] umulur ki teslim olursunuz. (16/81)



Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla[Only Registered Users Can See Links] onlara yardım etmeye güç yetirendir. (22/39)



Dediler ki: "Biz kuvvet sahibiyiz ve zorlu savaşçılarız. İş konusunda karar senindir[Only Registered Users Can See Links] neyi emredersen (biz uygularız). (27/33)



Onlar (münafıklar[Only Registered Users Can See Links] çölde bedevi-Araplar arasında olup sizin haberlerinizi (ordan) sormayı cidden arzu ediyorlardı. Fakat içinizde olsalardı ancak pek az savaşırlardı. (33/20)



Allah[Only Registered Users Can See Links] üstün ve galib olandır. (33/25)



Öyleyse[Only Registered Users Can See Links]) amellerini giderip-boşa çıkarmaz. (47/4)



İman edenler[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu. (47/20-21)



Bedevilerden geride bırakılanlara de ki: "Siz yakında zorlu savaşçı olan bir kavme çağrılacaksınız; onlarla (ya) savaşırsınız ya da (onlar) Müslüman olurlar. Bu durumda eğer itaat ederseniz[Only Registered Users Can See Links] sizi acı bir azab ile azablandırır." (48/16)



Kafir olanlar[Only Registered Users Can See Links] ne bir yardımcı bulamazlardı. (48/22)



Mü´minlerden iki topluluk çarpışacak olursa[Only Registered Users Can See Links] adil olanları sever. (49/9)



Size ne oluyor ki[Only Registered Users Can See Links] yaptıklarınızdan hâberdardır. (57/10)



Münafıklık edenleri görmüyor musun ki[Only Registered Users Can See Links] gerçekten yalancıdırlar. (59/11)



Andolsun[Only Registered Users Can See Links] kendilerine yardımda bulunmazlar; yardım etseler bile (arkalarına) dönüp-kaçarlar. Sonra kendilerine yardım edilmez. (59/12)



Onlar[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz onların akletmeyen bir kavim olmaları dolayısıyla böyledir. (59/14)



Allah[Only Registered Users Can See Links] adalet yapanları sever. (60/8)



Allah[Only Registered Users Can See Links] artık onlar zalimlerin ta kendileridir. (60/9)