siyah.kin
01-08-2010, 03:09 AM
İşte bunlar[Only Registered Users Can See Links] hidayete karşılık sapıklığı satın almışlardır; fakat bu alışverişleri bir yarar sağlamamış; hidayeti de bulmamışlardır. (2/16)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] bağışlanmaya karşılık azabı satın almışlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar! (2/175)
Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (2/256)
Doğrusu[Only Registered Users Can See Links] sapıkların ta kendileridir. (3/90)
Andolsun ki Allah[Only Registered Users Can See Links] onları arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler. (3/164)
Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin sapıklığı satın aldıklarını ve sizin de yolu sapıtmanızı istediklerini görmedin mi? (4/44)
Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar[Only Registered Users Can See Links] tağut´un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister. (4/60)
Hiç şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah´a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır. (4/116)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır. (4/136)
Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] inkâr edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır. (4/167)
Hani İbrahim[Only Registered Users Can See Links] ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum." (6/74)
Kimine hidayet verdi[Only Registered Users Can See Links] Allah´ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar. (7/30)
(Şeytan´ın) Kardeşleri ise[Only Registered Users Can See Links] sonra peşlerini bırakmazlar. (7/202)
Bir topluluğa Allah[Only Registered Users Can See Links] herşeyi bilendir. (9/115)
İşte bu[Only Registered Users Can See Links] nasıl hâlâ çevriliyorsunuz? (10/32)
Şehirde (birtakım) kadınlar: "Aziz (Vezir)´in karısı kendi uşağının nefsinden murad almak istiyormuş. Öyle ki sevgi onun bağrına sinmiş. Biz doğrusu onu açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz." dedi. (12/30)
Hak olan çağrı (dua[Only Registered Users Can See Links] sapıklık içinde olmaktan başkası değildir. (13/14)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] uzak bir sapıklık içindedirler. (14/3)
Rablerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların yaptıkları[Only Registered Users Can See Links] fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremezler. İşte uzak bir sapıklık (içinde olmak) budur. (14/18)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün. (16/36)
Kim bunda (dünyada) kör ise[Only Registered Users Can See Links] ahirette de kördür ve yol bakımından daha ´şaşkın bir sapıktır.´ (17/72)
Bize gelecekleri gün[Only Registered Users Can See Links] neler görecekler. Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler. (19/38)
De ki: "Kim sapıklık içindeyse[Only Registered Users Can See Links] öğreneceklerdir. (19/75)
Dedi ki: "Andolsun[Only Registered Users Can See Links] siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz." (21/54)
Allah´tan başka[Only Registered Users Can See Links] en uzak bir sapıklıktır. (22/12)
Seni gördükleri zaman[Only Registered Users Can See Links] öğreneceklerdir. (25/41-42)
Andolsun Allah´a[Only Registered Users Can See Links]" (26/97)
(Onlar mı) Yoksa[Only Registered Users Can See Links] onlar sapıklıkta devam eden bir kavimdir. (27/60)
Ve sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirici değilsin; sen ancak[Only Registered Users Can See Links] işte Müslüman olanlar bunlardır. (27/81)
Buna rağmen sana icabet etmeyecek olurlarsa[Only Registered Users Can See Links] zulmeden bir kavme hidayet vermez. (28/50)
Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] açıkca bir sapıklık içinde olanı da daha iyi bilmektedir." (28/85)
Ve sen kendi sapıklıkları içinde kör olanları da doğruya iletici değilsin. Sen yalnızca[Only Registered Users Can See Links] bizim ayetlerimize iman edenlere duyurabilirsin ki onlar Müslümanlardır. (30/53)
Bu[Only Registered Users Can See Links] açıkca bir sapıklık içindedirler. (31/11)
Allah ve Resûlü[Only Registered Users Can See Links] apaçık bir sapıklıkla sapmıştır. (33/36)
Allah´a karşı yalan mı düzüp uyduruyor[Only Registered Users Can See Links] azabta ve uzak bir sapıklık içindedirler. (34/8)
De ki: "Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kim?" De ki: " Allah[Only Registered Users Can See Links] ya da siz her halde bir hidayet üzerindeyiz veya apaçık bir sapıklıkta." (34/24)
O durumda ise[Only Registered Users Can See Links] gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum." (36/24)
Çünkü onlar[Only Registered Users Can See Links] atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı. (37/69)
Allah[Only Registered Users Can See Links] apaçık bir sapıklık içindedirler. (39/22)
De ki: "Gördünüz mü haber verin; eğer o (Kur´an) Allah katından ise[Only Registered Users Can See Links] sonra siz onu inkâr etmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kimdir?" (41/52)
Onda acele edenler[Only Registered Users Can See Links] gerçekte uzak bir sapıklık içindedirler. (42/18)
Öyleyse sağır olanlara sen mi dinleteceksin veya kör olan ve açıkça bir sapıklık içinde bulunanı hidayete erdireceksin? (43/40)
Kim Allah´a davet edene icabet etmezse[Only Registered Users Can See Links] apaçık bir sapıklık içindedirler." (46/32)
Onun yakın-dostu (saptırıcı) dedi ki: "Rabbimiz[Only Registered Users Can See Links] ben onu kışkırtıp-azdırdım. Ancak kendisi (haktan) uzak bir sapıklık içindeydi." (50/27)
Dediler ki: "Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık (delalet) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz." (54/24)
Sonra gerçekten siz[Only Registered Users Can See Links] (56/51)
Ve eğer o[Only Registered Users Can See Links] Artık (onun için) alabildiğine kaynar sudan bir şölen vardır. (56/92-93)
O[Only Registered Users Can See Links] bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içinde idiler. (62/2)
Böylece onlar[Only Registered Users Can See Links] çoğu kimseyi şaşırtıp-saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma." (71/24)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] bağışlanmaya karşılık azabı satın almışlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar! (2/175)
Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (2/256)
Doğrusu[Only Registered Users Can See Links] sapıkların ta kendileridir. (3/90)
Andolsun ki Allah[Only Registered Users Can See Links] onları arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler. (3/164)
Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin sapıklığı satın aldıklarını ve sizin de yolu sapıtmanızı istediklerini görmedin mi? (4/44)
Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar[Only Registered Users Can See Links] tağut´un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister. (4/60)
Hiç şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah´a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır. (4/116)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır. (4/136)
Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] inkâr edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır. (4/167)
Hani İbrahim[Only Registered Users Can See Links] ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum." (6/74)
Kimine hidayet verdi[Only Registered Users Can See Links] Allah´ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar. (7/30)
(Şeytan´ın) Kardeşleri ise[Only Registered Users Can See Links] sonra peşlerini bırakmazlar. (7/202)
Bir topluluğa Allah[Only Registered Users Can See Links] herşeyi bilendir. (9/115)
İşte bu[Only Registered Users Can See Links] nasıl hâlâ çevriliyorsunuz? (10/32)
Şehirde (birtakım) kadınlar: "Aziz (Vezir)´in karısı kendi uşağının nefsinden murad almak istiyormuş. Öyle ki sevgi onun bağrına sinmiş. Biz doğrusu onu açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz." dedi. (12/30)
Hak olan çağrı (dua[Only Registered Users Can See Links] sapıklık içinde olmaktan başkası değildir. (13/14)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] uzak bir sapıklık içindedirler. (14/3)
Rablerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların yaptıkları[Only Registered Users Can See Links] fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremezler. İşte uzak bir sapıklık (içinde olmak) budur. (14/18)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün. (16/36)
Kim bunda (dünyada) kör ise[Only Registered Users Can See Links] ahirette de kördür ve yol bakımından daha ´şaşkın bir sapıktır.´ (17/72)
Bize gelecekleri gün[Only Registered Users Can See Links] neler görecekler. Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler. (19/38)
De ki: "Kim sapıklık içindeyse[Only Registered Users Can See Links] öğreneceklerdir. (19/75)
Dedi ki: "Andolsun[Only Registered Users Can See Links] siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz." (21/54)
Allah´tan başka[Only Registered Users Can See Links] en uzak bir sapıklıktır. (22/12)
Seni gördükleri zaman[Only Registered Users Can See Links] öğreneceklerdir. (25/41-42)
Andolsun Allah´a[Only Registered Users Can See Links]" (26/97)
(Onlar mı) Yoksa[Only Registered Users Can See Links] onlar sapıklıkta devam eden bir kavimdir. (27/60)
Ve sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirici değilsin; sen ancak[Only Registered Users Can See Links] işte Müslüman olanlar bunlardır. (27/81)
Buna rağmen sana icabet etmeyecek olurlarsa[Only Registered Users Can See Links] zulmeden bir kavme hidayet vermez. (28/50)
Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] açıkca bir sapıklık içinde olanı da daha iyi bilmektedir." (28/85)
Ve sen kendi sapıklıkları içinde kör olanları da doğruya iletici değilsin. Sen yalnızca[Only Registered Users Can See Links] bizim ayetlerimize iman edenlere duyurabilirsin ki onlar Müslümanlardır. (30/53)
Bu[Only Registered Users Can See Links] açıkca bir sapıklık içindedirler. (31/11)
Allah ve Resûlü[Only Registered Users Can See Links] apaçık bir sapıklıkla sapmıştır. (33/36)
Allah´a karşı yalan mı düzüp uyduruyor[Only Registered Users Can See Links] azabta ve uzak bir sapıklık içindedirler. (34/8)
De ki: "Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kim?" De ki: " Allah[Only Registered Users Can See Links] ya da siz her halde bir hidayet üzerindeyiz veya apaçık bir sapıklıkta." (34/24)
O durumda ise[Only Registered Users Can See Links] gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum." (36/24)
Çünkü onlar[Only Registered Users Can See Links] atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı. (37/69)
Allah[Only Registered Users Can See Links] apaçık bir sapıklık içindedirler. (39/22)
De ki: "Gördünüz mü haber verin; eğer o (Kur´an) Allah katından ise[Only Registered Users Can See Links] sonra siz onu inkâr etmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kimdir?" (41/52)
Onda acele edenler[Only Registered Users Can See Links] gerçekte uzak bir sapıklık içindedirler. (42/18)
Öyleyse sağır olanlara sen mi dinleteceksin veya kör olan ve açıkça bir sapıklık içinde bulunanı hidayete erdireceksin? (43/40)
Kim Allah´a davet edene icabet etmezse[Only Registered Users Can See Links] apaçık bir sapıklık içindedirler." (46/32)
Onun yakın-dostu (saptırıcı) dedi ki: "Rabbimiz[Only Registered Users Can See Links] ben onu kışkırtıp-azdırdım. Ancak kendisi (haktan) uzak bir sapıklık içindeydi." (50/27)
Dediler ki: "Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık (delalet) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz." (54/24)
Sonra gerçekten siz[Only Registered Users Can See Links] (56/51)
Ve eğer o[Only Registered Users Can See Links] Artık (onun için) alabildiğine kaynar sudan bir şölen vardır. (56/92-93)
O[Only Registered Users Can See Links] bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içinde idiler. (62/2)
Böylece onlar[Only Registered Users Can See Links] çoğu kimseyi şaşırtıp-saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma." (71/24)