siyah.kin
01-08-2010, 03:09 AM
Semud (toplumuna da) kardeşleri Salih´i (gönderdik. Salih[Only Registered Users Can See Links] sonra sizi acı bir azab yakalar" dedi. (7/73)
"(Allah´ın) Ad (kavminden) sonra sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde (güç ve servetle) yerleştirdiğini hatırlayın. Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor[Only Registered Users Can See Links] yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın." (7/74)
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler)[Only Registered Users Can See Links] içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz´aflara) dediler ki: "Salih´in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inananlarız." dediler." (7/75)
Büyüklük taslayanlar (müstekbirler de şöyle) dedi: "Biz de[Only Registered Users Can See Links] gerçekten sizin inandığınızı tanımayanlarız." (7/76)
Böylelikle dişi deveyi öldürdüler ve Rablerinin emrine karşı çıkıp (Salih´e de şöyle) dediler: "Ey Salih[Only Registered Users Can See Links] bakalım." (7/77)
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar." (7/78)
O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: "Ey kavmim[Only Registered Users Can See Links] öğüt verenleri sevmiyorsunuz." (7/79)
Onlara[Only Registered Users Can See Links] ama onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. (9/70)
Semud (halkına da) kardeşleri Salih´i (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim[Only Registered Users Can See Links] (duaları) kabul edendir." (11/61)
Dediler ki: "Ey Salih[Only Registered Users Can See Links] senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz." (11/62)
Dedi ki: "Ey kavmim[Only Registered Users Can See Links] bu durumda O´na isyan edecek olursam Allah´a karşı bana kim yardım edecektir? Şu halde kaybımı arttırmaktan başka bana (hiçbir yarar) sağlamayacaksınız." (11/63)
"Ey kavmim[Only Registered Users Can See Links] Allah´ın arzında yesin. Ona kötülük (vermek niyeti)yle dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azab sarıverir." (11/64)
Fakat onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu[Only Registered Users Can See Links] yalanlanmayacak bir vaaddir." (11/65)
Emrimiz geldiği zaman[Only Registered Users Can See Links] aziz olandır." (11/66)
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar." (11/67)
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten Rablerine (karşı) inkâr etmişlerdi. Haberiniz olsun; Semud (halkına Allah´ın rahmetinden) uzaklık (verildi.) (11/68)
"Ey kavmim[Only Registered Users Can See Links] sakın Nuh kavminin ya da Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelenlerin bir benzerini size de isabet ettirmesin. Üstelik Lut kavmi size pek uzak değil." (11/89)
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkına) nasıl bir uzaklık verildiyse Medyen (halkına da Allah´ın rahmetinden öyle) bir uzaklık (verildi). (11/95)
Sizden öncekilerin[Only Registered Users Can See Links] biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyleri inkâr ettik ve bizi kendisine çağırdığınız şeyden de gerçekten kuşku verici bir tereddüt içindeyiz." (14/9)
Bizi ayet (mucize)ler göndermekten[Only Registered Users Can See Links] fakat onlar bununla (onu boğazlamakla) zulmetmiş oldular. Oysa biz ayetleri ancak korkutmak için göndeririz. (17/59)
Eğer seni yalanlıyorlarsa[Only Registered Users Can See Links] Semud kavmi de yalanlamıştı. (22/42)
Ad´ı[Only Registered Users Can See Links] Ress halkını ve bunlar arasında birçok nesilleri (yok ettik). (25/38)
Semud (kavmi) de[Only Registered Users Can See Links] gönderilen (elçi)leri yalanladı. (26/141)
Hani onlara kardeşleri Salih: "Sakınmaz mısınız? demişti. (26/142)
"Gerçek şu ki[Only Registered Users Can See Links] ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim." (26/143)
"Artık Allah´tan korkup-sakının ve bana itaat edin." (26/144)
"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; (26/145)
"Siz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız?" (26/146)
"Bahçelerin[Only Registered Users Can See Links]" (26/147)
"Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında?" (26/148)
"Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz." (26/149)
"Artık Allah´tan sakının ve bana itaat edin." (26/150)
"Ve ölçüsüzce davrananların emrine itaat etmeyin." (26/151)
"Ki onlar[Only Registered Users Can See Links] yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik-düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar)." (26/152)
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin." (26/153)
"Sen yalnızca bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin; eğer doğru sözlü isen[Only Registered Users Can See Links] bu durumda bir ayet (mucize) getir-görelim." (26/154)
Dedi ki: "İşte[Only Registered Users Can See Links] belli bir günün su içme hakkı da sizindir." (26/155)
"Ona bir kötülükle dokunmayın[Only Registered Users Can See Links] sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar." (26/156)
"Sonunda onu (yine de) kestiler[Only Registered Users Can See Links] ancak pişman oldular." (26/157)
Böylece azab onları yakaladı. Gerçekten[Only Registered Users Can See Links] ama onların çoğu iman etmiş değildirler." (26/158)
Ve şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] esirgeyendir. (26/159)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] zulmetmeleri dolayısıyla enkaza dönüşmüş ıpıssız evleri. Şüphesiz bilen bir kavim için bunda bir ayet vardır. İman edenleri ve sakınanları da kurtardık. (27/45-53)
Ad´ı ve Semud´u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki[Only Registered Users Can See Links] böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi. (29/38)
Semud[Only Registered Users Can See Links] böylece azabla-sonuçlandırmam (onlara) hak oldu. (38/13-14)
"Nuh kavmi[Only Registered Users Can See Links] kullar için zulüm istemez." (40/31)
Bu durumda eğer onlar yüz çevirirlerse[Only Registered Users Can See Links] Ad ve Semud (kavimlerinin) yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım."
Onlara "Yalnızca Allah´a kulluk edin" diye önlerinden ve arkalarından elçiler gelince[Only Registered Users Can See Links] sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr edicileriz." (41/13-14)
Semud´a gelince; Biz onlara doğru yolu gösterdik[Only Registered Users Can See Links] fakat onlar körlüğü hidayete tercih ettiler. Böylece kazandıkları şeyler yüzünden onları alçaltıcı azabın yıldırımı yakalayıverdi.
İman edenleri ve sakınanları ise kurtardık. (41/17-18)
Onlardan önce Nuh kavmi[Only Registered Users Can See Links] Ress halkı ve Semud (kavmi) de yalanladı. (50/12)
Semud (kavmin)de de (ayetler vardır). Hani onlara: "Belli bir süreye kadar yararlanın" denmişti.
Ancak Rablerinin emrine baş kaldırdılar; böylece bakıp-dururlarken[Only Registered Users Can See Links] onları yıldırım çarpıp-yakaladı.
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler[Only Registered Users Can See Links] ne yardım bulabildiler. (51/43-45)
Semud´u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı. (53/51)
Semud (kavmi) de uyarıları yalanladı.
Dediler ki: "Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık (delalet) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz."
"Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır[Only Registered Users Can See Links] kendini beğenmiş bir şımarıktır."
Onlar yarın[Only Registered Users Can See Links] kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip-öğreneceklerdir.
Gerçek şu ki Biz[Only Registered Users Can See Links] bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip-bekle ve sabret.
"Ve onlara[Only Registered Users Can See Links] o) hazır bulunsun."
Derken arkadaşlarını çağırdılar[Only Registered Users Can See Links] o da bıçağını kapıp ´hayvanı ayağından biçip yere devirdi.´
Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
Çünkü Biz onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Böylece onlar[Only Registered Users Can See Links] ağıldaki çalı-çırpı olan kuru ot gibi oluverdiler. (54/23-31)
Semud ve Ad (toplumları)[Only Registered Users Can See Links] kâria´yı yalan saydılar.
Bu nedenle Semud (halkı)[Only Registered Users Can See Links] korkunç bir sesle helak edildi. (69/4-5)
Orduların haberi sana geldi mi?
Firavun ve Semud (ordularının)? (85/17-18)
Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud´a? (89/9)
Semud (halkı) azgınlığı dolayısıyla yalanladı;
En ´zorlu bedbahtları´ ayaklandığında[Only Registered Users Can See Links]
Allah´ın elçisi onlara dedi ki: "Allah´ın (deneme için size gönderdiği) devesine ve onun su içme-sırasına dikkat edin."
Fakat[Only Registered Users Can See Links] kırıp geçirdi´; orasını da dümdüz etti.
(Allah[Only Registered Users Can See Links] asla) Bunun sonucundan korkmaz. (91/11-15)
"(Allah´ın) Ad (kavminden) sonra sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde (güç ve servetle) yerleştirdiğini hatırlayın. Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor[Only Registered Users Can See Links] yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın." (7/74)
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler)[Only Registered Users Can See Links] içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz´aflara) dediler ki: "Salih´in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inananlarız." dediler." (7/75)
Büyüklük taslayanlar (müstekbirler de şöyle) dedi: "Biz de[Only Registered Users Can See Links] gerçekten sizin inandığınızı tanımayanlarız." (7/76)
Böylelikle dişi deveyi öldürdüler ve Rablerinin emrine karşı çıkıp (Salih´e de şöyle) dediler: "Ey Salih[Only Registered Users Can See Links] bakalım." (7/77)
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar." (7/78)
O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: "Ey kavmim[Only Registered Users Can See Links] öğüt verenleri sevmiyorsunuz." (7/79)
Onlara[Only Registered Users Can See Links] ama onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. (9/70)
Semud (halkına da) kardeşleri Salih´i (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim[Only Registered Users Can See Links] (duaları) kabul edendir." (11/61)
Dediler ki: "Ey Salih[Only Registered Users Can See Links] senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz." (11/62)
Dedi ki: "Ey kavmim[Only Registered Users Can See Links] bu durumda O´na isyan edecek olursam Allah´a karşı bana kim yardım edecektir? Şu halde kaybımı arttırmaktan başka bana (hiçbir yarar) sağlamayacaksınız." (11/63)
"Ey kavmim[Only Registered Users Can See Links] Allah´ın arzında yesin. Ona kötülük (vermek niyeti)yle dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azab sarıverir." (11/64)
Fakat onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu[Only Registered Users Can See Links] yalanlanmayacak bir vaaddir." (11/65)
Emrimiz geldiği zaman[Only Registered Users Can See Links] aziz olandır." (11/66)
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar." (11/67)
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten Rablerine (karşı) inkâr etmişlerdi. Haberiniz olsun; Semud (halkına Allah´ın rahmetinden) uzaklık (verildi.) (11/68)
"Ey kavmim[Only Registered Users Can See Links] sakın Nuh kavminin ya da Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelenlerin bir benzerini size de isabet ettirmesin. Üstelik Lut kavmi size pek uzak değil." (11/89)
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkına) nasıl bir uzaklık verildiyse Medyen (halkına da Allah´ın rahmetinden öyle) bir uzaklık (verildi). (11/95)
Sizden öncekilerin[Only Registered Users Can See Links] biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyleri inkâr ettik ve bizi kendisine çağırdığınız şeyden de gerçekten kuşku verici bir tereddüt içindeyiz." (14/9)
Bizi ayet (mucize)ler göndermekten[Only Registered Users Can See Links] fakat onlar bununla (onu boğazlamakla) zulmetmiş oldular. Oysa biz ayetleri ancak korkutmak için göndeririz. (17/59)
Eğer seni yalanlıyorlarsa[Only Registered Users Can See Links] Semud kavmi de yalanlamıştı. (22/42)
Ad´ı[Only Registered Users Can See Links] Ress halkını ve bunlar arasında birçok nesilleri (yok ettik). (25/38)
Semud (kavmi) de[Only Registered Users Can See Links] gönderilen (elçi)leri yalanladı. (26/141)
Hani onlara kardeşleri Salih: "Sakınmaz mısınız? demişti. (26/142)
"Gerçek şu ki[Only Registered Users Can See Links] ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim." (26/143)
"Artık Allah´tan korkup-sakının ve bana itaat edin." (26/144)
"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; (26/145)
"Siz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız?" (26/146)
"Bahçelerin[Only Registered Users Can See Links]" (26/147)
"Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında?" (26/148)
"Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz." (26/149)
"Artık Allah´tan sakının ve bana itaat edin." (26/150)
"Ve ölçüsüzce davrananların emrine itaat etmeyin." (26/151)
"Ki onlar[Only Registered Users Can See Links] yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik-düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar)." (26/152)
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin." (26/153)
"Sen yalnızca bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin; eğer doğru sözlü isen[Only Registered Users Can See Links] bu durumda bir ayet (mucize) getir-görelim." (26/154)
Dedi ki: "İşte[Only Registered Users Can See Links] belli bir günün su içme hakkı da sizindir." (26/155)
"Ona bir kötülükle dokunmayın[Only Registered Users Can See Links] sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar." (26/156)
"Sonunda onu (yine de) kestiler[Only Registered Users Can See Links] ancak pişman oldular." (26/157)
Böylece azab onları yakaladı. Gerçekten[Only Registered Users Can See Links] ama onların çoğu iman etmiş değildirler." (26/158)
Ve şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] esirgeyendir. (26/159)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] zulmetmeleri dolayısıyla enkaza dönüşmüş ıpıssız evleri. Şüphesiz bilen bir kavim için bunda bir ayet vardır. İman edenleri ve sakınanları da kurtardık. (27/45-53)
Ad´ı ve Semud´u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki[Only Registered Users Can See Links] böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi. (29/38)
Semud[Only Registered Users Can See Links] böylece azabla-sonuçlandırmam (onlara) hak oldu. (38/13-14)
"Nuh kavmi[Only Registered Users Can See Links] kullar için zulüm istemez." (40/31)
Bu durumda eğer onlar yüz çevirirlerse[Only Registered Users Can See Links] Ad ve Semud (kavimlerinin) yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım."
Onlara "Yalnızca Allah´a kulluk edin" diye önlerinden ve arkalarından elçiler gelince[Only Registered Users Can See Links] sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr edicileriz." (41/13-14)
Semud´a gelince; Biz onlara doğru yolu gösterdik[Only Registered Users Can See Links] fakat onlar körlüğü hidayete tercih ettiler. Böylece kazandıkları şeyler yüzünden onları alçaltıcı azabın yıldırımı yakalayıverdi.
İman edenleri ve sakınanları ise kurtardık. (41/17-18)
Onlardan önce Nuh kavmi[Only Registered Users Can See Links] Ress halkı ve Semud (kavmi) de yalanladı. (50/12)
Semud (kavmin)de de (ayetler vardır). Hani onlara: "Belli bir süreye kadar yararlanın" denmişti.
Ancak Rablerinin emrine baş kaldırdılar; böylece bakıp-dururlarken[Only Registered Users Can See Links] onları yıldırım çarpıp-yakaladı.
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler[Only Registered Users Can See Links] ne yardım bulabildiler. (51/43-45)
Semud´u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı. (53/51)
Semud (kavmi) de uyarıları yalanladı.
Dediler ki: "Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık (delalet) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz."
"Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır[Only Registered Users Can See Links] kendini beğenmiş bir şımarıktır."
Onlar yarın[Only Registered Users Can See Links] kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip-öğreneceklerdir.
Gerçek şu ki Biz[Only Registered Users Can See Links] bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip-bekle ve sabret.
"Ve onlara[Only Registered Users Can See Links] o) hazır bulunsun."
Derken arkadaşlarını çağırdılar[Only Registered Users Can See Links] o da bıçağını kapıp ´hayvanı ayağından biçip yere devirdi.´
Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
Çünkü Biz onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Böylece onlar[Only Registered Users Can See Links] ağıldaki çalı-çırpı olan kuru ot gibi oluverdiler. (54/23-31)
Semud ve Ad (toplumları)[Only Registered Users Can See Links] kâria´yı yalan saydılar.
Bu nedenle Semud (halkı)[Only Registered Users Can See Links] korkunç bir sesle helak edildi. (69/4-5)
Orduların haberi sana geldi mi?
Firavun ve Semud (ordularının)? (85/17-18)
Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud´a? (89/9)
Semud (halkı) azgınlığı dolayısıyla yalanladı;
En ´zorlu bedbahtları´ ayaklandığında[Only Registered Users Can See Links]
Allah´ın elçisi onlara dedi ki: "Allah´ın (deneme için size gönderdiği) devesine ve onun su içme-sırasına dikkat edin."
Fakat[Only Registered Users Can See Links] kırıp geçirdi´; orasını da dümdüz etti.
(Allah[Only Registered Users Can See Links] asla) Bunun sonucundan korkmaz. (91/11-15)