siyah.kin
01-08-2010, 03:08 AM
Onlar[Only Registered Users Can See Links] namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. (2/3)
O[Only Registered Users Can See Links] gökyüzünü bir bina kıldı. Ve gökten yağmur indirerek bununla sizin için (çeşitli) ürünlerden rızık çıkardı. Öyleyse (bütün bunları) bile bile Allah´a eşler koşmayın. (2/22)
İman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: "Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu[Only Registered Users Can See Links] onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır. (2/25)
Bulutları üzerinize gölge kıldık ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size rızık olarak verdiklerimizin temizinden yiyin (dedik). Onlar bize zulmetmediler[Only Registered Users Can See Links] ancak kendi nefislerine zulmettiler. (2/57)
(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı[Only Registered Users Can See Links] için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın. (2/60)
Hani İbrahim: "Rabbim[Only Registered Users Can See Links] sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o" demişti. (2/126)
Ey iman edenler size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin ve yalnızca O´na kulluk ediyorsanız[Only Registered Users Can See Links] (yine yalnızca) Allah´a şükredin. (2/172)
İnkar edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi). Onlar[Only Registered Users Can See Links] dilediğine hesapsız rızık verir. (2/212)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kâfirler... Onlar zulmedenlerdir. (2/254)
Geceyi gündüze bağlayıp-katarsın[Only Registered Users Can See Links] dilediğine hesapsız rızık verirsin." (3/27)
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya´yı ondan sorumlu kıldı. Zekeriya her ne zaman mihraba girdiyse[Only Registered Users Can See Links] dilediğine hesapsız rızık verendir" dedi. (3/37)
Allah yolunda öldürülenleri sakın ´ölüler´ saymayın. Hayır[Only Registered Users Can See Links] rızıklanmaktadırlar. (3/169)
Allah´ın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim (geçiminizi sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı mallarınızı düşük akıllılara vermeyin; bunlarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin. (4/5)
(Mirası) Bölüşme sırasında yakınlar[Only Registered Users Can See Links] onları ondan rızıklandırın ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin. (4/8)
Allah´a ve ahiret gününe inanarak Allah´ın kendilerine verdiği rızıktan infak etselerdi[Only Registered Users Can See Links] onları iyi bilendir. (4/39)
Allah´ın size rızık olarak verdiklerinden helal ve temiz olarak yiyin. Kendisine inanmakta olduğunuz Allah´tan korkup-sakının. (5/88)
Meryem oğlu İsa: "Allah´ım[Only Registered Users Can See Links] Sen rızık vericilerin en hayırlısısın" demişti. (5/114)
Çocuklarını hiçbir bilgiye dayanmaksızın akılsızca öldürenler ile Allah´a karşı yalan yere iftira düzüp Allah´ın kendilerine rızık olarak verdiklerini haram kılanlar elbette hüsrana uğramışlardır. Onlar[Only Registered Users Can See Links] gerçekten şaşırıp sapmışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır. (6/140)
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden[Only Registered Users Can See Links] sizin için apaçık bir düşmandır. (6/142)
De ki: "Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O´na hiçbir şeyi ortak koşmayın[Only Registered Users Can See Links] Allah´ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akıl erdirirsiniz." (6/151)
De ki: "Allah´ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?" De ki: "Bunlar[Only Registered Users Can See Links] kıyamet günü ise yalnızca onlarındır." Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız. (7/32)
Ateşin halkı cennet halkına seslenir: "Bize biraz sudan ya da Allah´ın size verdiği rızıktan aktarın." Derler ki: "Doğrusu Allah[Only Registered Users Can See Links] bunları inkâr edenlere haram (yasak) kılmıştır." (7/50)
Biz onları (İsrailoğullarını) ayrı ayrı oymaklar olarak on iki topluluk (ümmet) olarak ayırdık. Kavmi kendisinden su istediğinde Musa´ya: "Asan´la taşa vur" diye vahyettik. Ondan on iki pınar sızıp-fışkırdı; böylece her bir insan- topluluğu su içeceği yeri öğrenmiş oldu. Üzerlerine bulutla gölge çektik ve onlara kudret helvası ile bıldırcın indirdik. (Sonra da şöyle dedik[Only Registered Users Can See Links] ancak kendi nefislerine zulmediyorlardı. (7/160)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. (8/3)
İşte gerçek mü´minler bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler[Only Registered Users Can See Links] bağışlanma ve üstün bir rızık vardır. (8/4)
Hatırlayın; hani sizler sayıca azdınız ve yeryüzünde zayıf bırakılmıştınız[Only Registered Users Can See Links] sizi yardımıyla destekledi ve size temiz şeylerden rızıklar verdi. Ki şükredesiniz. (8/26)
İman edenler[Only Registered Users Can See Links] işte gerçek mü´min olanlar bunlardır. Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır. (8/74)
De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: "Allah" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız? (10/31)
De ki: "Allah´ın sizin için indirdiği sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan[Only Registered Users Can See Links] yoksa Allah hakkında yalan uydurup iftira mı ediyorsunuz?" (10/59)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] aralarında anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda kıyamet günü hüküm verecektir. (10/93)
Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki[Only Registered Users Can See Links] rızkı Allah´a ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de ve geçici bulunduğu yeri de bilir. (Bunların) Tümü apaçık bir kitapta (yazılı)dır. (11/6)
Dedi ki: "Ey kavmim görüşünüz nedir söyler misiniz? Ya ben Rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve O da beni kendisinden güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Ben[Only Registered Users Can See Links] gücüm oranında yalnızca ıslah etmektir. Benim başarım ancak Allah iledir; O´na tevekkül ettim ve O´na içten yönelip-dönerim." (11/88)
Dedi ki: "Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa[Only Registered Users Can See Links] ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terkettim." (12/37)
Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler[Only Registered Users Can See Links] bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir. (13/22)
Allah dilediğine rızkı genişletir-yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı[Only Registered Users Can See Links] ahirette (ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir aaaa´dan başkası değildir. (13/26)
İman etmiş kullarıma söyle: "Alış-verişin ve dostluğun olmadığı o gün gelmezden evvel[Only Registered Users Can See Links] dosdoğru namazı kılsınlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak etsinler." (14/31)
Allah[Only Registered Users Can See Links] emre amade kılandır. Irmakları da sizin için emre amade kılandır. (14/32)
Rabbimiz[Only Registered Users Can See Links] insanların bir kısmının kalblerini onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler." (14/37)
Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık. (15/20)
Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden[Only Registered Users Can See Links] hiçbir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Allah´a karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz. (16/56)
Hurmalıkların ve üzümlüklerin meyvelerinden kurdukları çardaklarda hem sarhoşluk verici içki[Only Registered Users Can See Links] gerçekten bunda bir ayet vardır. (16/67)
Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar[Only Registered Users Can See Links] rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip-verici değildirler. Şimdi Allah´ın nimetini inkar mı ediyorlar? (16/71)
Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı ve size eşlerinizden çocuklar ve torunlar yarattı ve sizi güzel şeylerden rızıklandırdı. Şimdi onlar[Only Registered Users Can See Links] batıla mı inanıyorlar ve Allah´ın nimetini inkar mı ediyorlar? (16/72)
Allah´ın dışında[Only Registered Users Can See Links] hiçbir şeye malik olmayan ve buna güçleri yetmeyen şeylere mi tapıyorlar? (16/73)
Allah[Only Registered Users Can See Links] böylelikle ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak gösterdi; bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah´ındır; fakat onların çoğu bilmezler. (16/75)
Allah bir şehri örnek verdi: (Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi[Only Registered Users Can See Links] ona açlık ve korku elbisesini tattırdı. (16/112)
Öyleyse Allah´ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal (ve) temiz olanlarını yiyin; eğer O´na kulluk ediyorsanız Allah´ın nimetine şükredin. (16/114)
Şüphesiz senin Rabbin[Only Registered Users Can See Links] görendir. (17/30)
Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin; onlara ve size biz rızık veririz. Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] onları öldürmek büyük bir hata (suç ve günah)dır. (17/31)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] güzel şeylerden rızıklandırdık ve yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık. (17/70)
Böylece[Only Registered Users Can See Links] size ondan bir rızık getirsin; ancak oldukça nazik davransın ve sakın sizi kimseye sezdirmesin." (18/19)
Onda ´boş bir söz´ işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam[Only Registered Users Can See Links] onların rızıkları orda (bulunmakta)dır. (19/62)
Size[Only Registered Users Can See Links] tepetaklak düşmüştür. (20/81)
Onlardan bazı gruplara[Only Registered Users Can See Links] kendilerini denemek için yararlandırdığımız dünya hayatının süsüne gözünü dikme. Senin Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha süreklidir. (20/131)
Ehline (ümmetine) namazı emret ve onda kararlı davran. Biz senden rızık istemiyoruz[Only Registered Users Can See Links] biz sana rızık veriyoruz. Sonuç da takvanındır. (20/132)
Kendileri için birtakım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah´ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun. (22/28)
Biz her ümmet için bir "Mensek" kıldık[Only Registered Users Can See Links] artık yalnızca O´na teslim olun. Sen alçak gönüllü olanlara müjde ver. (22/34)
Onlar ki[Only Registered Users Can See Links] namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir. (22/35)
Buna göre[Only Registered Users Can See Links] onlar için bir bağışlanma (mağfiret) ve üstün bir rızık vardır. (22/50)
Allah yolunda hicret edip öldürülen veya ölenlere gelince muhakkak Allah[Only Registered Users Can See Links] rızık verenlerin en hayırlısıdır. (22/58)
Yoksa sen onlardan haraç mı istiyorsun? İşte Rabbinin haracı (dünya ve ahiret armağanı) daha hayırlıdır. O[Only Registered Users Can See Links] rızık verenlerin en hayırlısıdır. (23/72)
Kötü kadınlar[Only Registered Users Can See Links] onların demekte olduklarından uzaktırlar. Bunlar için bir bağışlanma ve kerim (üstün) bir rızık vardır. (24/26)
Çünkü Allah[Only Registered Users Can See Links] dilediğini hesapsız rızıklandırır. (24/38)
Ya da halkı sürekli yaratmakta olan[Only Registered Users Can See Links] kesin-kanıt (burhan)ınızı getiriniz." (27/64)
İşte onlar; sabretmeleri dolayısıyla ecirleri iki defa verilir ve onlar kötülüğü iyilikle uzaklaştırıp kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. (28/54)
Dediler ki: "Eğer seninle birlikte hidayete uyacak olursak[Only Registered Users Can See Links] güvenli bir harem´de yerleşik kılmadık mı? Fakat onların çoğu bilmiyorlar. (28/57)
Dün[Only Registered Users Can See Links] demek gerçekten inkâr edenler felah bulamaz" demeye başladılar. (28/82)
Siz yalnızca Allah´tan başka birtakım putlara tapıyor ve birtakım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki[Only Registered Users Can See Links] O´na kulluk edin ve O´na şükredin. Siz O´na döndürüleceksiniz." (29/17)
Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır. O[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (29/60)
Allah[Only Registered Users Can See Links] herşeyi bilendir. (29/62)
Geceleyin ve gündüzün uyumanız ile O´nun fazlından (geçiminizi temin için rızkınızı) aramanız[Only Registered Users Can See Links] O´nun ayetlerindendir. Şüphesiz işitebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (30/23)
Size kendi nefislerinizden bir örnek verdi: "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde[Only Registered Users Can See Links] aklını kullanabilen bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız. (30/28)
Görmüyorlar mı ki[Only Registered Users Can See Links] iman eden bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (30/37)
Allah; sizi yarattı[Only Registered Users Can See Links] şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir. (30/40)
Onların yanları (gece namazına kalkmak için) yataklarından uzaklaşır. Rablerine korku ve umutla dua ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. (32/16)
Ama sizden kim Allah´a ve Resûlü´ne gönülden -itaat eder ve salih bir amelde bulunursa[Only Registered Users Can See Links] ona ecrini iki kat veririz. Ve biz ona üstün bir rızık da hazırlamışızdır. (33/31)
(Çünkü O) İman edip salih amellerde bulunanları ödüllendirecek. İşte mağfiret ve üstün rızık onlarındır. (34/4)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] "Rabbinizin rızkından yiyin ve O´na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var)." (34/15)
De ki: "Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kim?" De ki: " Allah[Only Registered Users Can See Links] ya da siz her halde bir hidayet üzerindeyiz veya apaçık bir sapıklıkta." (34/24)
De ki: "Şüphesiz benim Rabbim rızkı dilediğine genişletir-yayar ve kısar da. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar." (34/36)
De ki: "Şüphesiz benim Rabbim[Only Registered Users Can See Links] rızık verenlerin en hayırlısıdır." (34/39)
Ey insanlar[Only Registered Users Can See Links] Allah´ın üzerinizdeki nimetini anın. Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah´ın dışında bir başka yaratıcı var mı? O´ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz? (35/3)
Gerçekten Allah´ın Kitabını okuyanlar[Only Registered Users Can See Links] namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak edenler; kesin olarak zarara uğramayacak bir ticareti umabilirler. (35/29)
Ve onlara: "Size Allah´ın rızık olarak verdiklerinden infak edin" denildiği zaman[Only Registered Users Can See Links] apaçık bir şaşkınlık içindesiniz." (36/47)
İşte onlar; onlar için bilinen bir rızık vardır. (37/41)
Şüphesiz bu[Only Registered Users Can See Links] bitip tükenmesi de yok. (38/54)
Onlar bilmiyorlar mı ki[Only Registered Users Can See Links] iman eden bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (39/52)
O[Only Registered Users Can See Links] size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. İçten (Allah´a) yönelenden başkası öğüt alıp-düşünmez. (40/13)
Kim bir kötülük işlerse[Only Registered Users Can See Links] içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler." (40/40)
Allah[Only Registered Users Can See Links] suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi. İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir. (40/64)
Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti[Only Registered Users Can See Links] onda bereketler yarattı ve isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti. (41/10)
Göklerin ve yerin anahtarları O´nundur. O[Only Registered Users Can See Links] herşeyi bilendir. (42/12)
Allah[Only Registered Users Can See Links] azizdir. (42/19)
Eğer Allah[Only Registered Users Can See Links] görendir. (42/27)
Rablerine icabet edenler[Only Registered Users Can See Links] (42/38)
Gece ile gündüzün ardarda gelişinde (veya aykırılığında)[Only Registered Users Can See Links] Allah´ın gökten rızık indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları (belli bir düzen içinde) yönetmesinde aklını kullanan bir kavim için ayetler vardır. (45/5)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık ve onları alemlere üstün kıldık. (45/16)
Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir. (50/11)
Gökte rızkınız vardır ve size va´dolunmakta olan da. (51/22)
Ben[Only Registered Users Can See Links] onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup-beslemelerini de istemiyorum. (51/57)
Hiç şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] metin kuvvet sahibi olan Allah´tır. (51/58)
Ve rızkınızı (Kur´an´dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz? (56/82)
Bu durumda rahatlık[Only Registered Users Can See Links] güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur). (56/89)
Oysa onlar (kendilerini tümüyle Allah´a ve İslam´a teslim etmeyenler) bir ticaret ya da bir eğlence gördükleri zaman[Only Registered Users Can See Links] rızık verenlerin en hayırlısıdır." (62/11)
Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim[Only Registered Users Can See Links] size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. (63/10)
Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de Allah´a tevekkül ederse[Only Registered Users Can See Links] herşey için bir ölçü kılmıştır. (65/3)
Geniş-imkanları olan[Only Registered Users Can See Links] bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp-verecektir. (65/7)
İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için Allah´ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde bulunursa[Only Registered Users Can See Links] gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir. (65/11)
Sizin için[Only Registered Users Can See Links] yeryüzüne boyun eğdiren O´dur. Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O´nun rızkından yiyin. Sonunda gidiş O´nadır. (67/15)
Eğer O[Only Registered Users Can See Links] bir azgınlık ve nefret içinde inatla direniyorlar. (67/21)
Eğer onlar (insanlar ve cinler)[Only Registered Users Can See Links] mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik. (72/16)
Ama ne zaman onu deneyerek[Only Registered Users Can See Links] hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der. (89/16)
O[Only Registered Users Can See Links] gökyüzünü bir bina kıldı. Ve gökten yağmur indirerek bununla sizin için (çeşitli) ürünlerden rızık çıkardı. Öyleyse (bütün bunları) bile bile Allah´a eşler koşmayın. (2/22)
İman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: "Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu[Only Registered Users Can See Links] onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır. (2/25)
Bulutları üzerinize gölge kıldık ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size rızık olarak verdiklerimizin temizinden yiyin (dedik). Onlar bize zulmetmediler[Only Registered Users Can See Links] ancak kendi nefislerine zulmettiler. (2/57)
(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı[Only Registered Users Can See Links] için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın. (2/60)
Hani İbrahim: "Rabbim[Only Registered Users Can See Links] sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o" demişti. (2/126)
Ey iman edenler size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin ve yalnızca O´na kulluk ediyorsanız[Only Registered Users Can See Links] (yine yalnızca) Allah´a şükredin. (2/172)
İnkar edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi). Onlar[Only Registered Users Can See Links] dilediğine hesapsız rızık verir. (2/212)
Ey iman edenler[Only Registered Users Can See Links] size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kâfirler... Onlar zulmedenlerdir. (2/254)
Geceyi gündüze bağlayıp-katarsın[Only Registered Users Can See Links] dilediğine hesapsız rızık verirsin." (3/27)
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya´yı ondan sorumlu kıldı. Zekeriya her ne zaman mihraba girdiyse[Only Registered Users Can See Links] dilediğine hesapsız rızık verendir" dedi. (3/37)
Allah yolunda öldürülenleri sakın ´ölüler´ saymayın. Hayır[Only Registered Users Can See Links] rızıklanmaktadırlar. (3/169)
Allah´ın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim (geçiminizi sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı mallarınızı düşük akıllılara vermeyin; bunlarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin. (4/5)
(Mirası) Bölüşme sırasında yakınlar[Only Registered Users Can See Links] onları ondan rızıklandırın ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin. (4/8)
Allah´a ve ahiret gününe inanarak Allah´ın kendilerine verdiği rızıktan infak etselerdi[Only Registered Users Can See Links] onları iyi bilendir. (4/39)
Allah´ın size rızık olarak verdiklerinden helal ve temiz olarak yiyin. Kendisine inanmakta olduğunuz Allah´tan korkup-sakının. (5/88)
Meryem oğlu İsa: "Allah´ım[Only Registered Users Can See Links] Sen rızık vericilerin en hayırlısısın" demişti. (5/114)
Çocuklarını hiçbir bilgiye dayanmaksızın akılsızca öldürenler ile Allah´a karşı yalan yere iftira düzüp Allah´ın kendilerine rızık olarak verdiklerini haram kılanlar elbette hüsrana uğramışlardır. Onlar[Only Registered Users Can See Links] gerçekten şaşırıp sapmışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır. (6/140)
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden[Only Registered Users Can See Links] sizin için apaçık bir düşmandır. (6/142)
De ki: "Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O´na hiçbir şeyi ortak koşmayın[Only Registered Users Can See Links] Allah´ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akıl erdirirsiniz." (6/151)
De ki: "Allah´ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?" De ki: "Bunlar[Only Registered Users Can See Links] kıyamet günü ise yalnızca onlarındır." Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız. (7/32)
Ateşin halkı cennet halkına seslenir: "Bize biraz sudan ya da Allah´ın size verdiği rızıktan aktarın." Derler ki: "Doğrusu Allah[Only Registered Users Can See Links] bunları inkâr edenlere haram (yasak) kılmıştır." (7/50)
Biz onları (İsrailoğullarını) ayrı ayrı oymaklar olarak on iki topluluk (ümmet) olarak ayırdık. Kavmi kendisinden su istediğinde Musa´ya: "Asan´la taşa vur" diye vahyettik. Ondan on iki pınar sızıp-fışkırdı; böylece her bir insan- topluluğu su içeceği yeri öğrenmiş oldu. Üzerlerine bulutla gölge çektik ve onlara kudret helvası ile bıldırcın indirdik. (Sonra da şöyle dedik[Only Registered Users Can See Links] ancak kendi nefislerine zulmediyorlardı. (7/160)
Onlar[Only Registered Users Can See Links] namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. (8/3)
İşte gerçek mü´minler bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler[Only Registered Users Can See Links] bağışlanma ve üstün bir rızık vardır. (8/4)
Hatırlayın; hani sizler sayıca azdınız ve yeryüzünde zayıf bırakılmıştınız[Only Registered Users Can See Links] sizi yardımıyla destekledi ve size temiz şeylerden rızıklar verdi. Ki şükredesiniz. (8/26)
İman edenler[Only Registered Users Can See Links] işte gerçek mü´min olanlar bunlardır. Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır. (8/74)
De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: "Allah" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız? (10/31)
De ki: "Allah´ın sizin için indirdiği sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan[Only Registered Users Can See Links] yoksa Allah hakkında yalan uydurup iftira mı ediyorsunuz?" (10/59)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] aralarında anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda kıyamet günü hüküm verecektir. (10/93)
Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki[Only Registered Users Can See Links] rızkı Allah´a ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de ve geçici bulunduğu yeri de bilir. (Bunların) Tümü apaçık bir kitapta (yazılı)dır. (11/6)
Dedi ki: "Ey kavmim görüşünüz nedir söyler misiniz? Ya ben Rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve O da beni kendisinden güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Ben[Only Registered Users Can See Links] gücüm oranında yalnızca ıslah etmektir. Benim başarım ancak Allah iledir; O´na tevekkül ettim ve O´na içten yönelip-dönerim." (11/88)
Dedi ki: "Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa[Only Registered Users Can See Links] ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terkettim." (12/37)
Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler[Only Registered Users Can See Links] bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir. (13/22)
Allah dilediğine rızkı genişletir-yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı[Only Registered Users Can See Links] ahirette (ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir aaaa´dan başkası değildir. (13/26)
İman etmiş kullarıma söyle: "Alış-verişin ve dostluğun olmadığı o gün gelmezden evvel[Only Registered Users Can See Links] dosdoğru namazı kılsınlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak etsinler." (14/31)
Allah[Only Registered Users Can See Links] emre amade kılandır. Irmakları da sizin için emre amade kılandır. (14/32)
Rabbimiz[Only Registered Users Can See Links] insanların bir kısmının kalblerini onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler." (14/37)
Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık. (15/20)
Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden[Only Registered Users Can See Links] hiçbir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Allah´a karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz. (16/56)
Hurmalıkların ve üzümlüklerin meyvelerinden kurdukları çardaklarda hem sarhoşluk verici içki[Only Registered Users Can See Links] gerçekten bunda bir ayet vardır. (16/67)
Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar[Only Registered Users Can See Links] rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip-verici değildirler. Şimdi Allah´ın nimetini inkar mı ediyorlar? (16/71)
Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı ve size eşlerinizden çocuklar ve torunlar yarattı ve sizi güzel şeylerden rızıklandırdı. Şimdi onlar[Only Registered Users Can See Links] batıla mı inanıyorlar ve Allah´ın nimetini inkar mı ediyorlar? (16/72)
Allah´ın dışında[Only Registered Users Can See Links] hiçbir şeye malik olmayan ve buna güçleri yetmeyen şeylere mi tapıyorlar? (16/73)
Allah[Only Registered Users Can See Links] böylelikle ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak gösterdi; bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah´ındır; fakat onların çoğu bilmezler. (16/75)
Allah bir şehri örnek verdi: (Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi[Only Registered Users Can See Links] ona açlık ve korku elbisesini tattırdı. (16/112)
Öyleyse Allah´ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal (ve) temiz olanlarını yiyin; eğer O´na kulluk ediyorsanız Allah´ın nimetine şükredin. (16/114)
Şüphesiz senin Rabbin[Only Registered Users Can See Links] görendir. (17/30)
Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin; onlara ve size biz rızık veririz. Şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] onları öldürmek büyük bir hata (suç ve günah)dır. (17/31)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] güzel şeylerden rızıklandırdık ve yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık. (17/70)
Böylece[Only Registered Users Can See Links] size ondan bir rızık getirsin; ancak oldukça nazik davransın ve sakın sizi kimseye sezdirmesin." (18/19)
Onda ´boş bir söz´ işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam[Only Registered Users Can See Links] onların rızıkları orda (bulunmakta)dır. (19/62)
Size[Only Registered Users Can See Links] tepetaklak düşmüştür. (20/81)
Onlardan bazı gruplara[Only Registered Users Can See Links] kendilerini denemek için yararlandırdığımız dünya hayatının süsüne gözünü dikme. Senin Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha süreklidir. (20/131)
Ehline (ümmetine) namazı emret ve onda kararlı davran. Biz senden rızık istemiyoruz[Only Registered Users Can See Links] biz sana rızık veriyoruz. Sonuç da takvanındır. (20/132)
Kendileri için birtakım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah´ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun. (22/28)
Biz her ümmet için bir "Mensek" kıldık[Only Registered Users Can See Links] artık yalnızca O´na teslim olun. Sen alçak gönüllü olanlara müjde ver. (22/34)
Onlar ki[Only Registered Users Can See Links] namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir. (22/35)
Buna göre[Only Registered Users Can See Links] onlar için bir bağışlanma (mağfiret) ve üstün bir rızık vardır. (22/50)
Allah yolunda hicret edip öldürülen veya ölenlere gelince muhakkak Allah[Only Registered Users Can See Links] rızık verenlerin en hayırlısıdır. (22/58)
Yoksa sen onlardan haraç mı istiyorsun? İşte Rabbinin haracı (dünya ve ahiret armağanı) daha hayırlıdır. O[Only Registered Users Can See Links] rızık verenlerin en hayırlısıdır. (23/72)
Kötü kadınlar[Only Registered Users Can See Links] onların demekte olduklarından uzaktırlar. Bunlar için bir bağışlanma ve kerim (üstün) bir rızık vardır. (24/26)
Çünkü Allah[Only Registered Users Can See Links] dilediğini hesapsız rızıklandırır. (24/38)
Ya da halkı sürekli yaratmakta olan[Only Registered Users Can See Links] kesin-kanıt (burhan)ınızı getiriniz." (27/64)
İşte onlar; sabretmeleri dolayısıyla ecirleri iki defa verilir ve onlar kötülüğü iyilikle uzaklaştırıp kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. (28/54)
Dediler ki: "Eğer seninle birlikte hidayete uyacak olursak[Only Registered Users Can See Links] güvenli bir harem´de yerleşik kılmadık mı? Fakat onların çoğu bilmiyorlar. (28/57)
Dün[Only Registered Users Can See Links] demek gerçekten inkâr edenler felah bulamaz" demeye başladılar. (28/82)
Siz yalnızca Allah´tan başka birtakım putlara tapıyor ve birtakım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki[Only Registered Users Can See Links] O´na kulluk edin ve O´na şükredin. Siz O´na döndürüleceksiniz." (29/17)
Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır. O[Only Registered Users Can See Links] bilendir. (29/60)
Allah[Only Registered Users Can See Links] herşeyi bilendir. (29/62)
Geceleyin ve gündüzün uyumanız ile O´nun fazlından (geçiminizi temin için rızkınızı) aramanız[Only Registered Users Can See Links] O´nun ayetlerindendir. Şüphesiz işitebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (30/23)
Size kendi nefislerinizden bir örnek verdi: "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde[Only Registered Users Can See Links] aklını kullanabilen bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız. (30/28)
Görmüyorlar mı ki[Only Registered Users Can See Links] iman eden bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (30/37)
Allah; sizi yarattı[Only Registered Users Can See Links] şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir. (30/40)
Onların yanları (gece namazına kalkmak için) yataklarından uzaklaşır. Rablerine korku ve umutla dua ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. (32/16)
Ama sizden kim Allah´a ve Resûlü´ne gönülden -itaat eder ve salih bir amelde bulunursa[Only Registered Users Can See Links] ona ecrini iki kat veririz. Ve biz ona üstün bir rızık da hazırlamışızdır. (33/31)
(Çünkü O) İman edip salih amellerde bulunanları ödüllendirecek. İşte mağfiret ve üstün rızık onlarındır. (34/4)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] "Rabbinizin rızkından yiyin ve O´na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var)." (34/15)
De ki: "Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kim?" De ki: " Allah[Only Registered Users Can See Links] ya da siz her halde bir hidayet üzerindeyiz veya apaçık bir sapıklıkta." (34/24)
De ki: "Şüphesiz benim Rabbim rızkı dilediğine genişletir-yayar ve kısar da. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar." (34/36)
De ki: "Şüphesiz benim Rabbim[Only Registered Users Can See Links] rızık verenlerin en hayırlısıdır." (34/39)
Ey insanlar[Only Registered Users Can See Links] Allah´ın üzerinizdeki nimetini anın. Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah´ın dışında bir başka yaratıcı var mı? O´ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz? (35/3)
Gerçekten Allah´ın Kitabını okuyanlar[Only Registered Users Can See Links] namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak edenler; kesin olarak zarara uğramayacak bir ticareti umabilirler. (35/29)
Ve onlara: "Size Allah´ın rızık olarak verdiklerinden infak edin" denildiği zaman[Only Registered Users Can See Links] apaçık bir şaşkınlık içindesiniz." (36/47)
İşte onlar; onlar için bilinen bir rızık vardır. (37/41)
Şüphesiz bu[Only Registered Users Can See Links] bitip tükenmesi de yok. (38/54)
Onlar bilmiyorlar mı ki[Only Registered Users Can See Links] iman eden bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (39/52)
O[Only Registered Users Can See Links] size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. İçten (Allah´a) yönelenden başkası öğüt alıp-düşünmez. (40/13)
Kim bir kötülük işlerse[Only Registered Users Can See Links] içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler." (40/40)
Allah[Only Registered Users Can See Links] suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi. İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir. (40/64)
Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti[Only Registered Users Can See Links] onda bereketler yarattı ve isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti. (41/10)
Göklerin ve yerin anahtarları O´nundur. O[Only Registered Users Can See Links] herşeyi bilendir. (42/12)
Allah[Only Registered Users Can See Links] azizdir. (42/19)
Eğer Allah[Only Registered Users Can See Links] görendir. (42/27)
Rablerine icabet edenler[Only Registered Users Can See Links] (42/38)
Gece ile gündüzün ardarda gelişinde (veya aykırılığında)[Only Registered Users Can See Links] Allah´ın gökten rızık indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları (belli bir düzen içinde) yönetmesinde aklını kullanan bir kavim için ayetler vardır. (45/5)
Andolsun[Only Registered Users Can See Links] onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık ve onları alemlere üstün kıldık. (45/16)
Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir. (50/11)
Gökte rızkınız vardır ve size va´dolunmakta olan da. (51/22)
Ben[Only Registered Users Can See Links] onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup-beslemelerini de istemiyorum. (51/57)
Hiç şüphesiz[Only Registered Users Can See Links] metin kuvvet sahibi olan Allah´tır. (51/58)
Ve rızkınızı (Kur´an´dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz? (56/82)
Bu durumda rahatlık[Only Registered Users Can See Links] güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur). (56/89)
Oysa onlar (kendilerini tümüyle Allah´a ve İslam´a teslim etmeyenler) bir ticaret ya da bir eğlence gördükleri zaman[Only Registered Users Can See Links] rızık verenlerin en hayırlısıdır." (62/11)
Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim[Only Registered Users Can See Links] size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. (63/10)
Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de Allah´a tevekkül ederse[Only Registered Users Can See Links] herşey için bir ölçü kılmıştır. (65/3)
Geniş-imkanları olan[Only Registered Users Can See Links] bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp-verecektir. (65/7)
İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için Allah´ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde bulunursa[Only Registered Users Can See Links] gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir. (65/11)
Sizin için[Only Registered Users Can See Links] yeryüzüne boyun eğdiren O´dur. Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O´nun rızkından yiyin. Sonunda gidiş O´nadır. (67/15)
Eğer O[Only Registered Users Can See Links] bir azgınlık ve nefret içinde inatla direniyorlar. (67/21)
Eğer onlar (insanlar ve cinler)[Only Registered Users Can See Links] mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik. (72/16)
Ama ne zaman onu deneyerek[Only Registered Users Can See Links] hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der. (89/16)