PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Saf Suresi Ayet 6 - (2.Bölüm)


siyah.kin
01-08-2010, 12:36 AM
Saf Suresi Ayet 6 - (2.Bölüm) ı) Gerçek şudur ki[Only Registered Users Can See Links] bu İncil Hıristiyanlar için büyük bir nimettir ve sadece taassub ve inatçılıkları yüzünden böyle kıymetli bir eserden mahrum kalmışlardır.

Hıristiyan literatüründe Barnabas İncili'nin adı nerede geçmişse[Only Registered Users Can See Links] dolayısıyla reddedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Gözü dönmüş ilim ve irfandan nasip alamamış bazı Hıristiyan din adamları bunun bir Müslümanın hayal gücünün eseri olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmişlerdir.

Bu[Only Registered Users Can See Links] o çağda bu sözde sahte İncili yazacak bir Müslüman var mıydı?

j) Barnabas İncili'nde Rasûl-ü Ekrem'in (s.a) dünyaya peygamber olarak gelmesine dair haber ve müjdelerden söz açmadan isterseniz önce Hıristiyanlarca meçhul kalmış[Only Registered Users Can See Links] Hıristiyanların bundan neden bucak bucak kaçtıklarını kavramış olacağız.

Kitab-ı Mukaddes'te meşru ve muteber olarak yer alan dört İncil'den hiçbirinin Hz. İsa'nın sahabileri veya havarileri tarafından kaleme alınmadığını bilmekte fayda vardır. Sonra[Only Registered Users Can See Links] "Ben Hz. Mesih'in ilk 12 havarisinden biriyim. Baştan sona kadar Mesih ile beraberim ve gözlerimle gördüğüm olaylar ve kulaklarımla duyduğum sözleri bu kitapta yazıyorum."

Sadece bu değil[Only Registered Users Can See Links] Barnabas şunları da yazıyor: "Hz. Mesih bu dünyadan ebediyete intikal ederken kendi hakkında çıkan yalan yanlış dedikodulara son vererek dünyaya gerçekleri açıkça ortaya koymayı emretmişti."

Barnabas kimdi? Kitab-ı Mukaddes'in "Ameller Bölümü'nde bu şahsın ismine sık sık rastlanıyor. Buna göre[Only Registered Users Can See Links] çıkarları uğruna bu tür tahrifler yapmak Hıristiyan aziz ve din adamları için olağan bir şeydi.

Tarafsız ve sağduyulu bir kişi[Only Registered Users Can See Links] bu İncil'i okuduktan sonra bunun sahte veya düzmece bir kitap olmadığına kanaat getirecektir.

Gerçeği söylemek gerekirse[Only Registered Users Can See Links] daha açık bir şekilde karşımıza çıkıyor. Ayrıca bu İncil'de diğer incillerin belirgin bir eksikliği olan çeşitli söz ve fiillerdeki aaaât da yoktur.

Barnabas İncili'nde yer alan Hz. İsa'nın hayatı ve talimatı bir nebinin hayatı ve talimatına tıpatıp uyuyor. Kendisi bir nebi olarak karşımıza çıkıyor[Only Registered Users Can See Links] cennet ve cehennem ile ilgili vaaz ve telkinleri Kur'an-ı Kerim'de anlatılanların hemen hemen aynısıdırlar.

Hıristiyanların[Only Registered Users Can See Links] bunun sebebinin sadece Hz. Muhammed'in (s.a) gelişine dair açık seçik işaretleri ihtiva etmesinin olmadığını görürüz. Zira Hıristiyanlar bu İncili zaten Hz. Muhammed'in (s.a) doğuşundan önce reddetmişlerdi. Aşağıdaki satırlarda Hıristiyanların şiddetli öfke ve muhalefetinin gerçek nedenlerini ayrıntılı bir şekilde anlatmaya çalışacağız:

Bilindiği üzere[Only Registered Users Can See Links] Hz. İsa'yı peygamber olarak tanımıyordu.

Daha sonra[Only Registered Users Can See Links] güvenilir veya güvenilmez olarak tasnif edilmesi için kabul edilen ölçü sadece Aziz Paul'un uydurduğu inanç ve kurallardı ve hiçbir Hıristiyan alim veya kilise adamı çıkıp bunların Hz. İsa'nın talimatına uymadığını iddia etmeye cesaret edemiyordu.

Hatta muteber ve meşru kitaplar mecmuasına dahil edilen İnciller'de de Hz. İsa'nın kendi söz ve hareketlerine dair herhangi bir kayıt bulunmuyor.

Gayet tabii ki Barnabas İncili[Only Registered Users Can See Links] O'nun Allah'ın oğlu ve hatta Allah olduğunu söylemeye başladığını ve bu yanlış inanca daha sonra İsrailoğulları'nın da bulaştığını belirtir.

Barnabas bundan sonraki gelişmeleri şöyle nakleder: "Hz. İsa bu gidişata çok üzülmüştür. Defalarca[Only Registered Users Can See Links] kitabın Hıristiyan kilise adamları tarafından afaroz edilmesine sebep oldu.

1) Yukarıda kısaca değinmeye çalıştığımız hususlar[Only Registered Users Can See Links] inanç kuralları ile Hz. İsa'nın talimatını bu İncil ile bilme ve düzeltme fırsatını kaçırdılar.

Bu açıklamalardan sonra[Only Registered Users Can See Links] bunların hepsini anlatmak için ayrı bir kitapçığa ihtiyaç duyulacaktır. Bunların hepsini iktibas etmemiz imkansızdır. Biz burada sadece belli başlı haberleri naklediyoruz.

"Allah'ın dünyaya gönderdiği peygamberler[Only Registered Users Can See Links] sizi aydınlatacaktır. Çünkü Allah'ın Rasulüdür" (Bölüm: 17) .

"Ferisiler ile Lâviler dedi ki[Only Registered Users Can See Links] o zaman sen neden yeni bir vaaz ve telkinde bulunuyorsun ve kendini Mesih'den de daha büyük olarak gösteriyorsun.

İsa Mesih dedi ki[Only Registered Users Can See Links] dinin hiç son bulmaması için hakikatleri yanında getirecektir." (Bölüm: 42)

"Size yemin ederek söylüyorum[Only Registered Users Can See Links] gönderildikleri ümmet ve ulusların dışına çıkmadı.

Ama Allah'ın Rasulü gelince[Only Registered Users Can See Links] Hz. İsa'nın şakirtleriyle uzun bir konuşması yer alıyor. Bu konuşmada İsa Mesih (a.s) müstakbel Peygamberin Beni İsmail'den olacağını izah ediyor.) (Bölüm: 43)

"Bu sebeble size diyorum ki[Only Registered Users Can See Links] kendimi büyük bir peygamber ve Allah'ın mukaddes varlığı sayacağım." (Bölüm: 44)

"(Buradan gideceğim için) yüreğiniz sızlamasın ve siz korkmayın. Çünkü sizi yaratan ben değilim. Sizi yaratan[Only Registered Users Can See Links] tanrıtanımaz insanlara karşı büyük bir güçle gelecek ve yeryüzünden putperestliği sürecektir.

Ve ben bundan son derece memnun olacağım[Only Registered Users Can See Links] bu hakikat bütün peygamberlerin getirdiklerinden daha açık seçik olacaktır!" (Bölüm. 72)

"Allah için and Kudüs'te mi yoksa Süleyman tapınağında mı içilmişti? Fakat sözlerime inanın[Only Registered Users Can See Links] Allah bütün dünyayı onun için yaratmıştır. O zaman bütün dünyada Allah'a ibadet edilecek ve her tarafa rahmeti nazil olacaktır." (Bölüm: 83) .

"(Mesih baş rahibe söyledi[Only Registered Users Can See Links] kendine iman edecek olanların kurtuluşu için yanında getirecektir. Ne mutlu onun sözlerini dinleyene." (Bölüm: 96) .

"Baş rahip sordu[Only Registered Users Can See Links] Allah'ın adaletli kararı yüzünden bunları sahneye koymaya çalışacaktır. Ve onlar benim İncilimin perdesinin arkasına saklanacaklardır." (Bölüm: 97) .

"Kahinlerin başı sordu[Only Registered Users Can See Links] Allah O'nun ruhunu yarattığı zaman O'na bu ismi kendisi vermiştir.

Ve orada O'na kral muamelesi yapılmıştır. Allah dedi ki[Only Registered Users Can See Links] onun mübarek ismi Muhammed'dir." (Bölüm: 97)

Barnabas diyor ki[Only Registered Users Can See Links] Judas olduğu ortaya çıktı) beni 30 sikaaae karşılık düşmanlara satacaktır" dedi ve şunları ekledi:

"Bundan sonra[Only Registered Users Can See Links] herkes benim yaşamakta olduğumu ve bu rezil ölümle hiç ilişkim olmadığını anlamış olacaktır." (Bölüm: 113)

"(Hz. İsa şakirtlerine dedi ki) Elbette ben size diyorum ki[Only Registered Users Can See Links] tahrif eden veya değiştiren değildir. Ve herkese aynı mesajı vermiştir. Rasulüllah geldiği zaman inkârcı insanların benim kitabıma bulaştırdıkları bütün (uydurma) şeyleri temizleyecektir." (Bölüm: 124)

Bu açık ve kesin işaret ve haberlerde sadece üç şey ilk bakışta şüpheli görülüyor. Bunlardan biri[Only Registered Users Can See Links] yukarıdaki ibarelerde Hz. Muhammed Mustafa (s.a) dan "Mesih" olarak bahsedilmesidir.

Birinci şüphe için şunu söyleyebiliriz ki[Only Registered Users Can See Links] İsrailoğulları ötedenberi Mesih'in gelmesini bekliyorlardı. Onlara göre mesih kılıcıyla bütün hak düşmanlarını mağlup edecekti. İşte bunun üzerine Hz. İsa (a.s) bekledikleri Mesih'in kendisi olmadığını ve onun kendisinden sonra geleceğini açıklamak zorunda kaldı.

İkinci şüpheye gelince[Only Registered Users Can See Links] bütün Barnabas İncili'nin bir Müslüman tarafından kaleme alındığını iddia etmek yanlış olur.

Üçüncü noktaya gelince[Only Registered Users Can See Links] ne de bu terim Kur'an'da İsrailoğullarının kasdettiği anlamda kullanılmıştır.

Bu bakımdan[Only Registered Users Can See Links] "Messiah" maddesi) .

9. "Bu apaçık bir sihirdir dediler" Bu ifadede geçen "sihir" kelimesi[Only Registered Users Can See Links] lugatta da böyle bir kullanıma sahiptir. Örneğin "filan şahıs şu kimseyi aldattı" denilmek istendiğinde bu kelime kullanılır. Yahut "aldatan göz" için de durum aynıdır. Yukarıdaki ifadede İsrailoğulları'nın ve Hz. İsa'nın takipçilerinin Hz. İsa'nın haber verdiği o Nebi'nin açık alametlerini gördükleri halde onun nübüvvetini bir aldatmaca olarak nitelemeleri bahis konusu edilmektedir.