PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Saf Suresi Ayet 6 - (1.Bölüm)


siyah.kin
01-08-2010, 12:36 AM
Saf Suresi Ayet 6 - (1.Bölüm)Saf Suresi Ayet 6- Bir zamanlar(6) Meryem oğlu İsa da: "ey İsrail Oğulları[Only Registered Users Can See Links] ben size gönderilmiş Allah elçisiyim. Benden önce gelen Tevrat'ı(7) doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed (8) adında bir peygamberi müjdeleyici olarak geldim " demişti. Fakat onlara apaçık deliller gelince: "Bu apaçık bir kandırmacadır" dediler.(9)

6. Bu İsrailoğulları'nın ikinci önemli isyanıdır. Birincisinde onlar[Only Registered Users Can See Links] Müslümanları İsrailoğulları'nın Allah'ın peygamberine itaatsizlik etmelerinin getirdiği sonuçtan haberdar etmektir.

7. Bu ayet[Only Registered Users Can See Links] öteden beri kendilerinden önce gelen peygamberleri teyid ve tasdik etmişlerdir. Dolayısıyla benim peygamberliğimi reddetmenize bir neden yoktur."

İkincisi[Only Registered Users Can See Links] aksine geçmişteki peygamberlerin müjdelediği peygamberlerin geldiğine sevinin."

Üçüncüsü[Only Registered Users Can See Links] Bu ayet ile daha sonraki ayet birleştirilince şöyle bir anlam ortaya çıkar. "Ben Allah'ın Rasulü Ahmed'in gelişine dair Tevrat'ın verdiği müjdeyi tasdik etmek üzere dünyaya geldim. Ben de onun geleceğini bildiririm." Son yorum Hz. İsa'nın (a.s) Hz. Muhammed'in (s.a) gelişiyle Hz. Musa'nın kendi ümmetine verdiği müjdeye temas etmesiyle ilgilidir.

Kitab-ı Mukaddes'te Hz. Musa'nın şöyle dediği nakledilir: "Allah'ın Rab[Only Registered Users Can See Links] 19)

Tevrat'ın bu açık ihbarı[Only Registered Users Can See Links] sözü edilen millet ile ırk yönünden yakın ilişkisi bulunan bir millet için kullanıldığını söylemek daha doğru olur.

Şayet gelecek Nebi'nin Beni İsrail'den doğacağı kastedilmiş olsaydı[Only Registered Users Can See Links] İsrailoğulları'ndan Hz. Musa'dan sonra pekçok nebi çıkmıştır.

Burada verilen müjdede[Only Registered Users Can See Links] hep Musevi şeriatın savunucusuydular. Değişik ve müstakil bir şeriat getiren sadece Hz. Muhammed'tir.

Bu açıklama ve yorum[Only Registered Users Can See Links] "Onlara göndereceğim peygamberin ağzına kendi kelamımı koyacağım."

Demek ki[Only Registered Users Can See Links] Horeb dağında İsrailoğulları'nın toplandığı sırada meydana gelen korkunç olaya benzer bir olay da vuku bulmamıştır.

8. Bu[Only Registered Users Can See Links] bu konunun etraflıca ele alınması gerekiyor.

a) Görüldüğü gibi[Only Registered Users Can See Links] Hassan bin Sabit'in bir şiiri şöyledir:

Allah ve Arş'ın etrafında toplanan melekler[Only Registered Users Can See Links]

Ve bütün temiz varlıklar Bereketli Ahmed'i methettiler.

Tarih kitaplarında da Hz. Peygamber'in (s.a.) isminin hem Muhammed hem Ahmed olduğu sabittir. Burada dikkate değer nokta[Only Registered Users Can See Links] Gulam Ahmed olmak mümkün müdür?

b) Yuhanna İncili'nde[Only Registered Users Can See Links] İliyah (Hz. İlyas'ın ikinci gelişi) ve "o Nebi" idiler. İncil'in ayetleri şöyledir:

"Ve Yohanna[Only Registered Users Can See Links] o zaman sen ne diye insanları takdis edersin?" (1:19-25)

Buradaki sözler gösteriyor ki[Only Registered Users Can See Links] siz hangi peygamberden bahsediyorsunuz? Öyle bir peygamber gelmeyecektir."

c) Şimdi gelin[Only Registered Users Can See Links] Yohanna İncili'nde (St. Jhon İncili) Bölüm 14'ten 16'ya kadar sürekli olarak yer alan gelecek peygamber hakkında müjde ve haberlere bir göz atalım:

"Ve ben Babam'a yalvarırsam o size ikinci yardımcıyı gönderecektir. Bu yardımcı ebediyen sizlerle kalacaktır. Yani[Only Registered Users Can See Links] dünyanın önderi geliyor ve bende onun hiçbir şeyi yoktur. (14: 30)

"Ama[Only Registered Users Can See Links] size Pederim tarafından size göndereceğim Yardımcı yani "Hakikat'ın Ruhu" size gelince benim için şahitlik yapacaktır." (15:26)

"Ama ben size doğruyu söylüyorum[Only Registered Users Can See Links] benim gitmem sizin için faydalıdır. Zira ben gitmesem o Yardımcı size gelemeyecek. Ama gidersem onu size göndereceğim" (16:17)

"Ben size bazı diğer şeyler de söylemek istiyorum[Only Registered Users Can See Links] benden alacak ve size verecektir." (16: 12-15) .

d) Yukarıda geçen ibarelerin anlamını tayin etmeden önce şunu bilmekte fayda vardır ki[Only Registered Users Can See Links] Hz. İsa'nın arkadaş ve öğrencilerine söylediklerinin mutlaka Süryanice olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.

Burada şu noktaya da dikkat edilmelidir ki[Only Registered Users Can See Links] Hz. İsa'dan sonra aradan geçen 300 senede bu kitaplarda ne gibi değişiklikler yapıldığını tam kestirmek hemen hemen imkansızdır.

İncil'de değişiklikler yapılmasına ilişkin şüphemizi kuvvetlendiren unsur[Only Registered Users Can See Links] Hıristiyanların Mukaddes Kitap'ta her türlü tahrifi caiz saymalarıdır. "Enyclopadea of Britanica"nın Bible maddesinde şu satırlara rastlanıyor:

"İncillerde bu tür belirgin değişiklikler kasten yapılmıştır. Meselâ bazen bütün bir ibare başka kitap ve kaynaklardan İncillere eklenmiştir. Bu tür tahrifat[Only Registered Users Can See Links] buldukları her yerden topladıkları yazı ve iktibaslardan ileri geliyor. Bu yazar ve derlemeciler İncil'i daha derli toplu ve faydalı yapmak maksadıyla kendilerinden de bazı malzeme eklemek konusunda kendilerini yetkili sayıyorlardı... Birçok ilave ve çıkarmalar da ikinci asırda yapılmıştı ve bunların kaynağı bilinmiyordu..."

Böyle bir durumda[Only Registered Users Can See Links] İncil'de geçen Hz. İsa'nın sözlerinin aynen nakledildiği veya bunlarda bir değişiklik yapılmadığını söylemek gerçekten çok zordur.

Üçüncü ve en önemli husus da[Only Registered Users Can See Links] Hz. İsa'nın ağzından çıkan sözler Filistin'de uzun süre konuşulan Süryanice olduğu için bunların ilk etapta iyi korunduğu daha yakın bir ihtimaldir.

e) Bu inkâr edilmez tarihi hakikatlerin ışığında Yohanna İncili'nin yukarıda geçen ibaresini değerlendirecek olursak[Only Registered Users Can See Links] bir insan ve belirli bir kişi olduğunu anlarız. Bu öyle bir kişidir ki öğretileri evrensel olup herkesi kapsayacak ve kıyamete kadar yaşayacak nitelikte olacaktır. Bu özel şahsın bir hususiyeti de "yardımcılık"tır. Tercümede biz "Yardımcı" kelimesini kullandık.

Hıristiyanlar Yohanna İncili'nin Helence asıl nüshasında geçen kelimenin "paracletus" olduğunda israr etmektedirler. Ama bunun manasını tespit ederken kendileri de ihtilafa düşmüşlerdir. Bu kelimenin kökü olan Yunanca "Paraclate"nin anlamı şunlardır: Bir yere çağırmak[Only Registered Users Can See Links] "Paracletus" maddesi.)

f) İşin ilginç yanı[Only Registered Users Can See Links] bu nüsha bulunmadığı için eski ve yeni metinde kullanılan kelimenin ne olduğunu tespit etmek imkansız kılınmıştır.

g) Ancak vereceğimiz karar sadece bu hususa bağlı değildir ve çok şükür ki değil. Zira[Only Registered Users Can See Links] Muhammed bin İshak'a atfen Yohannes (Yohanna) İncili'nin 15. Bölümü ayet 23 ilâ 27 ve Bölüm 16 ayet 1'in tümünü tercüme etmiştir.

Adı geçen tercümede Yunanca "Paracletus" kelimesi yerine "Munhamanna" kelimesi kullanılmıştır. Daha sonra[Only Registered Users Can See Links] s: 248)

Olaya tarih açısından bakacak olursak[Only Registered Users Can See Links] ancak Hıristiyan din adamları tarafından sonradan "paracletus" olarak değiştirildiği de hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaşılıyor.

h) Bundan daha eski tarihi delil[Only Registered Users Can See Links] Hz. İsa'nın bir nebinin geleceğini müjdelediğini biliyordu.

Bu hikaye ile ayrıca[Only Registered Users Can See Links] Hz. İsa'nın müjdesiyle ilgili Kral Necaşi'nin bilgi kaynağının Yohanna İncili mi yoksa başka İncil ve kitaplar mı olduğu anlaşılmıyor.