siyah.kin
01-08-2010, 12:35 AM
Nîsa Suresi Ayet 170
Nîsa Suresi Ayet 170- Ey insanlar[Only Registered Users Can See Links] göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsi Allah'ındır. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir ve hikmet sahibidir.
Bu çağrıdan önce Ehl-i Kitab'ın iftiralarının boşa çıkarılması[Only Registered Users Can See Links] 107)
Bu açıklamadan da anlaşıldığı gibi[Only Registered Users Can See Links] peygamberimizin gönderilişi hem dünyada hem de ahirette rahmettir.
ALLAH'IN KELİMESİ
Okuyacağımız ders[Only Registered Users Can See Links] bu Kur'an'la muhatap olmuşlardı.
Geçen derste[Only Registered Users Can See Links] onların davranış ve inatçılıklarının karşısına yerleştirmişti.
Bu derste de ayetlerin akışı gerçek inancı ve Meryemoğlu İsa'yı[Only Registered Users Can See Links] Eski Mısır ve Hind efsanelerinden kurtarıyor.
Kur'an-ı Kerim[Only Registered Users Can See Links] bunların üzerine çöken insan uydurmalarından ve cahiliye saçmalıklarından ibaret müşriklerin inançlarını doğrultmayı da üzerine aldığı gibi.
Hayır[Only Registered Users Can See Links] zavallı insan aklına dayanarak yol bulmaya çalışan çeşitli felsefelerde yer alan tevhid düşüncesini bu tür saplantılardan ayıklamıştır.
Bu ayetlerde ele alınan sorun ise[Only Registered Users Can See Links] yüce Allah'ın gerçek ve dosdoğru bir birliğinin zihinlere yerleştirilmesi amaçlanmaktadır.
İslâm geldiği zaman Hıristiyanların benimsediği inanç; çeşitli görüş ayrılıklarıyla beraber üç uknumdan oluşan tanrının birliği inancıydı. Baba[Only Registered Users Can See Links] mezheplerin ayrıldığı gruplar arasındaki çekişmelerin dayandığı daha bir sürü sorun. (Maide suresinde yeri gelince bu konu ayrıntılarıyla ele alınacaktır.)
Hıristiyanlık inancının gelişme sürecinden[Only Registered Users Can See Links] İzis ve Huris" teslisinden ve bu dinlerdeki değişik "teslis" düşüncelerinden alınmış olması kuvvetle muhtemeldir.
Tevhit inancını savunan Hıristiyanlar[Only Registered Users Can See Links] Miladî altıncı yüzyılın sonlarına kadar sürdü.
Teslis düşüncesi zamanla Hıristiyan aydınlarının düşüncesine de ters gelmeye başlamıştı. Kilise çevreleri "teslis" düşüncesini kabul ettirmek için çeşitli yollara başvuruyorlardı. Bunlar arasında "teslis"i göklerin ve yerin üzerindeki perdenin kalkacağı güne kadar sırrını hiç kimsenin bilemeyeceği bir bilinmezliğe dönüştürme çabaları da yer alıyordu.
"Kökler ve dallar" kitabının yazarı[Only Registered Users Can See Links] Hıristiyan inancının yorumcularından biri olan Rahip Poetre bu konuda şöyle der:
"Bunu aklımızın gücü oranında anlamışız. Gelecekte; göklerde ve yerde bulunanlar üzerindeki perde kalktığı zaman[Only Registered Users Can See Links] daha iyi anlayacağımızı umuyoruz.
Biz belli başlı tevhit dinlerinden biri olan Hıristiyanlığa[Only Registered Users Can See Links] tevhit dinlerine giren bu düşünceyi bertaraf etmeye ilişkin sûrenin akışında yer alan Kur'an ayetlerini sunmakla yetiniyoruz.
Nîsa Suresi Ayet 170- Ey insanlar[Only Registered Users Can See Links] göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsi Allah'ındır. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir ve hikmet sahibidir.
Bu çağrıdan önce Ehl-i Kitab'ın iftiralarının boşa çıkarılması[Only Registered Users Can See Links] 107)
Bu açıklamadan da anlaşıldığı gibi[Only Registered Users Can See Links] peygamberimizin gönderilişi hem dünyada hem de ahirette rahmettir.
ALLAH'IN KELİMESİ
Okuyacağımız ders[Only Registered Users Can See Links] bu Kur'an'la muhatap olmuşlardı.
Geçen derste[Only Registered Users Can See Links] onların davranış ve inatçılıklarının karşısına yerleştirmişti.
Bu derste de ayetlerin akışı gerçek inancı ve Meryemoğlu İsa'yı[Only Registered Users Can See Links] Eski Mısır ve Hind efsanelerinden kurtarıyor.
Kur'an-ı Kerim[Only Registered Users Can See Links] bunların üzerine çöken insan uydurmalarından ve cahiliye saçmalıklarından ibaret müşriklerin inançlarını doğrultmayı da üzerine aldığı gibi.
Hayır[Only Registered Users Can See Links] zavallı insan aklına dayanarak yol bulmaya çalışan çeşitli felsefelerde yer alan tevhid düşüncesini bu tür saplantılardan ayıklamıştır.
Bu ayetlerde ele alınan sorun ise[Only Registered Users Can See Links] yüce Allah'ın gerçek ve dosdoğru bir birliğinin zihinlere yerleştirilmesi amaçlanmaktadır.
İslâm geldiği zaman Hıristiyanların benimsediği inanç; çeşitli görüş ayrılıklarıyla beraber üç uknumdan oluşan tanrının birliği inancıydı. Baba[Only Registered Users Can See Links] mezheplerin ayrıldığı gruplar arasındaki çekişmelerin dayandığı daha bir sürü sorun. (Maide suresinde yeri gelince bu konu ayrıntılarıyla ele alınacaktır.)
Hıristiyanlık inancının gelişme sürecinden[Only Registered Users Can See Links] İzis ve Huris" teslisinden ve bu dinlerdeki değişik "teslis" düşüncelerinden alınmış olması kuvvetle muhtemeldir.
Tevhit inancını savunan Hıristiyanlar[Only Registered Users Can See Links] Miladî altıncı yüzyılın sonlarına kadar sürdü.
Teslis düşüncesi zamanla Hıristiyan aydınlarının düşüncesine de ters gelmeye başlamıştı. Kilise çevreleri "teslis" düşüncesini kabul ettirmek için çeşitli yollara başvuruyorlardı. Bunlar arasında "teslis"i göklerin ve yerin üzerindeki perdenin kalkacağı güne kadar sırrını hiç kimsenin bilemeyeceği bir bilinmezliğe dönüştürme çabaları da yer alıyordu.
"Kökler ve dallar" kitabının yazarı[Only Registered Users Can See Links] Hıristiyan inancının yorumcularından biri olan Rahip Poetre bu konuda şöyle der:
"Bunu aklımızın gücü oranında anlamışız. Gelecekte; göklerde ve yerde bulunanlar üzerindeki perde kalktığı zaman[Only Registered Users Can See Links] daha iyi anlayacağımızı umuyoruz.
Biz belli başlı tevhit dinlerinden biri olan Hıristiyanlığa[Only Registered Users Can See Links] tevhit dinlerine giren bu düşünceyi bertaraf etmeye ilişkin sûrenin akışında yer alan Kur'an ayetlerini sunmakla yetiniyoruz.