siyah.kin
01-08-2010, 12:35 AM
İSRÂ SÛRESİ 73 – Az kalsın[Only Registered Users Can See Links] Bize mal etmen için akılları sıra kandıracak ve ancak o takdirde seni dost edineceklerdi.
Hz. Peygamberin ve müminlerin kritik imtihanlarını anlayabilmek için Mekke döneminde Peygamberimiz (a.s.)’ın yaşadığı halleri düşünelim: Baskı[Only Registered Users Can See Links] müminleri çok ciddî imtihanlara hazırlama gayesine mâtuftur.
74 – Eğer sana sebat vermeseydik nerdeyse azıcık da olsa onlara meyledecektin.
75 – O takdirde de hem hayatın[Only Registered Users Can See Links] hem de ölümün acısını sana kat kat tattırırdık.
Sonra Bize karşı hiçbir yardımcı da bulamazdın. [33[Only Registered Users Can See Links]]
Bu kısım iki noktayı vurgulamaktadır.
1. Batıla meyletmen halinde[Only Registered Users Can See Links] hem de âhirette Allah’ın azabına müstehak olurdun.
2. Küfrün düzenlerine karşı Allah’ın lütfu olmazsa[Only Registered Users Can See Links] Resulullah bile mukavemet edemez.
76 – Onlar yurdundan çıkarmak için seni tedirgin edip dururlar. O takdirde kendileri de senden sonra pek az kalır[Only Registered Users Can See Links] sonra da yok olur giderler.
77 – Senden önce gönderdiğimiz resuller hakkında cari olan ilahî kanun budur. Sen Bizim nizamımızda asla bir değişiklik bulamazsın!
Peygamberi süren veya öldüren bir topluluk hakkında cari olan hüküm şudur: Ya helâk edilirler[Only Registered Users Can See Links] ya da peygamberin taraftarlarınca hezimete uğratılırlar.
ENBİYÂ SÛRESİ 36 – Kâfirler seni görünce: “Bu mu sizin ilahlarınızı diline dolayan adam!” diye alay etmekten başka bir şey yapmazlar. Ama bütün kâinatı yaratan Rahman’a gelince Onun anılmasını reddediyorlar.
(Böylece[Only Registered Users Can See Links]]
Müşrikler kendi âciz[Only Registered Users Can See Links] alay edilmeye müstehak olduklarını düşünmüyorlar.
Bu âyette[Only Registered Users Can See Links] Rahman sıfatını zihinlere yerleştirme gayesine matuftur. (Anlam böyle verilmezse diğer meallerde düşülen boşluğa düşülür).
FURKAN SÛRESİ 41 – Seni gördüklerinde mutlaka seni alaya alır ve: “Allah’ın[Only Registered Users Can See Links]]
42 – “Eğer biz sebat etmeseydik[Only Registered Users Can See Links] nerdeyse bizi tanrılarımızdan vazgeçirecekti.”
Ama kendilerini bekleyen azabı gördükleri vakit[Only Registered Users Can See Links] asıl sapanın kim olduğunu işte o zaman anlayacaklardır.
ENFAL SÛRESİ 30 – Bir vakit de o kâfirler senin elini kolunu bağlayıp
zindana mı atsınlar[Only Registered Users Can See Links] Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Allah tuzak kurmaz. Sadece tuzak kuran olursa[Only Registered Users Can See Links] hud’a vb. kavramları kullanmak caiz değildir
Hz. Peygamberin ve müminlerin kritik imtihanlarını anlayabilmek için Mekke döneminde Peygamberimiz (a.s.)’ın yaşadığı halleri düşünelim: Baskı[Only Registered Users Can See Links] müminleri çok ciddî imtihanlara hazırlama gayesine mâtuftur.
74 – Eğer sana sebat vermeseydik nerdeyse azıcık da olsa onlara meyledecektin.
75 – O takdirde de hem hayatın[Only Registered Users Can See Links] hem de ölümün acısını sana kat kat tattırırdık.
Sonra Bize karşı hiçbir yardımcı da bulamazdın. [33[Only Registered Users Can See Links]]
Bu kısım iki noktayı vurgulamaktadır.
1. Batıla meyletmen halinde[Only Registered Users Can See Links] hem de âhirette Allah’ın azabına müstehak olurdun.
2. Küfrün düzenlerine karşı Allah’ın lütfu olmazsa[Only Registered Users Can See Links] Resulullah bile mukavemet edemez.
76 – Onlar yurdundan çıkarmak için seni tedirgin edip dururlar. O takdirde kendileri de senden sonra pek az kalır[Only Registered Users Can See Links] sonra da yok olur giderler.
77 – Senden önce gönderdiğimiz resuller hakkında cari olan ilahî kanun budur. Sen Bizim nizamımızda asla bir değişiklik bulamazsın!
Peygamberi süren veya öldüren bir topluluk hakkında cari olan hüküm şudur: Ya helâk edilirler[Only Registered Users Can See Links] ya da peygamberin taraftarlarınca hezimete uğratılırlar.
ENBİYÂ SÛRESİ 36 – Kâfirler seni görünce: “Bu mu sizin ilahlarınızı diline dolayan adam!” diye alay etmekten başka bir şey yapmazlar. Ama bütün kâinatı yaratan Rahman’a gelince Onun anılmasını reddediyorlar.
(Böylece[Only Registered Users Can See Links]]
Müşrikler kendi âciz[Only Registered Users Can See Links] alay edilmeye müstehak olduklarını düşünmüyorlar.
Bu âyette[Only Registered Users Can See Links] Rahman sıfatını zihinlere yerleştirme gayesine matuftur. (Anlam böyle verilmezse diğer meallerde düşülen boşluğa düşülür).
FURKAN SÛRESİ 41 – Seni gördüklerinde mutlaka seni alaya alır ve: “Allah’ın[Only Registered Users Can See Links]]
42 – “Eğer biz sebat etmeseydik[Only Registered Users Can See Links] nerdeyse bizi tanrılarımızdan vazgeçirecekti.”
Ama kendilerini bekleyen azabı gördükleri vakit[Only Registered Users Can See Links] asıl sapanın kim olduğunu işte o zaman anlayacaklardır.
ENFAL SÛRESİ 30 – Bir vakit de o kâfirler senin elini kolunu bağlayıp
zindana mı atsınlar[Only Registered Users Can See Links] Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Allah tuzak kurmaz. Sadece tuzak kuran olursa[Only Registered Users Can See Links] hud’a vb. kavramları kullanmak caiz değildir