siyah.kin
01-08-2010, 12:35 AM
ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ 31 – Ey Resulüm[Only Registered Users Can See Links] engin merhamet ve ihsan sahibidir).
Allah’ı sevmek[Only Registered Users Can See Links] kendimden başka hiçbir şeyi sevmem; tevhid yolunda yürümek istemem” demektir.
Bu kâinatı kudret[Only Registered Users Can See Links] öbür insanlara da yansımasını ister.
AHZÂB SÛRESİ 21 – Hakikaten[Only Registered Users Can See Links] Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı bekleyenler ve Allah’ı çok zikredenler için en mükemmel bir nümune vardır.
Peşin hükümlü bazı müsteşrikler[Only Registered Users Can See Links] dünya hâkimiyeti ile manevî tarafının azaldığını ileri sürerler.
Fakat Resul-i Ekremin gelmesinden maksat[Only Registered Users Can See Links] onlara bu kuralları kendi yaşayışıyla izah ve tarif etmekti.
Ordu kurmasa[Only Registered Users Can See Links] onların her birinde örnek tutumun ne olduğunu sözleriyle ve uygulamalarıyla göstermesi ile en mükemmel nümune olmuştur.
28 – Ey Peygamber[Only Registered Users Can See Links] gelin size boşanma bedellerinizi vereyim ve sizi güzelce boşayayım!”
29 – “Yok[Only Registered Users Can See Links] haberiniz olsun ki Allah sizin gibi iyi hanımlara büyük mükâfat hazırlamıştır.”
Sûrenin tefsirinin baş tarafında belirttiğimiz gibi[Only Registered Users Can See Links] Hz. Peygamberle olan beraberliği tercih ettiler.
30 – Ey peygamber hanımları! İçinizden kim çirkinliği aşikâr bir günah işlerse[Only Registered Users Can See Links] Allah’a göre kolaydır.
31 – Ama kim Allah’a ve Resulüne itaat eder[Only Registered Users Can See Links] güzel ve makbul işlere devam ederse
ona da mükâfatını iki misli verir ve ona cennette kıymetli bir nasip hazırlarız.
32 – Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Takvâ sizin sıfatınız olduğuna göre[Only Registered Users Can See Links] namahrem erkeklere hitab ederken tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmayın ki
kalbinde hastalık bulunan bir şahıs[Only Registered Users Can See Links] ölçülü konuşun.
33 – Hem vakarla evinizde durun da[Only Registered Users Can See Links] hülasa Allah’a ve Resulüne itaat edin.
Ey Peygamberin şerefli hane halkı[Only Registered Users Can See Links] ey Ehl-i beyt! Allah sizden her türlü kiri giderip sizi tertemiz yapmak istiyor.
Âyette geçen Ehl-i beyt[Only Registered Users Can See Links] damadı Hz. Ali ile torunları Hasan ile Hüseyin (r.anhüm) buna dahildirler.
34 – Oturun da evlerinizde okunan Allah’ın âyetlerini ve (Resulullahın) hikmetlerini anın.
Allah muhakkak ki latif ve habirdir (ilmi en gizli şeylere bile nüfuz eder).
35 – Allah’a teslim olan erkekler ve teslim olan kadınlar[Only Registered Users Can See Links]]
36 – Allah ve Resulü herhangi bir meselede hüküm bildirdikten sonra[Only Registered Users Can See Links]]
37 – Hani hem Allah’ın nimet ve ihsanına[Only Registered Users Can See Links] hem de senin iyiliğine nail olmuş olup da hanımını boşamaya karar vermiş olarak sana danışmaya gelmiş olan kişiye sen:
“Eşini yanında tut Allah’tan kork!” demiştin. Allah’ın açığa çıkaracağı bir durumu içinde saklamıştın[Only Registered Users Can See Links] çünkü insanlardan çekinmiştin. Halbuki asıl Allah’tan çekinmen gerekirdi.
Neticede[Only Registered Users Can See Links]]
Allah’ın ve Peygamberimizin ihsanlarına nail olan şahıs[Only Registered Users Can See Links] isterse fidyesiz olarak ailesine gitmesi hususunda onu muhayyer bıraktı. O ayrılmak istemeyince Hz. Muhammed (a.s.m.) onu evlat olarak ilan etti.
Hz. Peygamber[Only Registered Users Can See Links] işin başından beri onunla uyum sağlayamadı. Sonunda Zeyd Hz. Peygambere gelip evliliğe son vermek istediğini söyledi. Durumu izleyen Hz. Peygamber (a.s.m) bu neticeyi yerinde bulmakla beraber Zeyd’in yüzüne karşı söylemek de istemedi. “Eşini yanında tut!” diye asıl temennisini dile getirdi.
Zeyd boşayıp iddetini doldurunca Zeyneb serbest kaldı. Peygamberimiz çekinmesine rağmen[Only Registered Users Can See Links] muhtevası da makul değildir. Zira halası kızı olarak öteden beri tanıyıp evlenmelerinde de tam bir aracılık yapan Hz. Peygamber’in onu yeni fark ettiği iddiasını doğru bulmak mümkün değildir. A’RÂF SÛRESİ 158 – De ki: “Ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah tarafından gönderilen Peygamberim.
O ki[Only Registered Users Can See Links] göklerin ve yerin hakimiyeti O’na aittir.
O’ndan başka ilah yoktur. Hayatı veren de[Only Registered Users Can See Links] ölümü yaratan da O’dur.
Öyleyse siz de Allah’a ve O’nun bütün kelimelerine iman eden o ümmî Nebîye[Only Registered Users Can See Links] o Resule inanın.
Ona tâbi olun ki doğru yolu bulasınız. [6[Only Registered Users Can See Links]]
ENFAL SÛRESİ 20 – Ey iman edenler! Allah’a ve Resulüne itaat edin[Only Registered Users Can See Links] Kur’ân’ı ve Resulullahın öğütlerini işitip dururken ondan yüzçevirmeyin.
LOKMAN Sûresi 15 – “Eğer onlar seni[Only Registered Users Can See Links] Bana ortak saymaya zorlarlarsa sakın onlara itaat etme!
Ama o durumda da kendileriyle iyi geçin[Only Registered Users Can See Links] makul bir tarzda onlara sahip çık!
Bana yönelen olgun insanların yolunu tut!
Sonunda hepinizin dönüşü Bana olacak ve Ben işlediklerinizi tek tek size bildirip karşılığını vereceğim.” [29[Only Registered Users Can See Links]]
“Kendileriyle iyi geçin[Only Registered Users Can See Links] vefatlarında defnetmek gibi dünyaya ait yardımlarda bulunmak demektir.
ZUHRUF SÛRESİ 61 – Gerçekten o[Only Registered Users Can See Links] o saatin geleceğinden hiç şüphe etmeyin de Bana tâbi olun. Doğru yol budur.
Allah’ı sevmek[Only Registered Users Can See Links] kendimden başka hiçbir şeyi sevmem; tevhid yolunda yürümek istemem” demektir.
Bu kâinatı kudret[Only Registered Users Can See Links] öbür insanlara da yansımasını ister.
AHZÂB SÛRESİ 21 – Hakikaten[Only Registered Users Can See Links] Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı bekleyenler ve Allah’ı çok zikredenler için en mükemmel bir nümune vardır.
Peşin hükümlü bazı müsteşrikler[Only Registered Users Can See Links] dünya hâkimiyeti ile manevî tarafının azaldığını ileri sürerler.
Fakat Resul-i Ekremin gelmesinden maksat[Only Registered Users Can See Links] onlara bu kuralları kendi yaşayışıyla izah ve tarif etmekti.
Ordu kurmasa[Only Registered Users Can See Links] onların her birinde örnek tutumun ne olduğunu sözleriyle ve uygulamalarıyla göstermesi ile en mükemmel nümune olmuştur.
28 – Ey Peygamber[Only Registered Users Can See Links] gelin size boşanma bedellerinizi vereyim ve sizi güzelce boşayayım!”
29 – “Yok[Only Registered Users Can See Links] haberiniz olsun ki Allah sizin gibi iyi hanımlara büyük mükâfat hazırlamıştır.”
Sûrenin tefsirinin baş tarafında belirttiğimiz gibi[Only Registered Users Can See Links] Hz. Peygamberle olan beraberliği tercih ettiler.
30 – Ey peygamber hanımları! İçinizden kim çirkinliği aşikâr bir günah işlerse[Only Registered Users Can See Links] Allah’a göre kolaydır.
31 – Ama kim Allah’a ve Resulüne itaat eder[Only Registered Users Can See Links] güzel ve makbul işlere devam ederse
ona da mükâfatını iki misli verir ve ona cennette kıymetli bir nasip hazırlarız.
32 – Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Takvâ sizin sıfatınız olduğuna göre[Only Registered Users Can See Links] namahrem erkeklere hitab ederken tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmayın ki
kalbinde hastalık bulunan bir şahıs[Only Registered Users Can See Links] ölçülü konuşun.
33 – Hem vakarla evinizde durun da[Only Registered Users Can See Links] hülasa Allah’a ve Resulüne itaat edin.
Ey Peygamberin şerefli hane halkı[Only Registered Users Can See Links] ey Ehl-i beyt! Allah sizden her türlü kiri giderip sizi tertemiz yapmak istiyor.
Âyette geçen Ehl-i beyt[Only Registered Users Can See Links] damadı Hz. Ali ile torunları Hasan ile Hüseyin (r.anhüm) buna dahildirler.
34 – Oturun da evlerinizde okunan Allah’ın âyetlerini ve (Resulullahın) hikmetlerini anın.
Allah muhakkak ki latif ve habirdir (ilmi en gizli şeylere bile nüfuz eder).
35 – Allah’a teslim olan erkekler ve teslim olan kadınlar[Only Registered Users Can See Links]]
36 – Allah ve Resulü herhangi bir meselede hüküm bildirdikten sonra[Only Registered Users Can See Links]]
37 – Hani hem Allah’ın nimet ve ihsanına[Only Registered Users Can See Links] hem de senin iyiliğine nail olmuş olup da hanımını boşamaya karar vermiş olarak sana danışmaya gelmiş olan kişiye sen:
“Eşini yanında tut Allah’tan kork!” demiştin. Allah’ın açığa çıkaracağı bir durumu içinde saklamıştın[Only Registered Users Can See Links] çünkü insanlardan çekinmiştin. Halbuki asıl Allah’tan çekinmen gerekirdi.
Neticede[Only Registered Users Can See Links]]
Allah’ın ve Peygamberimizin ihsanlarına nail olan şahıs[Only Registered Users Can See Links] isterse fidyesiz olarak ailesine gitmesi hususunda onu muhayyer bıraktı. O ayrılmak istemeyince Hz. Muhammed (a.s.m.) onu evlat olarak ilan etti.
Hz. Peygamber[Only Registered Users Can See Links] işin başından beri onunla uyum sağlayamadı. Sonunda Zeyd Hz. Peygambere gelip evliliğe son vermek istediğini söyledi. Durumu izleyen Hz. Peygamber (a.s.m) bu neticeyi yerinde bulmakla beraber Zeyd’in yüzüne karşı söylemek de istemedi. “Eşini yanında tut!” diye asıl temennisini dile getirdi.
Zeyd boşayıp iddetini doldurunca Zeyneb serbest kaldı. Peygamberimiz çekinmesine rağmen[Only Registered Users Can See Links] muhtevası da makul değildir. Zira halası kızı olarak öteden beri tanıyıp evlenmelerinde de tam bir aracılık yapan Hz. Peygamber’in onu yeni fark ettiği iddiasını doğru bulmak mümkün değildir. A’RÂF SÛRESİ 158 – De ki: “Ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah tarafından gönderilen Peygamberim.
O ki[Only Registered Users Can See Links] göklerin ve yerin hakimiyeti O’na aittir.
O’ndan başka ilah yoktur. Hayatı veren de[Only Registered Users Can See Links] ölümü yaratan da O’dur.
Öyleyse siz de Allah’a ve O’nun bütün kelimelerine iman eden o ümmî Nebîye[Only Registered Users Can See Links] o Resule inanın.
Ona tâbi olun ki doğru yolu bulasınız. [6[Only Registered Users Can See Links]]
ENFAL SÛRESİ 20 – Ey iman edenler! Allah’a ve Resulüne itaat edin[Only Registered Users Can See Links] Kur’ân’ı ve Resulullahın öğütlerini işitip dururken ondan yüzçevirmeyin.
LOKMAN Sûresi 15 – “Eğer onlar seni[Only Registered Users Can See Links] Bana ortak saymaya zorlarlarsa sakın onlara itaat etme!
Ama o durumda da kendileriyle iyi geçin[Only Registered Users Can See Links] makul bir tarzda onlara sahip çık!
Bana yönelen olgun insanların yolunu tut!
Sonunda hepinizin dönüşü Bana olacak ve Ben işlediklerinizi tek tek size bildirip karşılığını vereceğim.” [29[Only Registered Users Can See Links]]
“Kendileriyle iyi geçin[Only Registered Users Can See Links] vefatlarında defnetmek gibi dünyaya ait yardımlarda bulunmak demektir.
ZUHRUF SÛRESİ 61 – Gerçekten o[Only Registered Users Can See Links] o saatin geleceğinden hiç şüphe etmeyin de Bana tâbi olun. Doğru yol budur.