siyah.kin
01-08-2010, 12:34 AM
ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ 3 – Sana kitabı[Only Registered Users Can See Links]]
Âyet’teki bi’l-hakk: Gerçeğin ta kendisi[Only Registered Users Can See Links] insanlığın ihtiyaçlarını karşılamak üzere gönderilmiştir.
4 – Eğriyi doğrudan[Only Registered Users Can See Links]}
Furkan: Hakkı batıldan[Only Registered Users Can See Links] doğruyu eğriden ayıran anlamında olarak Kur’ân-ı Kerim’in isimlerinden biridir.
7 – Bu muazzam kitabı sana indiren O’dur. Onun âyetlerinin bir kısmı muhkem olup bunlar Kitabın esasıdır. Âyetlerin bir kısmı ise müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar sırf fitne çıkarmak[Only Registered Users Can See Links]]
Muhkem: Anlamı açık[Only Registered Users Can See Links] mânası hakkında kesin bir hüküm verilemeyen âyettir.
Müteşabih[Only Registered Users Can See Links] ahlâk ve ahkâma dair esasları muhkem âyetlerde bildirmiştir. Müteşabihlerle ise bazı “nisbi hakîkatleri” bildirmek istemiştir.
Beşeriyetin konumu icabı[Only Registered Users Can See Links] Allah’ın ilmine havale edilir.
SECDE SÛRESİ 2 – Bu kitabın[Only Registered Users Can See Links] âlemlerin Rabbi tarafından indirildiğinde hiçbir şüphe yoktur.
YÂSîN SÛRESİ 2 – Hikmetli Kur’ân’a andolsun:
3 – Sen elbette gönderilen resullerdensin.
4 – Dosdoğru yol üzerindesin.
5-6 – O[Only Registered Users Can See Links] bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.
ZÜMER SÛRESİ 1 – Bu kitabın vahyolunup parça parça indirilmesi[Only Registered Users Can See Links]]
2 – Biz sana kitabı gerçeğin ta kendisi olarak indirdik. O halde sen de yalnız Allah’a ibadet et!
23 – Allah sözlerin en güzelini indirmiştir. Allah’ın vahiy yolu ile gönderdiği bu söz[Only Registered Users Can See Links]]
Âyette geçen “kitaben müteşabihen” şunu ifade eder: Kur’ân-ı Kerîm’in âyetleri gerçeklikte[Only Registered Users Can See Links] önemli konuları farklı üsluplarla tekrar tekrar anlatır.
41 – Biz bu kitabı[Only Registered Users Can See Links] insanların faydası için sana hak ve gerçek olarak indirdik.
Artık kim doğru yola girerse kendi yararına olarak girer[Only Registered Users Can See Links]]
NİSÂ SÛRESİ 105 – İnsanlar arasında Allah’ın sana bildirdiği şekilde hükmetmen için Biz sana kitabı gerçeğin[Only Registered Users Can See Links] hakkın ta kendisi olarak indirdik. Artık hainlerin müdafaacısı (avukatı) olma.
113 – Eğer senin üzerinde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı[Only Registered Users Can See Links]]
166 – Lâkin Allah sana indirdiğine şahitlik eder ki onu Kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de buna tanıklık ederler. Zaten Allah’ın şahit olması bir şeyin gerçekliği için yeter de artar!
174 – Ey insanlar! İşte size Rabbinizden kesin bir delil geldi[Only Registered Users Can See Links]}
MÜ’MİN SÛRESİ 1-2 – Hâ[Only Registered Users Can See Links] her şeyi en mükemmel tarzda bilen) Allah tarafındandır.
Hâ[Only Registered Users Can See Links] İbn Abbas (r.a)’dan nakledildiğine göre Allah Teâlanın ism-i âzamıdır.
FUSSILET SÛRESİ 41-42 – Kendilerine gelen bu şanı yüce dersi inkâr edenler elbette cezadan kurtulamazlar. Halbuki o eşsiz ve pek kıymetli bir kitaptır. Öyle bir kitaptır ki batıl ona ne önünden[Only Registered Users Can See Links] bütün hamdlerin ve övgülerin sahibi) o hakîm ve hamîd tarafından indirilmiştir.
ŞûRÂ SÛRESİ 7 – Böylece sana Arapça bir Kur’ân vahyettik ki sen Anakent olan Mekke ile bütün etrafını uyarıp irşad edesin ve gerçekleşeceğinde hiç şüphe olmayan mahşer günündeki büyük buluşmayı haber veresin. O ne müthiş manzara: Bir kısım cennette… bir kısım cehennemde! [64[Only Registered Users Can See Links]]
52 – İşte böylece sana da emrimizden bir rûh vahyettik. Halbuki sen daha önce kitap nedir[Only Registered Users Can See Links]]
ZUHRUF SÛRESİ 30-31 – Ama bu gerçek kendilerine gelince: “Bu sihirdir[Only Registered Users Can See Links] bu iki şehirden büyük bir adama indirilseydi ya!”
İki şehir ile[Only Registered Users Can See Links] Mekke ile Taif’i kasdediyorlardı.
32 – Senin Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Halbuki bu dünya hayatında onların maişetlerini aralarında taksim eden[Only Registered Users Can See Links] onların topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır.
Dünyada rızıklar[Only Registered Users Can See Links] nebî olmaya kimin lâyık olduğu gibi meseleleri bilebilsinler?
MÂİDE SÛRESİ 48 – Sana da[Only Registered Users Can See Links]]
Müheymin: Öbür kitaplar üzerinde denetleyici[Only Registered Users Can See Links] şahit demektir. Kur’ân önceki kitaplar bakımından tasdikine başvurulacak bir merci olacaktır.
Kur’ân’dan önce her millete ayrı hidâyet[Only Registered Users Can See Links] her milletin ihtiyacı giderildi.
VÂKI’A SÛRESİ 77 – Bu kitap[Only Registered Users Can See Links] şerefli bir Kur’ân’dır.
78 – O iyi korunmuş bir kitapta[Only Registered Users Can See Links] Levh-i Mahfuzdadır.
Kur’ân vahyine şeytan müdahalesi şöyle dursun[Only Registered Users Can See Links] ona tertemiz olan melaikeden başkası yanaşamaz. Dört mezhebe göre Kur’ân’ın yazılı şekli olan mushaf-ı şerife abdestsiz dokunmak caiz değildir. Yalnız İbn Hazm gibi zâhirîler caiz görmektedirler.
79 – Ona tertemiz (abdestli) olanlardan başkası dokunamaz.
80 – Rabbülâlemin tarafından indirilmiştir.
EN’ÂM SÛRESİ 19 – De ki: “Şahit olarak hangi şey daha büyüktür?” “De ki: “Allah! Benimle sizin aranızda O[Only Registered Users Can See Links]]
Hz. Peygamberin risaletinin asıl ve en büyük şahidi Allah’tır. O’nun şahitliği: Ona mûcizeli bir ferman olan Kur’ân’ı vermesi[Only Registered Users Can See Links] insanın yaratılışına bir Allah’a ve ebedî hayata inanma duygusunu yerleştirmesi tarzlarında olmaktadır.
92 – İşte bu da bir feyiz kaynağı ve daha önceki kitapları tasdik edici olarak[Only Registered Users Can See Links]}
Kur’ân’ın dâveti evrenseldir. Nitekim bu âyet[Only Registered Users Can See Links]] gibi âyetlerde daha açık bildirilir.
114 – De ki: “Allah size o kitabı[Only Registered Users Can See Links]]
155 – İşte bu Kur’ân da[Only Registered Users Can See Links] inkâr ve isyandan sakının ki rahmete nail olasınız!
TALÂK SÛRESİ 10-11 – Allah onlar için âhirette de pek çetin bir azap hazırladı. Artık siz ey akıl sahipleri[Only Registered Users Can See Links]]
HÂKKA SÛRESİ 40 – Bu Kur’ân[Only Registered Users Can See Links] pek kerim bir elçinin (getirip okuduğu) sözdür.
41 – O[Only Registered Users Can See Links] inanmanız ne de az sizin!
42 – O bir kâhinin sözü de değil! Ne de az düşünüyorsunuz!
43 – O[Only Registered Users Can See Links] Rabbülâlemin’den indirilen bir derstir.
A’RÂF SÛRESİ 2 – Bu[Only Registered Users Can See Links]]
196 – Zira benim mevlam[Only Registered Users Can See Links]]
İNSÂN SÛRESİ 23 – Ey resulüm! Kur’ân’ı sana parça parça Biz indiriyoruz.
Âyet’teki bi’l-hakk: Gerçeğin ta kendisi[Only Registered Users Can See Links] insanlığın ihtiyaçlarını karşılamak üzere gönderilmiştir.
4 – Eğriyi doğrudan[Only Registered Users Can See Links]}
Furkan: Hakkı batıldan[Only Registered Users Can See Links] doğruyu eğriden ayıran anlamında olarak Kur’ân-ı Kerim’in isimlerinden biridir.
7 – Bu muazzam kitabı sana indiren O’dur. Onun âyetlerinin bir kısmı muhkem olup bunlar Kitabın esasıdır. Âyetlerin bir kısmı ise müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar sırf fitne çıkarmak[Only Registered Users Can See Links]]
Muhkem: Anlamı açık[Only Registered Users Can See Links] mânası hakkında kesin bir hüküm verilemeyen âyettir.
Müteşabih[Only Registered Users Can See Links] ahlâk ve ahkâma dair esasları muhkem âyetlerde bildirmiştir. Müteşabihlerle ise bazı “nisbi hakîkatleri” bildirmek istemiştir.
Beşeriyetin konumu icabı[Only Registered Users Can See Links] Allah’ın ilmine havale edilir.
SECDE SÛRESİ 2 – Bu kitabın[Only Registered Users Can See Links] âlemlerin Rabbi tarafından indirildiğinde hiçbir şüphe yoktur.
YÂSîN SÛRESİ 2 – Hikmetli Kur’ân’a andolsun:
3 – Sen elbette gönderilen resullerdensin.
4 – Dosdoğru yol üzerindesin.
5-6 – O[Only Registered Users Can See Links] bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.
ZÜMER SÛRESİ 1 – Bu kitabın vahyolunup parça parça indirilmesi[Only Registered Users Can See Links]]
2 – Biz sana kitabı gerçeğin ta kendisi olarak indirdik. O halde sen de yalnız Allah’a ibadet et!
23 – Allah sözlerin en güzelini indirmiştir. Allah’ın vahiy yolu ile gönderdiği bu söz[Only Registered Users Can See Links]]
Âyette geçen “kitaben müteşabihen” şunu ifade eder: Kur’ân-ı Kerîm’in âyetleri gerçeklikte[Only Registered Users Can See Links] önemli konuları farklı üsluplarla tekrar tekrar anlatır.
41 – Biz bu kitabı[Only Registered Users Can See Links] insanların faydası için sana hak ve gerçek olarak indirdik.
Artık kim doğru yola girerse kendi yararına olarak girer[Only Registered Users Can See Links]]
NİSÂ SÛRESİ 105 – İnsanlar arasında Allah’ın sana bildirdiği şekilde hükmetmen için Biz sana kitabı gerçeğin[Only Registered Users Can See Links] hakkın ta kendisi olarak indirdik. Artık hainlerin müdafaacısı (avukatı) olma.
113 – Eğer senin üzerinde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı[Only Registered Users Can See Links]]
166 – Lâkin Allah sana indirdiğine şahitlik eder ki onu Kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de buna tanıklık ederler. Zaten Allah’ın şahit olması bir şeyin gerçekliği için yeter de artar!
174 – Ey insanlar! İşte size Rabbinizden kesin bir delil geldi[Only Registered Users Can See Links]}
MÜ’MİN SÛRESİ 1-2 – Hâ[Only Registered Users Can See Links] her şeyi en mükemmel tarzda bilen) Allah tarafındandır.
Hâ[Only Registered Users Can See Links] İbn Abbas (r.a)’dan nakledildiğine göre Allah Teâlanın ism-i âzamıdır.
FUSSILET SÛRESİ 41-42 – Kendilerine gelen bu şanı yüce dersi inkâr edenler elbette cezadan kurtulamazlar. Halbuki o eşsiz ve pek kıymetli bir kitaptır. Öyle bir kitaptır ki batıl ona ne önünden[Only Registered Users Can See Links] bütün hamdlerin ve övgülerin sahibi) o hakîm ve hamîd tarafından indirilmiştir.
ŞûRÂ SÛRESİ 7 – Böylece sana Arapça bir Kur’ân vahyettik ki sen Anakent olan Mekke ile bütün etrafını uyarıp irşad edesin ve gerçekleşeceğinde hiç şüphe olmayan mahşer günündeki büyük buluşmayı haber veresin. O ne müthiş manzara: Bir kısım cennette… bir kısım cehennemde! [64[Only Registered Users Can See Links]]
52 – İşte böylece sana da emrimizden bir rûh vahyettik. Halbuki sen daha önce kitap nedir[Only Registered Users Can See Links]]
ZUHRUF SÛRESİ 30-31 – Ama bu gerçek kendilerine gelince: “Bu sihirdir[Only Registered Users Can See Links] bu iki şehirden büyük bir adama indirilseydi ya!”
İki şehir ile[Only Registered Users Can See Links] Mekke ile Taif’i kasdediyorlardı.
32 – Senin Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Halbuki bu dünya hayatında onların maişetlerini aralarında taksim eden[Only Registered Users Can See Links] onların topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır.
Dünyada rızıklar[Only Registered Users Can See Links] nebî olmaya kimin lâyık olduğu gibi meseleleri bilebilsinler?
MÂİDE SÛRESİ 48 – Sana da[Only Registered Users Can See Links]]
Müheymin: Öbür kitaplar üzerinde denetleyici[Only Registered Users Can See Links] şahit demektir. Kur’ân önceki kitaplar bakımından tasdikine başvurulacak bir merci olacaktır.
Kur’ân’dan önce her millete ayrı hidâyet[Only Registered Users Can See Links] her milletin ihtiyacı giderildi.
VÂKI’A SÛRESİ 77 – Bu kitap[Only Registered Users Can See Links] şerefli bir Kur’ân’dır.
78 – O iyi korunmuş bir kitapta[Only Registered Users Can See Links] Levh-i Mahfuzdadır.
Kur’ân vahyine şeytan müdahalesi şöyle dursun[Only Registered Users Can See Links] ona tertemiz olan melaikeden başkası yanaşamaz. Dört mezhebe göre Kur’ân’ın yazılı şekli olan mushaf-ı şerife abdestsiz dokunmak caiz değildir. Yalnız İbn Hazm gibi zâhirîler caiz görmektedirler.
79 – Ona tertemiz (abdestli) olanlardan başkası dokunamaz.
80 – Rabbülâlemin tarafından indirilmiştir.
EN’ÂM SÛRESİ 19 – De ki: “Şahit olarak hangi şey daha büyüktür?” “De ki: “Allah! Benimle sizin aranızda O[Only Registered Users Can See Links]]
Hz. Peygamberin risaletinin asıl ve en büyük şahidi Allah’tır. O’nun şahitliği: Ona mûcizeli bir ferman olan Kur’ân’ı vermesi[Only Registered Users Can See Links] insanın yaratılışına bir Allah’a ve ebedî hayata inanma duygusunu yerleştirmesi tarzlarında olmaktadır.
92 – İşte bu da bir feyiz kaynağı ve daha önceki kitapları tasdik edici olarak[Only Registered Users Can See Links]}
Kur’ân’ın dâveti evrenseldir. Nitekim bu âyet[Only Registered Users Can See Links]] gibi âyetlerde daha açık bildirilir.
114 – De ki: “Allah size o kitabı[Only Registered Users Can See Links]]
155 – İşte bu Kur’ân da[Only Registered Users Can See Links] inkâr ve isyandan sakının ki rahmete nail olasınız!
TALÂK SÛRESİ 10-11 – Allah onlar için âhirette de pek çetin bir azap hazırladı. Artık siz ey akıl sahipleri[Only Registered Users Can See Links]]
HÂKKA SÛRESİ 40 – Bu Kur’ân[Only Registered Users Can See Links] pek kerim bir elçinin (getirip okuduğu) sözdür.
41 – O[Only Registered Users Can See Links] inanmanız ne de az sizin!
42 – O bir kâhinin sözü de değil! Ne de az düşünüyorsunuz!
43 – O[Only Registered Users Can See Links] Rabbülâlemin’den indirilen bir derstir.
A’RÂF SÛRESİ 2 – Bu[Only Registered Users Can See Links]]
196 – Zira benim mevlam[Only Registered Users Can See Links]]
İNSÂN SÛRESİ 23 – Ey resulüm! Kur’ân’ı sana parça parça Biz indiriyoruz.