siyah.kin
01-08-2010, 12:29 AM
Bu yazıda[Only Registered Users Can See Links] o gün gelmeden önce gerekeni yapmak...
Kendime geldiğim zaman başımda dayanılmaz bir ağrı[Only Registered Users Can See Links] vücudumda kurşun yüklenmiş gibi bir ağırlık vardı. Daracık bir yerde boylu boyunca yatıyordum. Doğrulmak istediğimde başımı sert bir tahta parçasına vurarak geri uzandım. Gözlerim açıktı ama hiçbir şey göremiyordum. İçime bir korku düştü aniden . Gittikçe büyüyen bir korku. Alnımda biriken ter tanecikleri şakaklarımı adeta yakarak kayıyordu.
Bulunduğum yerle hayatımın bir alakasını kurabilmek için düşünmeye başladığımda birden ölüm geldi aklıma. Bu düşünce aklıma düşer düşmez[Only Registered Users Can See Links] kafatasımda binlerce karınca geziyordu.
Anlaşılan mezar tahtalarıydı[Only Registered Users Can See Links] geride bıraktığım kötülüklerle bezenmiş kendime ve hiç kimseye hayrı dokunmamış olan hayatımdan sual edeceklerdi. Başımda gittikçe yükselen hararet beni bekleyen ;zamanı bile donduracak ürkütücü ve korkunç azaptan nağmeler fısıldıyordu...
Gözlerimi kapattığımda şu an hatırlamak bile istemediğim hayatım canlanmaya başladı [Only Registered Users Can See Links] göz kapaklarımın arkasında . Dimağımda artık bana hiç fayda vermeyecek bir pişmanlık hissi katmerleşiyordu. Nasıl katmerleşmezdi ki otuz üç senelik hayat grafiğime hep kötülükler bezemiştim. Etrafımdakiler gülmeyi çoktan unutmuşlardı.
Korkudan tir tir titriyordum . Beni bekleyen acıklı azabın dehşetini adeta hissedebiliyordum. Vücudum süngerleşmişti. Hayat hikayemin aralarından cehennemin tüyler ürpertici hararetini bütün vücudumda duyuyordum sanki. Gittikçe hızlanan kalp atışları ve hücrelerimde dahi acısını duyabildiğim pişmanlık hissi[Only Registered Users Can See Links] kendi öz dünyama ; cehennemin alevleri arasına gidiyordum.
Zamanın çimdikleri yaşadığım hayatı düşünmeye zorluyordu. Çok eskilere uzanmıştım. On iki yaşındaydım. Babam arkadaşlarıyla toplanmış çılgınlar gibi içiyordu. Kapı aralığından onları seyrediyordum. Onların gülüşmelerinin [Only Registered Users Can See Links] oradan damarlarıma karışan şeytanın kontrolünde çirkeflikler üretmeye başladım.
İlk önceleri akraba ve komşularıma karşı melanetlere başladım. Daha sonra herkese karşı kötülüklerimi yaygınlaştırdım. Gözümde insanların hiç mi hiç değeri yoktu. Babamın[Only Registered Users Can See Links] istisnasız gözümü kırpmadan öldürebilirdim. Çünkü ben artık kadehler tarafından idare edilen bir robottum.
Bana içki parası vermedi diye kaç kez dövdüm anne ve babamı[Only Registered Users Can See Links] elime kadehi tutuşturduğu zaman . Annemse hayatıma hiçbir fonksiyonu olmayan günlük ev işlerini gören bir makinaydı. Ama yinede onlara iyi davranmam gerektiğini şimdi anlıyorum. Keşke geri dönüş olsa da mezarları başında dahi olsa beni affetmeleri için onlara yalvarsaydım.
Evlendiğim günleri hatırlıyorum. Karım benim için hayat arkadaşından ziyade [Only Registered Users Can See Links] tecrübe edilmiş bedbaht hayatımdan ibretler sunmaya çalışabilseydim.
Titremem geçmişti fakat kalp atışlarım anormal şekilde devam ediyordu. Öldüresiye bir sessizliğin içinde kalbimin sesi yankılanıyordu. Gaybi bir el [Only Registered Users Can See Links]ış organlarımdan içe doğru bir sancı yayılıyordu. Beynim keçeleşmiş olmasına rağmen sadece yaptığım kötülükleri düşünebiliyordum.
Hangi insan benimle bir münasebette bulunsa yaşadığına bin pişman oluyordu. Geceleri saatlerce naralar atıyor [Only Registered Users Can See Links] yaptığım bütün küstahlıklardan dolayı özür dileyebilseydim.
Geçmişti artık. Geri dönmesine kimsenin gücü yetmeyecek olan bineğimle [Only Registered Users Can See Links] dudaklarım birbirine yapışıyordu.
İşin en azaplı tarafı ise bir defacık olsun huzurunda eğilmediğim [Only Registered Users Can See Links] maddenin karşısında secde edenlere başı ve bakışları dönenlere ölüm ve ötesinin varlığını anlatıverseydim.
Artık benim için zaman var mıydı yok muydu bilemiyorum[Only Registered Users Can See Links] bir işkencenin kucağından diğer bir işkencenin kucağına atlıyordum. Hayalimde canlanan her kötülüğün arkasından ayrı bir işkence uygulanıyordu.
Bu düşünceler içinde ne kadar yattığımı bilmiyorum. Gözümü tekrara açtığımda bulunduğum dar yere hafif hafif ışık sızarken[Only Registered Users Can See Links] uzaklardan hayatın gürültüsü geliyordu. Dikkatlice baktığımda burasının Alaaddin tepesindeki park olduğunu anladım. Anlaşılan gece uzandığım bankın üzerinden düşmüş ve altına kaymıştım. Kalktım. her yanım içki kokuyordu. Akşamdan yarım kalmış şişemi çöpe atmak için uzanırken ona bir daha dönmenin korkusu dolaşıyordu damarlarımda...
O günden sonra hayatımın bir gayesi olmaya başladı. ALLAH’a esir olmuş [Only Registered Users Can See Links] güzel görüyor ve hattan zevk alıyordum.”
Kendime geldiğim zaman başımda dayanılmaz bir ağrı[Only Registered Users Can See Links] vücudumda kurşun yüklenmiş gibi bir ağırlık vardı. Daracık bir yerde boylu boyunca yatıyordum. Doğrulmak istediğimde başımı sert bir tahta parçasına vurarak geri uzandım. Gözlerim açıktı ama hiçbir şey göremiyordum. İçime bir korku düştü aniden . Gittikçe büyüyen bir korku. Alnımda biriken ter tanecikleri şakaklarımı adeta yakarak kayıyordu.
Bulunduğum yerle hayatımın bir alakasını kurabilmek için düşünmeye başladığımda birden ölüm geldi aklıma. Bu düşünce aklıma düşer düşmez[Only Registered Users Can See Links] kafatasımda binlerce karınca geziyordu.
Anlaşılan mezar tahtalarıydı[Only Registered Users Can See Links] geride bıraktığım kötülüklerle bezenmiş kendime ve hiç kimseye hayrı dokunmamış olan hayatımdan sual edeceklerdi. Başımda gittikçe yükselen hararet beni bekleyen ;zamanı bile donduracak ürkütücü ve korkunç azaptan nağmeler fısıldıyordu...
Gözlerimi kapattığımda şu an hatırlamak bile istemediğim hayatım canlanmaya başladı [Only Registered Users Can See Links] göz kapaklarımın arkasında . Dimağımda artık bana hiç fayda vermeyecek bir pişmanlık hissi katmerleşiyordu. Nasıl katmerleşmezdi ki otuz üç senelik hayat grafiğime hep kötülükler bezemiştim. Etrafımdakiler gülmeyi çoktan unutmuşlardı.
Korkudan tir tir titriyordum . Beni bekleyen acıklı azabın dehşetini adeta hissedebiliyordum. Vücudum süngerleşmişti. Hayat hikayemin aralarından cehennemin tüyler ürpertici hararetini bütün vücudumda duyuyordum sanki. Gittikçe hızlanan kalp atışları ve hücrelerimde dahi acısını duyabildiğim pişmanlık hissi[Only Registered Users Can See Links] kendi öz dünyama ; cehennemin alevleri arasına gidiyordum.
Zamanın çimdikleri yaşadığım hayatı düşünmeye zorluyordu. Çok eskilere uzanmıştım. On iki yaşındaydım. Babam arkadaşlarıyla toplanmış çılgınlar gibi içiyordu. Kapı aralığından onları seyrediyordum. Onların gülüşmelerinin [Only Registered Users Can See Links] oradan damarlarıma karışan şeytanın kontrolünde çirkeflikler üretmeye başladım.
İlk önceleri akraba ve komşularıma karşı melanetlere başladım. Daha sonra herkese karşı kötülüklerimi yaygınlaştırdım. Gözümde insanların hiç mi hiç değeri yoktu. Babamın[Only Registered Users Can See Links] istisnasız gözümü kırpmadan öldürebilirdim. Çünkü ben artık kadehler tarafından idare edilen bir robottum.
Bana içki parası vermedi diye kaç kez dövdüm anne ve babamı[Only Registered Users Can See Links] elime kadehi tutuşturduğu zaman . Annemse hayatıma hiçbir fonksiyonu olmayan günlük ev işlerini gören bir makinaydı. Ama yinede onlara iyi davranmam gerektiğini şimdi anlıyorum. Keşke geri dönüş olsa da mezarları başında dahi olsa beni affetmeleri için onlara yalvarsaydım.
Evlendiğim günleri hatırlıyorum. Karım benim için hayat arkadaşından ziyade [Only Registered Users Can See Links] tecrübe edilmiş bedbaht hayatımdan ibretler sunmaya çalışabilseydim.
Titremem geçmişti fakat kalp atışlarım anormal şekilde devam ediyordu. Öldüresiye bir sessizliğin içinde kalbimin sesi yankılanıyordu. Gaybi bir el [Only Registered Users Can See Links]ış organlarımdan içe doğru bir sancı yayılıyordu. Beynim keçeleşmiş olmasına rağmen sadece yaptığım kötülükleri düşünebiliyordum.
Hangi insan benimle bir münasebette bulunsa yaşadığına bin pişman oluyordu. Geceleri saatlerce naralar atıyor [Only Registered Users Can See Links] yaptığım bütün küstahlıklardan dolayı özür dileyebilseydim.
Geçmişti artık. Geri dönmesine kimsenin gücü yetmeyecek olan bineğimle [Only Registered Users Can See Links] dudaklarım birbirine yapışıyordu.
İşin en azaplı tarafı ise bir defacık olsun huzurunda eğilmediğim [Only Registered Users Can See Links] maddenin karşısında secde edenlere başı ve bakışları dönenlere ölüm ve ötesinin varlığını anlatıverseydim.
Artık benim için zaman var mıydı yok muydu bilemiyorum[Only Registered Users Can See Links] bir işkencenin kucağından diğer bir işkencenin kucağına atlıyordum. Hayalimde canlanan her kötülüğün arkasından ayrı bir işkence uygulanıyordu.
Bu düşünceler içinde ne kadar yattığımı bilmiyorum. Gözümü tekrara açtığımda bulunduğum dar yere hafif hafif ışık sızarken[Only Registered Users Can See Links] uzaklardan hayatın gürültüsü geliyordu. Dikkatlice baktığımda burasının Alaaddin tepesindeki park olduğunu anladım. Anlaşılan gece uzandığım bankın üzerinden düşmüş ve altına kaymıştım. Kalktım. her yanım içki kokuyordu. Akşamdan yarım kalmış şişemi çöpe atmak için uzanırken ona bir daha dönmenin korkusu dolaşıyordu damarlarımda...
O günden sonra hayatımın bir gayesi olmaya başladı. ALLAH’a esir olmuş [Only Registered Users Can See Links] güzel görüyor ve hattan zevk alıyordum.”