siyah.kin
01-08-2010, 12:27 AM
Zulüme uğramışın duasından kork; çünkü onunla Allah(c.c) arasında perde yoktur.
Bakınız buradaki en büyük incelik[Only Registered Users Can See Links] zulüme uğramış kişi hakkında inançlı yahut inançsız diye bir ayrım yapılmamasıdır.
İnançsızda olsa[Only Registered Users Can See Links] Allah (c.c) zulme uğramış olan kişilerle daima beraberdir ve onlarla arasına perde koymuyor.
Neden koymuyor?
Çünkü Kuran-ı Kerim’de çeşitli Ayetlerde defalarca belirtmiştir. Kendisinin zulmedici olmadığını Kaf Suresi 29. Ayet-i Kerime’de “Ben asla zulm edici değilim” diyor. Bildiğiniz Esma-ül Hüsna’da[Only Registered Users Can See Links] ve Esma-ül Ekber’de Allah’ın hiçbir sıfatı zulmedici olarak yorumlanmaz.
Demek ki Allah (c.c) kendi sıfatları arasına koymadığı bir fiili kullarında görmeyi kesinlikle arzu etmiyor. Ve yine Kuran-ı Kerim’de pek çok Ayet-i Kerime’de “Onlara Allah zulmetmedi[Only Registered Users Can See Links] üzeri vurgulana vurgulana defalarca belirtiliyor. Kulun kula zulmünü Allah (c.c) kesinlikle affetmiyor.
Zulümden maksat nedir? Zulümden maksat[Only Registered Users Can See Links] yapılan kaba fiili hareket değildir yalnızca. Ancak bizim burada özellikle bahsetmek istediğimiz inceliği olan zulümdür.
Peki bu nedir?
Eğer üzerinize her hangi bir şekilde kul hakkı geçmiş ise[Only Registered Users Can See Links] o kul hakkını kimden almışsanız; ona zulmetmiş sayılıyorsunuz.
Çok rastlanan[Only Registered Users Can See Links] çok basit bir örnekle bunu açıklayabilirim:
Eğer birinin gıybetini yapmışsanız[Only Registered Users Can See Links] manevi tarzda yapılan zulümdür.
Kişinin kişiye yaptığı zulmü Allah(c.c) kesinlikle affetmiyor ve “Ben asla zulmedici değilim.” diyor. Kendi yapmadığı bir sıfatı kulda gördüğü zaman bunu kabullenmiyor.
Bakınız buradaki en büyük incelik[Only Registered Users Can See Links] zulüme uğramış kişi hakkında inançlı yahut inançsız diye bir ayrım yapılmamasıdır.
İnançsızda olsa[Only Registered Users Can See Links] Allah (c.c) zulme uğramış olan kişilerle daima beraberdir ve onlarla arasına perde koymuyor.
Neden koymuyor?
Çünkü Kuran-ı Kerim’de çeşitli Ayetlerde defalarca belirtmiştir. Kendisinin zulmedici olmadığını Kaf Suresi 29. Ayet-i Kerime’de “Ben asla zulm edici değilim” diyor. Bildiğiniz Esma-ül Hüsna’da[Only Registered Users Can See Links] ve Esma-ül Ekber’de Allah’ın hiçbir sıfatı zulmedici olarak yorumlanmaz.
Demek ki Allah (c.c) kendi sıfatları arasına koymadığı bir fiili kullarında görmeyi kesinlikle arzu etmiyor. Ve yine Kuran-ı Kerim’de pek çok Ayet-i Kerime’de “Onlara Allah zulmetmedi[Only Registered Users Can See Links] üzeri vurgulana vurgulana defalarca belirtiliyor. Kulun kula zulmünü Allah (c.c) kesinlikle affetmiyor.
Zulümden maksat nedir? Zulümden maksat[Only Registered Users Can See Links] yapılan kaba fiili hareket değildir yalnızca. Ancak bizim burada özellikle bahsetmek istediğimiz inceliği olan zulümdür.
Peki bu nedir?
Eğer üzerinize her hangi bir şekilde kul hakkı geçmiş ise[Only Registered Users Can See Links] o kul hakkını kimden almışsanız; ona zulmetmiş sayılıyorsunuz.
Çok rastlanan[Only Registered Users Can See Links] çok basit bir örnekle bunu açıklayabilirim:
Eğer birinin gıybetini yapmışsanız[Only Registered Users Can See Links] manevi tarzda yapılan zulümdür.
Kişinin kişiye yaptığı zulmü Allah(c.c) kesinlikle affetmiyor ve “Ben asla zulmedici değilim.” diyor. Kendi yapmadığı bir sıfatı kulda gördüğü zaman bunu kabullenmiyor.