siyah.kin
11-20-2009, 05:02 PM
Bir yeriniz kesildiğinde ya da eski bir yaranız kanadığında[Only Registered Users Can See Links] doğru zamanda pıhtılaşmalı ve şartlar normale döndüğünde pıhtı ortadan kalkmalıdır. Sistem en küçük ayrıntıya varana dek kusursuz bir biçimde çalışmalıdır.
Eğer bir kanama söz konusu ise[Only Registered Users Can See Links] canlının kan kaybından ölmemesi için pıhtının hemen meydana gelmesi gerekir.
Ayrıca[Only Registered Users Can See Links] pıhtının yaranın üzerinde boylu boyunca oluşması ve en önemlisi de sadece yaranın üzerinde kalması gereklidir. Yoksa tüm kanın pıhtılaşmasına ve canlının ölümüne neden olacaktır. Bu nedenle kanın pıhtılaşması sıkı bir denetim altında tutulmalı ve pıhtı doğru zamanda doğru yerde oluşmalıdır.
Kemik iliği hücrelerinin en küçük temsilcisi olan kan plakçıkları ya da trombositler hayati bir özelliğe sahiptir. Bu hücreler[Only Registered Users Can See Links] kan pıhtılaşma sisteminin yalnızca bir parçasıdır. (şekil 115)
Kan pıhtılaşmasını sağlayan bir diğer protein de trombindir. Bu madde yalnızca açık bir yaranın olduğu yerlerde üretilir. Bu üretim ne az ne de fazla olmamalıdır. Üstelik üretim[Only Registered Users Can See Links] yapısal maddesi protein olan uzun iplikçikler oluşturulur. Bu iplikçiklerin adı fibrinojendir. Kısa zamanda fibrinojen iplikçiklerinden bir ağ oluşturulur. Bu ağ kanın dışarı akışının olduğu yerde kurulur. Diğer yandan ise kandaki trombositler bu ağa takılarak birikir. Bu birikim yoğunlaşınca bir tıkaç vazifesi görerek kanamanın durmasını sağlayacaktır. İşte pıhtı dediğimiz şey de bu yığılmayla oluşan tıkaçtır. (şekil 116)
[Only Registered Users Can See Links]
Şekil 116: Trombositler[Only Registered Users Can See Links] fibrojen iplikçiklerinden oluşan bir ağ oluşturur. Trombositler ise bu ağa takılarak birikir ve tıkaç vazifesi görerek kanamayı durdurur. Yara tamamen iyileşince ise kan pıhtısı çözülür.
Bir kan pıhtısının oluşması[Only Registered Users Can See Links] bir parçanın diğer bir parçayı harekete geçirmesi şeklinde ortaya çıkan bir olaylar zinciridir.
Sistem en küçük ayrıntısına kadar kusursuz bir biçimde çalışır.
Peki eğer bu mükemmel işleyen sistemde en ufak bir aksaklık olsaydı ne olurdu? Mesela yara olmadığı halde kanda pıhtılaşma olsaydı? Ya da yaranın etrafında oluşan pıhtı yerinden rahatlıkla ayrılsaydı? Bu soruların tek bir cevabı vardır: Böyle bir durumda kalp[Only Registered Users Can See Links] akciğer veya beyin gibi hayati organlara giden yollar pıhtı tıkaçlarıyla tıkanırdı. Bu ise kaçınılmaz olarak ölümle sonuçlanırdı.
Bu gerçek de bizlere bir kez daha göstermektedir ki[Only Registered Users Can See Links] bedenimizi bu sistemle birlikte yaratmıştır.
Ayrıca belirtilmelidir ki; kanın pıhtılaşması[Only Registered Users Can See Links] Yüce Allah'ın bizlere bir lütfudur.
Eğer bir kanama söz konusu ise[Only Registered Users Can See Links] canlının kan kaybından ölmemesi için pıhtının hemen meydana gelmesi gerekir.
Ayrıca[Only Registered Users Can See Links] pıhtının yaranın üzerinde boylu boyunca oluşması ve en önemlisi de sadece yaranın üzerinde kalması gereklidir. Yoksa tüm kanın pıhtılaşmasına ve canlının ölümüne neden olacaktır. Bu nedenle kanın pıhtılaşması sıkı bir denetim altında tutulmalı ve pıhtı doğru zamanda doğru yerde oluşmalıdır.
Kemik iliği hücrelerinin en küçük temsilcisi olan kan plakçıkları ya da trombositler hayati bir özelliğe sahiptir. Bu hücreler[Only Registered Users Can See Links] kan pıhtılaşma sisteminin yalnızca bir parçasıdır. (şekil 115)
Kan pıhtılaşmasını sağlayan bir diğer protein de trombindir. Bu madde yalnızca açık bir yaranın olduğu yerlerde üretilir. Bu üretim ne az ne de fazla olmamalıdır. Üstelik üretim[Only Registered Users Can See Links] yapısal maddesi protein olan uzun iplikçikler oluşturulur. Bu iplikçiklerin adı fibrinojendir. Kısa zamanda fibrinojen iplikçiklerinden bir ağ oluşturulur. Bu ağ kanın dışarı akışının olduğu yerde kurulur. Diğer yandan ise kandaki trombositler bu ağa takılarak birikir. Bu birikim yoğunlaşınca bir tıkaç vazifesi görerek kanamanın durmasını sağlayacaktır. İşte pıhtı dediğimiz şey de bu yığılmayla oluşan tıkaçtır. (şekil 116)
[Only Registered Users Can See Links]
Şekil 116: Trombositler[Only Registered Users Can See Links] fibrojen iplikçiklerinden oluşan bir ağ oluşturur. Trombositler ise bu ağa takılarak birikir ve tıkaç vazifesi görerek kanamayı durdurur. Yara tamamen iyileşince ise kan pıhtısı çözülür.
Bir kan pıhtısının oluşması[Only Registered Users Can See Links] bir parçanın diğer bir parçayı harekete geçirmesi şeklinde ortaya çıkan bir olaylar zinciridir.
Sistem en küçük ayrıntısına kadar kusursuz bir biçimde çalışır.
Peki eğer bu mükemmel işleyen sistemde en ufak bir aksaklık olsaydı ne olurdu? Mesela yara olmadığı halde kanda pıhtılaşma olsaydı? Ya da yaranın etrafında oluşan pıhtı yerinden rahatlıkla ayrılsaydı? Bu soruların tek bir cevabı vardır: Böyle bir durumda kalp[Only Registered Users Can See Links] akciğer veya beyin gibi hayati organlara giden yollar pıhtı tıkaçlarıyla tıkanırdı. Bu ise kaçınılmaz olarak ölümle sonuçlanırdı.
Bu gerçek de bizlere bir kez daha göstermektedir ki[Only Registered Users Can See Links] bedenimizi bu sistemle birlikte yaratmıştır.
Ayrıca belirtilmelidir ki; kanın pıhtılaşması[Only Registered Users Can See Links] Yüce Allah'ın bizlere bir lütfudur.