PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İnsan Bedenİnİn Kİmyagerİ: Pankreas


siyah.kin
11-20-2009, 05:02 PM
Güzel bir akşam yemeği yediğinizi düşünelim. Çeşitli besinlerden oluşan bu yemeği nasıl sindireceğinizi şimdiye kadar hiç aklınıza bile getirmemiş olabilirsiniz. Hatta bütün bu besinlerin her birinin farklı enzimlerle işleme tabi tutulması gerektiğini de bilmiyor olabilirsiniz. Bu konuda eğitim almamış bir insanın bu gibi bilgilere sahip olmaması elbette ki normaldir. Ancak bedendeki bir organ bu bilgilerin tümüne sahiptir. Bu organ hangi besinin ne gibi bir enzimle sindirileceğini bilir. Hiçbir karışıklık ve aksaklık çıkmadan[Only Registered Users Can See Links] en doğru kimyasal salgıyı besinlere gönderir. Bu organ pankreastır.

Pankreas vücuttaki en önemli organlardan bir tanesidir. Pankreas damarlarda akan kanın içinde ne kadar şeker molekülü bulunması gerektiğine karar verir. Eğer kandaki şeker molekülü sayısında bir azalma olursa pankreas hemen sayıyı artıracak önlemler alır ve bu önlemler kişinin hayatını kurtarır. Eğer şeker molekülü yoğunluğu artarsa bu sefer kandaki şeker miktarını azaltacak önlemler alır.

Pankreas sindirim sistemine gönderdiği enzimlerle de insan yaşamında çok önemli bir rol oynar. Aynı zamanda bağırsakların mide asitleri tarafından parçalanmasını engelleyen enzim de yine pankreas tarafından üretilir.

Bu görevleri teker teker incelersek[Only Registered Users Can See Links] bizim için ne kadar bilinçli ve planlı hareket ettiğini ve bizi mutlak bir ölümden koruyacak kusursuz bir sisteme sahip olarak yaratıldığını görürüz.

Sindirim işleminde pankreasın devreye girmesi özel bir mesaj ile gerçekleşir. Midede sindirim işlemleri devam ederken özel bir enzim olan "kolesistokinin" kana karışmaya başlar. Bu enzimin kanda belirli bir düzeye ulaşması pankreası uyarır. Bu uyarı pankreasa görev zamanının geldiğini bildirir ve pankreas[Only Registered Users Can See Links] parçalayıcı enzimlerini onikiparmak bağırsağına salgılamaya başlar.28 (şekil 132)

Pankreas[Only Registered Users Can See Links] pankreas karbonhidrat parçalayıcı özellikteki "amilaz" isimli enzimi üretir.(şekil 133)

[Only Registered Users Can See Links]

Şekil 133: Pankreas mideye gelen besinlerin nelerden oluştuğunu ayırt eder ve bunları öğütmek için farklı enzimler salgılar. Eğer kırmızı et[Only Registered Users Can See Links] yağları sindiren bir enzim daha devreye girer.

Görüldüğü gibi bir organ[Only Registered Users Can See Links] pankreas ömür boyu tam gerektiği gibi hizmet eder.

Midede sindirim devam ederken mide hücreleri boş durmazlar. Bu hücrelerden bazıları midede sindirilen besinin bir süre sonra onikiparmak bağırsağına ulaşacağını sanki anlamış gibi harekete geçen mide hücreleri pankreas hücrelerine mektup yazmaya (hormon salgılamaya) ve bu hücreleri yardıma çağırmaya başlarlar. Ardından yazdıkları mektupları kan yolu ile pankreasa gönderirler.

Kana bırakılan mektup vücut içinde yolculuk eder. Bu yolculuk sırasında pankreasa gelindiği zaman[Only Registered Users Can See Links] ürettiği hormonun üzerine gerçekten bir adres yazmıştır. Üstelik vücuttaki milyarlarca farklı adres içinden pankreas hücresinin adresini doğru bir şekilde yazmıştır. Bu adresin doğru şekilde yazılabilmesi için mide hücresinin pankreas hücresinin bütün özelliklerini bilmesi gerekir. (şekil 134)

[Only Registered Users Can See Links]

Şekil 134: Mide[Only Registered Users Can See Links] birbirlerinden çok uzakta bulunan iki küçük canlı (hücre) mektuplaşmakta ve haberleşmektedir. Birbirlerini hiç görmedikleri halde birbirlerinin hangi dilden anladıklarını bilmektedirler. Dahası bu haberleşme bir amaç içindir. İki hücre adeta birlik olmuş ve yediğiniz besinlerin sindirilmesi için plan yapmaktadırlar. Şüphesiz bu gerçek bir mucizedir.

Kendisine ulaşan mektubu (kolesistokinin hormonunu) okuyan pankreas hiç beklemeden bu mektuptaki emre itaat eder. Hemen besinlerin sindirilmesi için gerekli enzimleri salgılamaya başlar. Eğer onikiparmak bağırsağına ulaşan besin protein ise protein parçalayan bir enzim üretir. Eğer besin karbonhidrat ağırlıklı ise bu sefer karbonhidrat parçalayan bir enzim üretir ve bu enzimi onikiparmak bağırsağına gönderir.

[Only Registered Users Can See Links]

Şekil 135: Pankreas hücresi[Only Registered Users Can See Links] hiçbir eğitim almamaktadırlar.

Şimdi önünüze bir kara tahta konulduğunu ve bu kara tahtanın üzerine sırayla bir protein molekülünün[Only Registered Users Can See Links] bir yağ molekülünün ve bir karbonhidrat molekülünün formüllerinin yazıldığını ve bu moleküllerin atomik dizilimlerini gösteren şekillerin çizildiğini düşünelim. Ardından sizden bu üç farklı moleküler yapının her birini parçalayacak en uygun moleküler yapıya sahip enzimlerin formüllerini üretmeniz ve bu formülleri tahtaya yazmanız istensin. (şekil 135)

Bu molekülleri parçalayacak enzimlerin formüllerini ancak kimya konusunda uzman bir kişi yazabilir. Bu kişi de uygun formülü kendi hayal gücüne dayanarak yazmaz. Ancak almış olduğu eğitim ve daha önce kendisine öğretilen bilgiler doğrultusunda bu formülü yazabilir.

Durum böyle iken[Only Registered Users Can See Links] küçücük bir hücre söz konusu formülleri ezbere bilmektedir.

Hiçbir tesadüf[Only Registered Users Can See Links] birbirlerinden yardım isteyecekleri bir sistem kuramaz. Ayrıca hiçbir tesadüf tek bir pankreas hücresine tek bir kimyasal formülü öğretemeyeceği gibi hücreye elindeki bilgiyi doğru zamanda kullanma yeteneği de veremez.