PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Domuz etinin zararları..


qozde
02-03-2008, 07:27 PM
Domuz etinin zararları..

--------------------------------------------------------------------------------

1- ZEHİRLİ MADDELER
Domuz eti çok yağlıdır. Yenildiği takdirde bu yağ kana geçer. Böylece kan, yağ tanecikleriyle dolmuş olur. Kandaki bu fazla miktardaki yağ; atar damarların sertleşmesine, tansiyon yükselmesine ve kalp infarktüsüne sebep olur. Ayrıca, domuz yağı içerisinde "sutoksin" denilen zehirli maddeler mevcuttur. Vücuda giren bu zehirli maddelerin dışarı atılması için, lenf bezlerinin fazla çalışmaları icap eder. Bu durum, bilhassa çocuklarda lenf düğümlerinin iltihaplanması ve şişmesi şeklinde kendini gösterir. Hasta çocuğun boğaz bölgesi anormal bir şekilde şişerek, adeta domuza benzer. Bu sebeple, bu hastalığa "domuz hastalığı" (skrofuloz) adı verilir. Hastalığın ilerlemesi halinde, bütün lenf bezleri cerahatlanarak şişer. Ateş yükselir, ağrı başlar ve tehlikeli bir durum ortaya çıkar.

2- FAZLA MİKTARDA KÜKÜRT
Domuz etinde bol miktarda bulunan sümüksü bağ dokusu, kükürt yönünden çok zengindir. Bu sayede, vücuda fazla miktarda kükürt alınmış olur. Bu fazlalıksa; kıkırdak, kas ve sinirlere oturarak eklemlerde iltihaplanma, kireçlenme ve bel fıtığı gibi çeşitli hastalıklara yol açar. Domuz eti devamlı yenirse, vücuttaki sert kıkırdak maddesinin yerini, domuzdan geçen sümüksü bağ dokusu alır. Bunun sonucu olarak, kıkırdak yumuşar; vücut ağırlığına tahammül edemeyerek altında ezilir. Böylece, eklemlerde bozulmalar meydana gelir. Domuz eti yiyenlerin elleri pelteleşir, yağ tabakaları teşekkül eder. Mesela yiyen kimse sporcuysa; yorgun, tembel ve hareketsiz olur. Bazı futbolcular bu sebeple mesleklerinden olmuşlardır.

3- AŞIRI BÜYÜME
Domuzda büyüme hormonu da çok fazladır. Doğduğu zaman 600-700 gram olan domuz yavrusu, altı ayda yüz kiloya erişir. Bu kadar süratli gelişme, büyüme hormonunun fazlalığı sebebiyledir. Domuz etiyle fazla miktarda alınan büyüme hormonu, vücutta doku şişliklerine ve iltihaplanmalara yol açar. Burun, çene, el ve ayak kemiklerinin anormal bir şekilde büyümesine ve vücudun yağlanmasına sebep olur. Büyüme hormonunun en etkili yönü, kanserin gelişmesine zemin hazırlamasıdır. Nitekim erkek domuzların belli bir yaştan sonra kansere yakalanmalarının altında yatan gerçek de budur.

4- DERİ HASTALIKLARI
Domuz etinin ihtiva ettiği histamin ve imtidazol denilen maddeler, deride kaşıntı hissi uyandırır. Egzama, dermatit, nörodermatit gibi iltihabi deri hastalıklarına zemin hazırlar. Bu maddeler ayrıca; kan çıbanı, apandisit, safra yolları hastalıkları, toplardamar iltihapları gibi hastalıklara yakalanma ihtimalini de artırır. Bu sebeple doktorlar, kalp hastalarına domuz eti yememelerini tavsiye ederler.

5- DOMUZ ETİ VE TRİŞİN
Domuz eti ile insana bulaşan tehlikeli hastalıklardan birisi de Trişin [Trischin] hastalığıdır. Domuzlar bu hastalığı trişinli fare yemek veya trişinli domuz eti ile beslenmekle alırlar. Fakat Trişin domuzlarda ağır bir hastalık yapmaz. Halbuki insanlarda, çok tehlikeli ve öldürücü bir hastalık meydana getirir. Domuz etiyle alınan Trişin kurtçuklar, mide ve bağırsak yoluyla kana geçer. Böylece de, bütün vücuda yayılırlar. Trişin kurtçukları özellikle çene, dil, boyun, yutak ve göğüs bölgelerindeki kas dokularına yerleşirler. Çiğneme, konuşma ve yutma adalelerinde felçler meydana getirirler. Yine kan damarlarında tıkanıklığa, menenjit ve beyin iltihabına sebep olurlar. Bazı ağır vakalar, ölümle sonuçlanır. Bu hastalığın en kötü tarafıysa, kesin bir tedavi şeklinin olmamasıdır. Trişin hastalığı, bilhassa Avrupa ülkelerinde yaygındır. Sıkı veteriner kontrolleri yapılmasına rağmen, İsveç, İngiltere ve Polonya'da Trişin salgınları görülmektedir. Yurdumuzdaysa, yerli Hristiyanların dışında Trişin hastalığı görülmemiştir.

6- SİROZ
Ottowa Üniversitesi araştırmacıları domuz eti tüketimi ile karaciğer iltihaplanması olan siroz arasında orantılı bir artış tespit ettiler. Araştırmayı yapan Dr. Amin Nanji ve Dr.Samuel French domuz eti ile alkol tüketildiği zaman riskin daha da arttığını belirtiyor. İsviçre, Norveç ve Finlandiya gibi ülkelerde kişi başı ortalama domuz eti tüketimi ile sirozdan ölenlerin oranları doğru orantılıdır.

7- KANSER
Domuz eti ve yağı, cilt kanseri, mide kanseri, bağırsak kanseri, lenf kanseri gibi kanser çeşitlerine yakalanma riskini arttırmaktadır. Ayrıca taşıdığı aşırı büyüme hormonu nedeniyle kanserin gelişmesine zemin hazırlamaktadır.

8- OBEZİTE
Yapılan araştırmalarda vücudun ****bolizmasının dengesizliği ile oluşan bir tür hastalık olan obeziteye yakalanma riskinin domuz eti kullanımı ile doğru orantılı olduğu belirtilmektedir. İşte bu nedenle özellikle hristiyan ülkelerde obezite çok yaygındır. Bugün domuz etinin yoğun olarak tüketildiği ABD, Almanya gibi ülkelerin nüfuslarının önemli bir bölümünü oluşturan normalin çok ötesinde aşırı şişman kimselerin varlığı, artık alışılmış bir manzara olmuştur. Domuz etine dayalı bir beslenme sonucunda aşırı büyüme hormonuna maruz kalan insan bünyesi önce aşırı kilo toplamakta, sonra da vücudu deformasyonlara, şekil bozukluklarına uğramaktadır.

9- GIDALAR VE İNSAN MİZACI:
İnsan ve hayvanlar yedikleri gıdaların az çok tesirinde kalırlar. Mesela köpek, aslan gibi et yiyen hayvanların yırtıcı; koyun, keçi, deve gibi ot ile beslenen hayvanlarınsa daha uysal ve yumuşak huylu oldukları malumdur. Bu durum, insanlar için de geçerlidir. Nebati gıdalarla beslenenlerin genellikle halim-selim; et ve et ürünleriyle beslenen insanların ise daha sert mizaçlı oldukları tespit edilmiştir. Domuz, dişisini kıskanmayan bir hayvandır. Domuz eti ile beslenen insanlarda, kıskançlık hissinin zayıfladığı veya dumura uğradığı gözlenmiştir. Ayrıca kıskançlığı azalttığı kadar haya duygusunu da azalttığı kanıtlanmıştır. Bu durumsa, toplum içinde fuhşun ve ahlaksızlığın artmasına cinsel sapkınlıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Özellikle ülkemiz için önemli olan Türk aile yapısı bu nedenle bir tehdit altındadır. Fransız filozoflarından Savorin de beslenmenin mizaç üzerindeki bu tesirine çok önem vererek “Bana ne yediğini söyle, senin ne olduğuna haber vereyim demiştir.
İMTAHANIN GEREĞİ:
Bir şeyin helal veya haram olması Allah’ın emrine tabidir. Allah bir şeye helal derse helal, haram derse haram olur. Yani din bir imtihandır. İnsanlara yapılan bir tekliftir. Cenab-ı Hak insanları cennete layık bir duruma getirebilmek için onları imtihana tabi tutuyor. Bu sebeple bazı emir ve yasaklar koymuştur. Esas olan da bu emir ve yasaklara uymaktır. Bu prensiplerin gerek insanın şahsi hayatına, gerekse cemiyet hayatına pek çok faydaları vardır. Dolayısıyla bunlar, o emir ve yasağa daha şuurlu olarak riayet etmemizi sağlıyor. Dinimizin yasakladığı hususlardan birisi de domuz etidir. Bu yasaklamanın pek çok hikmeti vardır. Yukarıda yazılan bilimsel gerçekler belki de bunların sadece bir kaçıdır…

HELALLER, İHTİYACA YETER:
Yüce Rabbimiz, istifademiz için pek çok gıda yaratmıştır. Bunun yanında bazı zararlı şeylerin yenilip içilmesini yasaklamıştır. Çünkü O, sonsuz şefkat ve merhamet sahibidir. Kullarına taşıyamayacakları yükleri yüklememiştir. Emir ve yasakları insanların rahatlıkla altından kalkabilecekleri şeylerdir. Acaba insan içki içmeyince, domuz eti yemeyince ne kaybeder?

YAPAN BİLİR:
Bir makinenin mühendisi o makinanın hangi şartlarda ve nasıl çalışacağını da belirtmiştir. Mesela kataloğunda, bir makinenin 220 voltla çalışabileceği yazıyor… Bizse, daha iyi çalışabileceğini düşünerek, 500 volta takmış olalım… Bir anda makinenin ne hale geleceği malumdur. İşte insan vücudu da, Cenab-ı Hakk’ın yarattığı mükemmel bir motor ve harika bir makinedir. Bu makinenin elbette nasıl çalışacağını da, elbette yapan bilecektir. Mademki Rabbimiz domuz etini haram kılmıştır, öyleyse yememiz mahzunludur.