Rahman (olan Allah) arşa istiva etmiştir. (20/5)
Andolsun

gerçekten siz bununla fitneye düşürüldünüz (denendiniz). Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti. (20/90)
O gün

kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar. Rahman (olan Allah)a karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin. (20/108)
O gün

Rahman (olan Allah)´ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz. (20/109)
"Rahman (olan Allah) çocuk edindi" dediler. O

onlar (melekler) ikrama layık görülmüş kullardır. (21/26)
İnkar edenler seni gördüklerinde

"Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?" (derler.) Oysa Rahman (olan Allah)ın sözünü (Kitabını) inkar edenler kendileridir. (21/36)
De ki: "Gece ve gündüz sizi Rahman (olan Allah)tan kim koruyabilir?" Hayır

onlar Rablerini zikirden yüz çevirenlerdir. (21/42)
(Resulullah) Dedi ki: "Rabbim

sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılan Rahman (olan Allah)dır." (21/112)
İşte o gün

Rahman (olan Allah)ındır. İnkar edenler için oldukça zorlu bir gündür. (25/26)
O

gökleri ve yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan ve sonra arşa istiva edendir. Rahman (olan Allah)dır. Bunu (bundan) haberi olana sor. (25/59)
Onlara: "Rahman (olan Allah)a secde edin" denildiği zaman

) onların nefretini arttırır. (25/60)
O Rahman (olan Allah)ın kulları

yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman "Selam" derler. (25/63)
Onlara Rahman (olan Allah) dan yeni bir uyarı gelmeyiversin

hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler. (26/5)
"Gerçek şu ki

Süleyman´dandır ve ´Şüphesiz Rahman ve Rahim Olan Allah´ın Adıyla´ (başlamakta)dır." (27/30)
Sen ancak

bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. (36/11)
Dediler ki: "Siz

yalnızca yalan söylüyorsunuz." (36/15)
"Ben

ne de onlar beni kurtarabilirler." (36/23)
Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize

(demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş".(36/52)
Oysa onlardan biri

yüzü simsiyah kesilmiş olarak kahrından yutkundukça yutkunur. (43/17)
Onlar

ki Rahmanın kulları olan melekleri dişiler kıldılar. Kendileri yaratılışlarına şahit mi oldular? Onların şahitlikleri yazılacak ve (bundan dolayı) sorumlu tutulacaklar. (43/19)
Dediler ki: "Eğer Rahman dilemiş olsaydı

yalnızca ´zan ve tahminle yalan söylüyorlar.´(43/20)
Eğer insanlar (Allah´a karşı isyanda birleşip) tek bir ümmet olacak olmasaydı

Rahman´ı (Allah´ı) inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp-yükselecekleri merdivenler yapardık. (43/33)
Kim Rahman (olan Allah)ın zikrini görmezlikten gelirse

onun bir yakın dostudur. (43/36)
Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizden sor: Biz

Rahman (olan Allah)ın dışında tapılacak birtakım ilahlar kıldık mı (hiç)? (43/45)
De ki: "Eğer Rahman (olan Allah)´ın çocuğu olsaydı

ona tapanların ilki ben olurdum." (43/81)
Görmediği halde Rahman´a karşı ´içi titreyerek korku duyan´ ve ´içten Allah´a yönelmiş´ bir kalb ile gelen içindir. (50/33)
O Allah ki

Rahim olan O´dur. (59/22)
O

biri diğeriyle ´tam bir uyum´ (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiç bir ´çelişki ve uygunsuzluk´ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? (67/3)
Onlar

her şeyi hakkıyla görendir. (67/19)
Rahmana karşı size yardım edecek olan kimmiş? Şu sizin ordunuz mu? Kafirler yalnızca bir gurur (kesin bir aldanış) içindedirler. (67/20)
De ki: "O (Allah) Rahman olan (esirgeyen koruyan)dır; biz O´na iman ettik ve O´na tevekkül ettik. Artık siz kimin açık bir sapmışlık içinde olduğunu pek yakında bileceksiniz." (67/29)
Göklerin

yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi Rahman olan (Allah); O´na hitap etmeye güç yetiremezler. (78/37)
Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman´ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da

) Doğruyu söyleyecektir. (78/38)