Geri git   Counter Strike Türkiye ! Dini Bölüm » Dini Bilgiler »

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-23-2010, 03:17 PM   #1 (permalink)
 
ExeCry.xL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Status: Administrator
Üyelik tarihi: Dec 2007
Yaş: 18
Mesajlar: 11.433
- Teşekkür Ettiği: 0
Aldığı Teşekkür Yazmış olduğu 4.294.967.295 yazısına; 2 Teşekkür Almış
Tecrübe Puanı: 100
ExeCry.xL is on a distinguished roadExeCry.xL is on a distinguished roadExeCry.xL is on a distinguished roadExeCry.xL is on a distinguished roadExeCry.xL is on a distinguished roadExeCry.xL is on a distinguished roadExeCry.xL is on a distinguished roadExeCry.xL is on a distinguished roadExeCry.xL is on a distinguished roadExeCry.xL is on a distinguished roadExeCry.xL is on a distinguished road
ExeCry.xL - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Allah ile kul arasında aracı var mıdır ?

Sevgili kardeşlerim !

Uluhiyyete taalluk eden, yani 'kulluk ve ibadet' kapsamında olan işlerde, kulun, doğrudan Allah'a yönelmeyip, Allah ile arasına bir aracı, bir vasıta koyması, şirktir.

Allah, şöyle buyuruyor;

- 'Ben, insanları ve cinleri, ancak Bana kulluk ve ibadet etsinler diye yarattım.' (Zariyat-56)

- 'Sadece Allah'a kulluk ve ibadet edin. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın.' (Nisa-36)

Ayetlerin ifade ettiği üzere, 'kulluk ve ibadet', sadece Allah'a yapılmalıdır. Bu hususta Allah, her türlü ortaklığı red ve iptal etmekte ve dinin, sadece kendisine has kılınmasını emir buyurmaktadır;

- 'De ki; Şüphesiz bana, dini Allah'a has kılarak, sadece O'na kulluk ve ibadet etmem emredildi.' (Zümer-11)

- 'Dikkat edin ! Halis din, Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine birtakım dostlar edinenler; 'Biz onlara sadece bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz' derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şey hakkında hükmünü verecektir.' (Zümer-3)

- Hz.Peygamber şöyle buyurmuştur; 'Allah'ın, kulları üzerindeki hakkı nedir bilir misin ?' - 'Allah'ın, kulları üzerindeki hakkı; sadece kendisine kulluk ve ibadet etmeleri ve O'na hiç kimseyi ortak koşmamalarıdır !' (Buhari/Müslim)

'İlah' kelimesinin anlamını, her müslüman, mutlaka bilmek zorundadır. İlah, kendisine 'kulluk ve ibadet' edilen varlık demektir. Bütün anlamlarıyla 'kulluk ve ibadet', sadece Allah'a tahsis edilmelidir ki, Allah, bir 'ilah' olarak birlenmiş ve böylece Kelime-i Tevhid (Uluhiyyet Tevhidi) tahakkuk etmiş olsun.

'İstemek, çağırmak, seslenmek, sığınmak' gibi anlamlara gelen 'dua' da, Hz.Peygamber'in haber verdiği üzere, 'kulluk ve ibadet' kapsamında olan işlerdendir. Şöyle buyuruyor Resulullah;

- 'Dua, ibadettir.' (Ebu Davud-Vitr-23)

Dolayısıyla, duanın da, sadece Allah'a halis kılınması ve kimsenin O'na ortak edilmemesi gerekmektedir. Kulun, Allah'dan başkasına el açıp yalvararak; 'Medet ya Falan', 'Himmet ya Filan', 'Yetiş ya Geylani', 'Şefaat ya Resulullah' gibi sözlerle bunları Allah'dan başkasından istemesi, Allah'dan başkalarına sığınması, Allah ile arasına vasıtalar koyması; uluhiyyetinde Allah'a şirk koşması demektir. Çünkü bu, 'kulluk ve ibadet' niteliğindedir. Bunu Allah'dan başkasına yönelten, o yöneldiği şeyi 'ilah' edinmiş olur.

Allah, şöyle buyurmaktadır;

- 'El açıp yalvarılmaya layık olan, ancak O'dur. O'ndan başka ilah yoktur.' (Rad-14)

- 'Onlar ki, Allah ile beraber bir başkasına dua (ibadet) etmezler.' (Furkan-68)

- 'Yalnız Rabbine yönelip, O'ndan iste.' (İnşirah-8)

- 'De ki; Ben ancak Rabbime yalvarırım. O'na kimseyi ortak koşmam.' (Cin-20)

Yine bu konuda Hz.Peygamber de şöyle buyurmuştur;

- 'Ancak Allah'dan istiğasede bulunulur.' (Ebu Davud-Sünnet-19)

- 'Dilediğin zaman Allah'dan dile. Yardım istediğin zaman Allah'dan iste.' (Tirmizi-Kıyame-59)

Bütün bu ayet ve hadisler isbat etmektedir ki, 'uluhiyyet'e taalluk eden 'kulluk ve ibadet' niteliğindeki işlerde, Allah ile kul arasında, hiçbir aracı, hiçbir vasıta, olamaz.

Şu itiraz dile getirilmekte;

Vasıtalar, vesileler nasıl inkar edilir ? Alemde herşey sebeplere bağlanmış. Herşeyin hakiki sebebi Allah ama, Allah işlerini sebepler aracılığı ile yürütüyor. İşte bu mübarek zatlar da sadece bir vasıtadır. Biz, hakiki sebep olarak Allah'ı görmüyor değiliz ki, bu yaptığımız şirk olsun.'

Buna, şöyle cevap verilir;

Allah'ın, alemde (kevnde) herşeyi sebeplere bağlı olarak, sebepler aracılığı ile yürütmesi, O'nun 'uluhiyyet'i (ilah oluşu) ile değil, 'rububiyyet'i (rabb oluşu) ile alakalıdır. Bizim yukarıda söylediklerimiz, Allah'ın 'rabb' oluşuna değil, 'ilah' oluşuna ilişkindir. Rabb; herşeyi yaratan, yöneten, terbiye eden, evirip-çeviren, öldüren-dirilten, hidayete erdiren-dalalete sevk eden, rızk veren, şifa veren, vs gibi anlamlara gelir. Bütün bu işlerde hakiki sebep olarak Allah'ı görmek, bunu ikrar etmek, O'nu ancak 'rububiyyet'inde tevhid etmektir (Rububiyyet Tevhidi). Yaptıklarının meşruiyetine vasıtaları, sebepleri gösterenler, 'Ama Allah'ın hakiki sebep olduğunu biliyoruz' demekle, O'nu sadece rububiyyetinde tevhid etmiş olmaktalar. Bu ise, müslüman olmaya dahi kafi gelen bir Tevhid türü değildir. Zira, müşrik cahiliyye arapları da Allah'ı rububiyyetinde tevhid ediyor, O'ndan başka rabb olmadığını biliyor ve ikrar ediyorlardı;

- 'Andolsun ki onlara, 'Gökleri ve yeri yaratan, güneşi-ayı buyruğu altında tutan kimdir ?' diye sorsan; 'Şüphesiz Allah' derler.' (Ankebut-61)

- 'Andolsun ki, onlara, 'Gökten su indirip onunla ölümünden sonra yeryüzünü canlandıran kimdir ?' diye sorsan; 'Allah' derler.' (Ankebut-63)

- 'Biliyorsanız söyleyin, 'Yer ve onda bulunanlar kimindir ?' de, şüphesiz; 'Allah'ındır' diyecekler. 'Yedi göğün de rabbi, yüce arşın da rabbi kimdir ?' de, 'Allah'dır' diyecekler. 'Herşeyin hükümranlığı elinde olan, koruyan fakat korunmaya muhtaç olmayan, kimdir ?' de, 'Allah'dır' diyecekler.' (Mü'minun-84-98)

Bu ve bunlar gibi ayetler göstermektedir ki, herşeyi yaratanın, yönetenin, eğitenin vs Allah olduğu, cahiliyye araplarınca hem bilinmekte, hem de ikrar edilmekteydi. Ancak bu, onları küfür ve şirklerinden kurtarmadı. Onlardan istenen, bu gerçeğin bir gereği olarak, 'kulluk ve ibadet'lerini de yegane 'ilah' olan Allah'a yapmaları, O'nu, uluhiyyetinde birlemeleriydi.

Dolayısıyla, yukarıda söylediklerimize vasıtalar ve alemdeki işlerin sebepler aracılığı ile cari olduğu ileri sürülerek itiraz edilemez.

Bu konuda insanların en çok ihtiyaçları olan şey, 'ilah' ve 'rabb' kelimelerinin anlamlarını öğrenmektir.

Sonuç; Allah ile kul arasında, 'rububiyyet'te vasıta vardır, 'uluhiyyet'te vasıta ve aracı yoktur.
Paylaş
ExeCry.xL isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
alah, allah, araci, arasinda, ile, kul, midir, var


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Hosting & Tasarım Mira Hosting
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

1, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 11, 12, 13, 14, 19, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 70, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 112, 75, 71, 72, 73, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 92, 90, 91, 89, 88, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 126, 149, 356, 150, 151, 189, 188, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 217, 218, 219, 267, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 269, 270, 301, 302, 303, 304, 305, 327, 318, 319, 320, 321, 322, 323, 324, 326, 328, 329, 330, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 341, 355, 357, 358, 361, 359, 360, 362, 363, 366,